Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Evet, beyefendi" dedi, "Güney Kutbu'ndayız! Ben Kaptan Nemo, 21 Mart 1868'de, doksan derece üzerindeki Güney Kutbu noktasına ulaşmış ve kendimi bu altıncı kıtanın sahibi ilan etmiş bulunuyorum"
Yaşayan yıldızlar gezegenlerindeki canlıları ayakta tutan enerjiyi sağlar. Ölen yıldızlarsa galaksinin diğer bölümlerinde yaşamın gelişmesine katkıda bulunur. Ölen yıldızların gezegenlerinde akıllı canlılar varsa, bu gelişmenin kendi sonlarını da getireceğini anlayacaktır ve eğer bu kaderden kaçamıyorlarsa kendi yok oluşlarının bir milyon başka dünyada biyolojik yaşama destek sağlayacağını düşünerek biraz huzur bulabilirler...
Ve bir gün bu gezegen üzerinde, genetik maddesi kendi kopyasını üretebilmiș ilk ilkel moleküllerden çok farklı olmayan bir yaratık ortaya çıktı. Yıldız hammaddesinden kendi türünün başlangıç noktasına kadar süren uzun, çileli oluşum yolunu araştırabilecek nitelikteydi. Kozmik maddeden oluşmuştu. Geleceğine ilişkin sorunları düşünebiliyordu. Kendine İNSAN adını verdi.
O bir yıldızlıydı ve yıldızlara dönmek için bekliyordu...