-gecenin derinliğine:)
-Adı Suçlu Geceler Dağılmışım o gece, olaylı... Ağlamaya yakın gülüyormuşum. Son bir gece, o biçim; Dayanmışım kapına ölüm kokan elimle. Ne nefes, ne de hece yahut cümle... Hepsi birer isyandan önce barut kokar. Taze bir gülümseme ise ardında acı, Beklenen her umut geçici hevesmiş. Geceler ruhumun adi suçlusu, Kimi yorgun, kimi yolcu... Bilmem yine mi çılgınlık akar bu gece? Kapındayım işte, kafamda ise on dörtlüm.. - turna 17.06.2026
Şiir
Güzelsin, Kitle imha silahları kadar tehlikeli Ve bir kurşun gibi apansız.. Duyuyorsun değil mi kelimelerimden Yanmış barut kokusu gibi tüten sevdamı ? İşitiyorsun muhakkak, Parçalanmış hayallerin yağmur sesini Ve görüyor gibi oluyorsun, Sana yönelmiş sayısız işaret parmaklarımın Hücum emriyle bir kılıç gibi uzandığını İşte bu senin harbindir. Zaferin, yenilgim kadar mutlak Esaretim, gizlice sevinçlidir..
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Duman ve Direniş
Ne elimde bir öfke demiri, Ne cebimde namludan çıkmış bir söz. Dünyanın yükü omuzlarımda ağır, Ama bende ne taşkınlık var, ne göz. ​Silahım yok benim, sigaram var... Par par yanan bir kor dudaklarımda. Geceyi kurşunla değil, Dumanla vuruyorum sokaklarında. ​Çatışmaya vaktim yok, derdim derin, Kavgalardan süzülüp gelmişim sakin. Her fırtınada bir fırt çekip içime, Kendi külümden doğarım lakin. ​Barut kokusu kirlidir, bilirim, Bize tütünün yalnızlığı yaraşır. Bir kıvılcım yeter karanlığı delmeye, Duman gider, geriye efkârı kalır.
Şiir
"Okuma ihtiyacı barut gibidir , bir kere tutuşunca artık sönmez..."
1000Kitap
2 Ağustos 1968 günü, Saygon’un barut, kan ve rutubet kokan puslu havasında, adalete pranga vuran bir ölüm tiyatrosu kuruldu. Kudretli kürsülerde oturanlar, arkalarındaki o devasa okyanus ötesi imparatorluğun çelikten gölgesine sığınmış, mülkün ve zulmün kibriyle sayıklıyorlardı. Sanık sandalyesinde ise, yirmi üç yaşında bir üniversite öğrencisi, toprağın bağrından kopmuş bir vatan kızı duruyordu: 10 Aralık 1945 günü, Long An eyaletinin vatansever bir çiftçi ailesinde, dokuz kardeşin en küçüğü olarak dünyaya gözlerini açmıştı Võ Thị Thắng. Ülkesi sömürgecilerin pençesindeydi. Daha 11 yaşında küçücük bir çocukken, bahçelerindeki gizli tünellerde saklanan direnişçilere yalın ayak mektup ve aş taşıyarak başladı onun yurt sevgisi. 16'sına geldiğinde illegal gençlik hareketlerine katıldı; 17 yaşında ise öğrenci birliği saflarında bir vatan kızı olarak Saygon sokaklarındaydı. Takvimler 1968'in efsanevi Tet Taarruzu'nu gösterdiğinde, ona kritik bir görev verildi: Şehre sızıp halkın mücadelesini arkadan bıçaklayan işbirlikçi bir ajanı etkisiz hale getirmek. Görev başarılamadı; Thắng yakalandı ve ağır işkencelerden geçirildi. Fakat ne o sorgular ne de hücreler onun ruhunu teslim alabildi. Võ Thị Thắng. Suçu, çağın en azgın işgalci postallarına karşı yurdunu, namusunu ve geleceğini savunmaktı. Bu asil öfke, bu sarsılmaz duruş dünyaya yabancı değildi; tarih, emperyalizmin yedi düveliyle sarılan Anadolu topraklarında, her karışını kanıyla savunan Türk kadınının elindeki tüfekte, cepheye mermi taşıyan sırtındaki hırkada aynı ruhu görmüştü. Ha işgal altındaki Anadolu’da sömürgecilere meydan okuyan Şerife Bacılar, Halide Onbaşılar, Kara Fatmalar; ha Saygon’un ortasında zincire vurulmak istenen bu gencecik fidan... Mazlum milletlerin sömürgeci canavara karşı feryadı da, direnişi
Bir çocuğun ruhunu oldurmekte cinayettir!,Anliyor musun?cinayettir... Gurur kalender Karun kalender Timur tönge Barut ulu boratav Helin aktan Yankı Sarca Defne Kalender(ablaları olan) Işık sarca Koza Ve bunlar 10 tanesi