“Yazarlar sıradan sandığımız insanları evirip çevirirler, başka bir gözle bakarak onlardan yeni insanlar yaratırlar. Bu yeni gözle biçimlenmiş insanlar, artık bizim için sıradan değildirler, birer kahramandırlar. Gerçek hayatta da gizli bir elin onları alıp yeniden biçimlemesini isteriz. Bir el, deriz, bizi de biçimlese, biz de kendi hayatımızın kahramanı olsak. O el kendi elimizdir oysa."
Kapak Kızı
Uzun zamandır kitap okuyamıyordum. Son aylarda hem özel hayatımda hem de iş hayatımda öncelik vermem gereken başka şeyler vardı ve bunlar çok vaktimi alıyordu. Bu hafta sonu, bir ömür gibi gelen bu arayı Ayfer Tunç'un Kapak Kızı kitabı ile kapattım. İyi ki de yaptım... Daha önce yazarın "Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi" kitabını okumuştum. Diline, kurgusuna bayılmıştım. Kapak Kızı da sizi daha en baştan içine alan bir kitap. Ne okusam diye düşünenlere tavsiye edebilirim.
Kendini bir süredir çok yorgun hissediyordu. Uyumakla, dinlenmekle geçmeyen bir yorgunluk. Bu soğuk ve karlı günü de yolda geçirecekti. Oysa sobanın başında ayaklarını uzatıp oturmak, biraz televizyon seyretmek, sonra uyumak istiyordu.