Basak Basak

Basak Basak
@basakinbiri
Cemal Süreya sever
istanbul
69 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
1/10
·112 syf.··
2019 4. kitabı
Küçük Bir Özet Kitabın adında da gördüğümüz İvan İlyiç, kariyerinin doruklarında bir sorgu yargıcıdır. En başta başarılı, mutlu, kısmen zengin, gösterişli bir hayat sürerken bir gün ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir. O günden itibaren hayatı ölüm konusu üzerine şekil değiştirir. Kitap Hakkında Örneklerinden çok daha kısa olan bu romanda daha çok ölüm konusunun insan üzerindeki tezahürü işlenmiştir. Tolstoy, Kitabın küçük bir bölümünde İlyiç'in nasıl bir hayatı olduğunu gösterdikten sonra, vücudunun artarak yaşadığı her acıyı ve ölümle yüzleşmesini sayfalarca anlatmıştır. Yarattığı Duygu İlyiç'in yaşadığı ölüm korkusu ve çektiği acılar o kadar gerçekçi yansıtılmış ki şüphesiz ben de onun hislerine ortak olup onun iç sıkıntısını yaşamaya başladım. Yazarın ölüm duygusunu tüm ayrıntılarıyla anlatması açısından oldukça başarılı bir roman. Fakat anlattığı olayın çok da çekici bir tarafı olmamasından dolayı tercih etmeyeceğim bir türden romanlar arasında yerini aldı.
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türk Edebiyat Vakfı Yayınları · 201861bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·568 syf.··
2018 3. kitabı
Her bir panik atak türü ve yoğunluğuyla ilgili olarak örnek olaylar veriyor. Tabi bu örnek olaylar seanslar sırasında edindiği deneyimlerden oluşuyor. Bu deneyimlerini kitapta paylaşıyor olması beni çok etkiledi çünkü verilen örnekler, denenen teknikler tamamen gerçeğe dayalı. Gerçeklik üzerinden nasihat vermeden sadece doğru yolları gösteriyor. Panik atakla ya da kaygı ile başedebilmenin başta ne kadar zor ama kaygının üzerine gittikçe aslında ne kadar kolay olduğunu vurguluyor. Kitap bitene kadar sayın Burns kaygı giderici teknikleri unutmamamız ve kitapta alıştırmalara kolaylıkla ulaşabilmemiz için parantez içi sayfa bilgisine çok önem göstermiş. Ben kitabı okudukça içimi birisine dökmüş kadar rahatladığımı hissettim. Sanki kendimi anlatmadan beni anlayan ve yol gösteren biri vardı. İyileşmem kendimle baş edebilmem ve çevremi kontrol altına alabilmem için benimle beraber elinden geleni yaptı. Verdiği örnek olaylar sayesinde kendime olan güvenim yerine geldi. Gelen bu güvenin kalıcı olabilmesi için tekrar alıştırmalar verdi. İnsanın olaylardan,kötü duygusal durumlardan kaçmadan başedebilmesinin önemini vurguladı. Eğer günün her hangi bir saatinde anksiyetemiz baş gösterdiyse bir yerlerde bişeyleri eksik yapmışız demektir. Bu anafikir hayatıma egemen olacak gibi görünüyor. Her hangi bir çözemediğiniz anksiyeteniz varsa vakit kaybetmeden başlamanızı öneririm Belki de hayatınızı siz farkında olmadan zorlaştıran kaygılara sahipsinizdir. Bunları keşfetmek için bile kitabın tanıtım bültenini okumanız yeterli olacaktır. Örneğin; Asansöre binememe, delirdiğinizi düşünme, insanların sizi yadırgıyormuş gibi düşünmeniz, toplum önünde utangaçlık, çocuklarınız için gelecek kaygılarınız vs. Her bir kaygının mantıklı açıklaması olduğunu kendi gözlerinizle görüp keşfe çıkmaya
Panik AtaktaDavid Burns · Psikonet Yayınları · 2016834 okunma
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
Kitabı elime aldığımda zorlu bir yolculuğun beni beklediğini biliyordum fakat hiç bu kadar keyif alacağımı düşünmüyordum. Kitabın ilk bölümünü okumaya başladığımda acaba bana vermek istediği mesajı anlayabilecek miyim endişesi oldukça yoğundu. İlerleyen bölümlerde kahraman o kadar benden birisiydi ki kullandığı cümleler düşünmeye ya da düşünmemeye çalıştığı durumlar o kadar tanıdık geliyordu ki kitabı bitirdiğimde onu ne kadar özleyeceğimi düşünmeden edemedim. Konu Hikmet Benol, 3 katlı bir gecekonduda(apartman olduğunu kabul etmediği için bunu tercih ediyorum) yaşamaktadır. Alt katında dul kadın Nurhayat Hanım, üst katında ise emekli albay Hüsamettin Tambay yaşamaktadır. Zaman ilerledikçe hayatına Sevgi ve Bilge dahil olacaktır. Yazar, kendini bulmaya ve anlamaya çalışan bir şehir insanın binaya veya insanlara sıkışıp kalmış benliğinin yolculuğunu sunmaktadır. İçsel Bir İç Dünya İnsanın zaman zaman kendisine dönüp sorduğu sorular vardır. Bu sorular cevaplanmak için değildir. Biliriz ki bu sorular aslında içimizdeki cevaplardır. Hikmet'in düşündüklerine baktığımız zaman da bize bir çok soru sorar dolaylı da olsa. O soruları okuduğumuz an içimizde bir cevap belirir. Kendimize verdiğimiz bu cevaptan korkarız belki de. Hikmet o kadar gerçek bir kahraman ki onu kendi yerinize koymadan edemiyorsunuz. Belki de o sizi kendisinin yerine koyuyor.. Hayata karşı sorgulayıcı tavrı, günlük olaylardan çıkardığı düşünsel sorunları, tehlikeli oyunlar diye bahsettiği insanın farkında bile olmadan kurduğu o basit çıkarları kitap boyunca yüzümüze çarpıyor. Hikmeti okurken yeri geldi güldüm yeri geldi onu düşüncelerinden alıkoymaya çalıştım ve bazen de onun yerine acı çektim. insanların basit oyunlarından birini anlatırken bahsettiği şeyden çok etkilendim; Ben hata
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2019 1. kitabı
İlber Ortaylı'nın son çıkan kitabı olan Bir Ömür Nasıl Yaşanır Yenal Bilgici ile olan söyleşilerinden oluşmaktadır. Kitap adından da anlaşılacağı üzere yaşama ve yaşamaya dair tavsiyelerden oluşmakta. Okurken altını çizmeden edemeyeceğiniz anahtar kelimeler, cümleler mevcut. Bir tarihçinin söyleşisi olduğu için tavsiyeleri okuyup geçemiyorsunuz. Aralarda bolca tarihsel bilgiler de mevcut. İşin özü bize diyor ki; 15 yaşına kadar yabancı dili öğrenin, o yaştan sonra öğrenseniz de işiniz zor. Şu hayatta dans edin. Gezerken kitap okuyun. Kafanız hep bir şeylerle meşgul olsun. Açıkçası kitabın son 3 bölümünü okuyamadım. Çünkü aşırı tavsiye bünyeye zarar
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,1bin okunma
10/10
·330 syf.··
Beğendi
·
2018 37. kitabı
İtiraf etmeliyim ki İlk sayfalarda sürükleyici bir kitap olacağını düşünmedim. Çünkü yazar cümleleri birkaç kelimeden oluşturup sürekli bir noktayla olayları kesiyordu. Belli ki konuya nereden başlayacağını ya da nasıl başlayacağını bilememişti. Ama cümleler arasındaki bu girdap bir başka bölüme geçince kendini unutturuveriyordu. Olayları anlatışı tıpkı bir film sahnesini başkasını aktarır gibiydi. İnsanı o kadar çok merak ettiren bir anlatı ki kitabı bıraktığımda aklım hep orada kalıyordu. Kitapta değineceğim birçok uç nokta var. İlkin, kitap adını hangi olaydan alıyor diye kitabı inceleyerek okudum. Baktım ki olacak gibi değil kendimi yazarın eline özellikle karakterin eline bıraktım. Çok nadir hissettiğim önemli bir şeyi keşfetmiştim okurken. Karakteri anlamaya çalışıyordum. Zaten o da -bu gerekli miydi bilmiyorum ama- karakteri en ince ayrıntısına kadar anlatmaya çalışıyordu. Bazı yerlerde keşke bize de düşünmek için boş alanlar bıraksaydı demedim değil. Ama belki de kitabı anlamaya çalışırken aslında kendimizi buluyorduk orada. Tıpkı oradaki gibi düşünüyorduk. Hatta bazı olumsuz düşüncelerimizi söylemeye cesaret edemezken kitapta bunu okuyor ve kendimizle yüzleşiyorduk… Kitap, bir iç düşünüş, öze dönüş, bir cinayet ya da bir aşk romanı mı bir türlü karar veremeyeceğim şekilde iç içe ve birbiriyle ilintiliydi. Çünkü her bir geçişte içinizi aydınlatacak doneler sunuyordu. Her sayfada daha da heyecan uyandırıyordu bölümler. Kitabın yarısından sonra ne olacağını hiç kestiremiyor ve artık akıl yürütmeyi bırakıveriyordum. Ayrıca birçok şeyi yeniden düşünmeme vesile oldu; Biz aslında bu hayatta hangi ben’i yaşıyor ve yaşatıyoruz. Bu halimizle yaşamaya çalışırken dünyayı ne kadar anlayabiliyoruz. Bu dünya, anlamaya çalışamayacak kadar ağır bir yük müydü omuzlarımızda…
Zihinsel DokunuşlarEnder Özdemir · Gece Kitaplığı · 201817 okunma