KAHVALTI SOFRASI / DEFNE SUMAN
"Hayat ilerledikçe yası tutulacak ne çok şey birikiyordu!"
Ünlü ressam Şirin Saka'nın 100. yaş gününü kutlamak için ailesi Büyükada'daki evde toplanır. Saka'nın torunları Nur ve Fikret, Fikret'in kızı Selin, Nur'un eski sevgilisi ve gazeteci Burak Gökçe…
Elbette evin emektarı, Şirin Hanım'ın sadık hizmetkarı ve çocukluk arkadaşı Sadık Usta da onlarla birliktedir.
Kahvaltı sofrasında bir araya gelir herkes. Burak, hem aile dostu olması nedeniyle hem de bu özel günü gazetedeki sayfasına taşıyacağı bir röportaj yapmak için oradadır. Gerilimli bir sofra olur, kahvaltı sofrası... Bir süredir ailenin geçmişini, köklerini araştıran Fikret'in sorularıdır bu gerginliğin sebebi. Ardından Fikret ortadan kaybolur. Bu kayboluşun ardında uzun yıllardır saklanan büyük bir sır vardır ve bu sır ortaya çıkmadan ne Fikret ne de diğerleri huzur bulacaktır.
Yazarla tanışma kitabım oldu, "Kahvaltı Sofrası" ve eminim son kitabı da olmayacak. Sayfalarda yorumlarını severek takip ettiğim değerli bir okurun tavsiyesi üzerine almıştım kitabı ve iyi ki okudum dedim bitirdiğimde. Aile sırları, saklanan/saklanmak zorunda kalınan kimlikler, bitmek bilmeyen bir aşk, dostluk gibi pek çok konunun ele alındığı kitapta her bölüm farklı bir anlatıcı ile sunulmuş bize. Sadık Usta, Nur, Burak ve Selin'in anlatımı ile geçmiş ve bugün kısacık bir zaman aralığında hayat buluyor. Ben severek okudum, eğer tanışmadığınız bir kalemse sizlerde şans verin mutlaka derim.
Kitapta geçen şarkıları dinledim elbette okurken. Richard Clayderman / Let it Be, Alanis Morisette / İronic, Albinoni Adagio not aldıklarım. Ayrıca bir şiirden de bahsediliyor ki yazmadan geçemeyeceğim.
SARIL BANA
Bu yaşa geldim içimde bir çocuk hâlâ
Sevgiler bekliyor sürekli senden.
İnsanın bir yanı nedense hep