Anne Shirley, artık Redmond Üniversitesi’ne gitmek üzere Avonlea’dan ayrılmaya hazırlanan genç bir kadındır. Çocukluğunun geçtiği Green Gables’tan ayrılma düşüncesi onu hem heyecanlandırır hem de duygulandırır. Marilla ile vedalaşmak, Avonlea’daki tanıdık hayatını geride bırakmak Anne için kolay değildir ancak içindeki macera arzusu ve öğrenme isteği daha ağır basar. En yakın arkadaşı Diana Barry evlenmeye hazırlanırken, Anne kendisini bambaşka bir hayatın eşiğinde bulur. Anne’in iç dünyasında bu dönemde sık sık geçmişe özlem ve geleceğe dair romantik hayaller iç içe geçer.
Redmond’a başladığında Anne, yeni bir çevreye adapte olur. Gilbert Blythe da aynı üniversitededir ve Anne’in hayatındaki varlığı artık daha olgun bir boyuta taşınır. Eskiden rekabet ve hafif bir çekişmeyle dolu olan ilişkileri, zamanla daha derin bir dostluğa dönüşür. Anne, Gilbert’ın kendisine karşı hislerinin farkında olsa da kendi duygularından tam olarak emin değildir. Anne’in hayal gücü ve romantik idealleri, gerçek duygularını anlamasını zaman zaman zorlaştırır.
Anne, üniversite hayatında yeni arkadaşlar edinir Philippa Gordon (Phil) bunların en dikkat çekici olanıdır. Phil, zengin, güzel ama oldukça kaprisli ve romantik bir genç kadındır. Anne ve Phil arasında güçlü bir dostluk gelişir. Phil’in aşk hayatındaki kararsızlıkları (iki talip arasında kalması) Anne için hem eğlenceli hem de düşündürücü bir gözlem alanı olur. Anne, Phil’in yüzeysel romantizmini izlerken kendi aşk anlayışını da sorgulamaya başlar.
Anne, üniversitede Priscilla Grant ve Stella Maynard gibi arkadaşlarıyla birlikte “Patty’nin Yeri” adlı bir evde kalırlar. Bu ev, Anne’in hayatında çok önemli bir yer tutar çünkü burada genç kadınlar olarak bağımsız bir yaşam sürmeyi öğrenirler. Ev hayatı, dersler, sosyal etkinlikler ve