DİKKAT! BU İNCELEME TEHLİKELİ OYUNLAR İÇERİR.
"Bütün dünya bir sahnedir.
Ve bütün erkekler ve kadınlar sadece birer oyuncu; girerler, çıkarlar.
Bir kişi birçok rolü birden oynar."
Shakespeare
Oğuz Atay'ın okuduğum ikinci kitabı ve ben yazarı çok beğendim. Kullandığı dili, ustalık isteyen mizahı ve zeka dolu ironisine hayran kaldım. Artık ben de üstada diğer hayranları gibi 'Oğuzcuğum Atay' diyebilirim.
Kitap kurmaca romanlardan farklı olarak üst kurmaca türü olarak yazılmış.Birçok yerde bilinç akışı tekniği kullanılmış. Belli bir olay örgüsü yok. Okurken bir paragrafı kaçırırsanız devamında anlatıcının ( yazar ya da karakter) kim olduğunu anlamayabilirsiniz. O yüzden kesinlikle kolay bir kitap değil. Emek verilerek okunması gereken kitaplardan.
Kitabımızın baş karakteri Hikmet Benol. Hikmet'in hiç yaşanılmayan bir çocukluğu, ailesine kabul ettiremediği bir gençliği ve sona ermiş mutsuz bir evliliği var. Kısacası hayata tutunamamış, hayat karşısında hayal kırıklığına uğramış bir karakter.
İnsan kurduğu hayallerde mutlu olur. Hayallerimizi istediğimiz gibi yönlendirebiliriz. Ama hayallerinde bile başarısızlığa uğramış bir karakter var kitapta.
" Korkuyordum. Hayallerinde bile korkar mı insan? Hayallerine bile hükmedemez mi? "(sayfa 139)
"Hayallerimde bile yenik düşüyorum." (sayfa 294)
Yaşamaktan yorulan, sıkılan ve mağlup olan bir karakter var karşımızda.
" Yoruldum albayım, yoruldum yoruldum yoruldum." ( sayfa 339)
"Mış gibi yapmaktan usandım albayım." (sayfa 364)
Küçük burjuva Hikmet yaşadığı hayattan sıkılıp, üç katlı bir gecekonduya yerleşir. Üst katında o meşhur albay Hüsamettin Tambay vardır. Alt katında ise dul bir kadın oturur. Hikmet'in yaşadığını anlayabilmesi için oyunlar üretmesi gerekir.
Kitapta ayrıca önemli iki