Başak Şimşek

Başak Şimşek
10/10
·189 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 15:45
Her okuduğumda içime işleyen, tüyler ürperten satırlar. Anadolu daha gerçek ve bu kadar temiz nasıl anlatılırdı bilmiyorum. Ama hâla en etkileyicisi bu eser. ‘’Şimdi ne görüyorum? Anadolu… Düşmana akıl öğreten müftülerin, düşmana yol gösteren köy ağalarının, her gelen gasıpla bir olup komşusunun malını talan eden kasaba esnafının, asker kaçağını koynunda saklayan zinacı kadınların, frengiden burnu çökmüş sahte sofuların, cami avlusunda oğlan kovalayan softaların türediği yer burasıdır. Burada, bıyıklarını makasla kırptı diye nice fikir ve ümit dolu Türk gencinin kafası taş altında ezildi. Burada, yüzü düşmana dönük nice vatan mücahitleri savundukları kimselerin eliyle arkadan vuruldu. Burada, millî timsalin, millî bağımsızlık sembolünün yolu kaç defa kesildi ve kaç defa oturduğu şehrin etrafı isyan silahlarıyla çevrildi. Burada, ben, vatan delisi millet divanesi; burada, ben harp malûlü Ahmet Celâl yapayalnızım. Bunun nedeni, Türk aydını, gene sensin! Bu viran ülke ve yoksul insan kitlesi için ne yaptın? Yıllarca, yüzyıllarca onun kanını emdikten ve onu bir posa halinde katı toprak üstüne attıktan sonra, şimdi de gelip ondan tiksinmek hakkını kendinde buluyorsun. Anadolu halkının bir ruhu vardı, nüfuz edemedin. Bir kafası vardı, aydınlatamadın. Bir vücudu vardı, besleyemedin. Üstünde yaşadığı bir toprak vardı! İşletemedin. Onu, hayvanî duyguların, cehaletin, yoksulluğun ve kıtlığın elinde bıraktın. O, katı toprakla kuru göğün arasında bir yabanî ot gibi bitti. Şimdi, elinde orak, buraya hasada gelmişsin. Ne ektin ki, ne biçeceksin? Bu ısırganları, bu kuru dikenleri mi? Tabii ayaklarına batacak. İşte, her yanın yarılmış bir halde kanıyor ve sen, acıdan yüzünü buruşturuyorsun. Öfkeden yumruklarını sıkıyorsun. Sana ıstırap veren bu şey, senin kendi eserindir, senin
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,6bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·715 syf.··
2026 2. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 21:55
Tahmin ettiğim ve korktuğum kadar çetrefilli bir okumaydı. Ne puan vermek haddime ne de üzerine iki cümle yazmak. Nihayet bitirdim ancak henüz vakti değildi benim için. Uzun bir süre postmodern okumayarak kendimi ödüllendireceğim. Darısı tüm tutunamayanlara…
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
10/10
·444 syf.··
2025 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2025 13:46
Uzun zaman olmuştu böyle sürükleyici, derinlikli ve tatmin edici bir tarihi roman okumayalı. Çoklu kahraman anlatıcının yarattığı kafa karışıklığını, sadece kahramanın değil; ölünün, resmin, şeytanın, kırmızının ağzından okumak romanı daha farklı ve etkili kılmış. Tadı damağımda kaldı. Çok keyifli bir okumaydı
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202320,1bin okunma
Haşim’i Tebcil
10/10
·340 syf.··
2025 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2025 22:58
Sevgili Beşir Hoca’nın onlarca kaynaktan derlediği Hâşim biyografisi. Her bir bölümden çok başka keyifler aldım ama en çok Haşim’in son günlerinin etkisinden çıkamadım. Kitabın sonuna son söz yerine eklenmiş Peyami Safa’ya ait bir metin onu çok güzel tanımlamış. O yüzden buraya ekleyeceğim. Avrupaî bir zekânın kalbına dökülmüş Asyaî bir ruh. Fırat nehri kıyılarında doğan, samimiyetini hurmalıklardan, coşkunluğunu kızgın çöllerden, bütün lirizmini melûl Asya’dan alarak Haliç sularına uzanan bir ruh: Menbaı Fırat, mansabı Haliç olan bir ruh. Sen nehri kıyılarında büyüyen ve tekniğini sembolizmden, yeni edâsını saf şiirden, sanatının kanunlarını zeki Avrupa’dan alarak Haliç sularına kadar uzanan bir zekâ: Menbaı Sen nehri, mansabı Haliç olan bir zekâ. Ve bu üç suyun terkibinden, şiirlerindeki nehirlere, göllere, havuzlara, yâkut sulara, ebedî bir âb-ı hayat çeşnisi vererek Türk toprağında en mükemmel ve orijinal imtizacını bulan bir deha. İki büyük medeniyet ve kültürü, iki büyük âlemi başında taşıyış. Birbirine katarak, ondan, Türk edebiyatının ebediyen övüneceği yepyeni bir halita çıkarış. Az yazı ve çok söz. Fakat, ölçülmüş ve düşünülmüş yazılar kadar tekemmül etmiş söz ve hiçbir zaman lâubali olmadığı halde, ölçülmeden ve düşünülmeden söylenen sözler kadar tabiî ve samimî yazı. Nazmı Asyaî bir melâlin musikisi, nesri Avrupaî bir zekânın istihzası. Çöl güneşi altında kızışan, daima nar-ı beyzâ halinde bir ihtiras. Barut dolu bir baş. Birinden ötekine sıçrayan kıvılcımlar ve sık sık, âni patlayışlar. Yorgun bir mide ve harap böbreklerle dipdiri bir zekâ arasında sıkışan, tıkanan bir yürek. Mutfakla kütüphane arasında, insiyaklarla zekâ arasında acele bir gidiş gelişin, hızlı bir koşunun vaktinden evvel yorduğu ve sonuna vardırdığı bir hayat. Bir cennetin
Ömrüm Benim Bir AteştiBeşir Ayvazoğlu · Kapı Yayınları · 2016197 okunma
9/10
·140 syf.··
2025 24. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2025 17:23
‘’Okuma eyleminin insan muhayyelesini, düşünme ve kendi başına karar verme yetilerini geliştirdiği bilinen bir gerçektir. Öte yandan, hayal gücü kıt, düşünme ve karar verme yeteneği zayıf kişilerden oluşmuş bir toplumun ilerleyemeyeceği, bir koyun sürüsü kadar kolay yönetileceği de bir başka gerçektir. Düşünce özgürlüğünü bir kavram olarak bile ortadan kaldırmanın en iyi yolu, düşünmeyi bilmeyen kuşaklar yetiştirmektir. İşte bu yönden, bir süredir, bu ülkede okuyan, bağımsız düşünebilen insanların sayısını azaltmaya, gittikçe yok etmeye yönelik bir kültür politikası güdülmektedir. Toplumu, yalnızca boğazını düşünen bir koyun sürüsüne dönüştürme amacıyla izlenen bu politikanın yöntemlerinden biri de, kitap düşmanlığı ve okuma korkusu yaratmak; yazarı, sanatçıyı, okuru yıldırmaktır. Papazın Karnı, Doymayan Bakire, Çılgın Kolejliler ve benzeri, yabancı dilden çevrilmiş ve gerçekten cinsel istekleri kamçılamak amacıyla yazılmış bir sürü kitap piyasada rahatça satılırken, benim çok başka mesajlar taşıyan ve edebi değeri yurt içinde ve dışında kabul edilmiş iki önemli romanımın birden imhasının istenmesi, asıl amacın politik olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Sürdürülen bu politikanın gerisinde yatan ölümcül zihniyetin seçtiği örnek kurbanlardan biri de benim, ama, sonuçta, asıl hedeflenen kurban, Türk halkıdır.’’ Pınar Kür’ün dediği gibi edebi ürün sarsmalı ve düşündürmeli kişiyi. Bilinçakışı tekniğinden hiç hoşlanmasam da Yalçın’ın ağzından zihnimde oturtabildiğim kurgu beni çok etkiledi. Huzursuz etti.
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,7bin okunma