Icindeki “sey” aslinda sonsuza kadar yogunlasan bir kutle gibiydi. Birbirine oyle dolanip takilmisti ki ne baslangicini bulabilmek mumkundu ne de sonunu.
En buyuk imparatorluklardan en kucuk devletlere kadar herkesin kaderini belirleyen hayaletler, kehanetler, mucizeler, buyuler, donusumler, ruya yorumlari. Burada konusan hayvanlar, orada tapinilan hayvanlar, insana donusen tanrilar ile tanriya donusen insanlar. Ah! Madem masala ihtiyac var, bari bu masallar gercegin temsili olsa. Filozoflarin masallarini seviyorum, cocuklarinkine guluyorum. Fakat sahtekarlarin anlattigi masallardan nefret ediyorum.