7/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Klasik müzik dünyası dışarıdan bakınca hep çok ciddi, kurallı ve belli bir kesime hitap eden bir alan gibi duruyor değil mi? Bu kitaptan sonra düşünceleriniz tamamen değişecek... Riku Onda'nın ödüllü ve çok satan eseri Balarıları ve Uzaktaki Gök Gürültüsü, iki hafta süren Yoshigae Uluslararası Piyano Yarışması etrafında şekilleniyor. Hikâye, dört yarışmacının iç dünyalarına ve müzikle kurdukları ilişkiye odaklanıyor. Ancak yarışmacılar, birbirini ezmeye çalışan rakipler yerine, birbirini tamamlayan aynalar olarak resmediliyor. Bu aynanın iki keskin yüzünü ise Masaru ve Jin temsil ediyor. Masaru, teknik açıdan kusursuza yakın, akademinin ve jürilerin duymak istediği her şeyi sunan bir piyanist.️ Jin ise bunun tam tersi; hiçbir kalıba sığmayan, dinleyicilerini ya kendine hayran bırakan ya da rahatsız eden. Bu iki uç arasında, annesinin ölümünün ardından müziği bırakan Aya, bu yarışmayla müziğe olan kayıp aşkını yeniden arar. Evli ve çocuklu Akashi ise müziğin yalnızca bir kariyer değil, hayatın kendisi olabileceğini hatırlatır bizlere. Jin'in amacı yalnızca yarışmayı kazanmak değildir. Ölmeden önce hocası Hoffmann'a verdiği bir sözü yerine getirmeye çalışır: "Müziği dışarı çıkar, dünyaya yay." Yüzyıllardır konser salonlarının ve yüksek duvarların ardında kalan klasik müziği özgürleştirme fikri, hiç şüphesiz romanın en güçlü damarlarından biriydi. Bununla birlikte kitap zaman zaman gereğinden uzun geldi bana. Ama yine de müziğin özgürlüğüne ve insanın kendi sesini bulma yolculuğuna dair anlattıkları, bu eksikliği büyük ölçüde unutturuyor. Bir de kitabı okurken adını görmekten gurur duyduğum bir isim vardı: @fazilsay . Japon yazarın dünyaca ünlü piyanistimize yer vermesi harika bir detay olmuş. Klasik müziği sevseniz de sevmeseniz de, sanatın insanı nasıl
Balarıları ve Uzaktaki Gök GürültüsüRiku Onda · Beyaz Baykuş Yayınları · 202440 okunma
Puan vermedi·520 syf.··
2026 106. kitabı
Japon edebiyatini çok severim ve içindeki her detaya dair estetik çok hoşuma gider. Kitap milyonlarca okura ulaşıp Japonya’da haftalarca bir numarada kaldığı için çok ilgimi çekti ve hemen okumaya başladım. Tokyo yakınlarındaki küçük bir sahil kasabasında düzenlenen piyano yarışmasına uzanırken, jüri üyeleri, yarışmacılar ve iç seslerine olan tanıklık etmek çok keyifliydi. Belki de en çok müziğe yapılan yolculuk güzeldi. Üç yarışmacının birbirlerinin hayatını ne denli etkilediğini okurken yaşamla ilgili aklınızdan çok şey geçecek eminim. Yarışmaların hedefi birincilik gibi görünse de aslında kendi iç dünyalarıyla da yüzleşecekleri bir zemine dönüşüyor. Anılar, doğa, tutkular, geçmiş ve insanın içinde kırılgan olan ne varsa çok rahat görünüyor kitap boyunca. Belki birincilik ya da daha çok tanınmak için yapılan bir eylemden çok, insanın iç dünyasını ifade etme biçimi daha ön plana çıkıyor. İnsanın kendisini yeniden keşfetmesi için bir piyano yeterli. Dolayısıyla kitap boyunca okuyucu olarak siz de kazanma odaklı değil, insanın kendi sesini bulabilmesini umuyorsunuz. Çünkü yarışmacıları tanıdıkça onların yaşamlarına dair daha detaylı bilgi edindikçe yer yer bir hüzün kaplıyor içinizi. Kendileriyle göz teması kurduğu her an çok hoşuma gitti. Yazar öyle bir atmosfer sunmuş ki okuyucu olarak sizde konser salonunda koltuklarınıza yerleşiyorsunuz. Öyle bir heyecan… Yarışmaya gelen herkes kusursuz notalar çalabiliyordu belki, parmaklar hızlı, teknikler etkileyici de olsa, belki orada asıl önemli olan, bir yarışmacının yanlışsız çalması değil, kendi içindeki kırık sesi bulup onu müziğe dönüştürebilmesiydi. Okurken hep bu cümle geçti içimden. Ünlü bir besteyi doğru şekilde yorumlamak elbetteki önemli ama insanın kendi yalnızlığını, çocukluğunu, korkularını ve umutlarını
Balarıları ve Uzaktaki Gök GürültüsüRiku Onda · Beyaz Baykuş Yayınları · 202440 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Japon edebiyatının kendine özgü dinginliğini taşıyan Balarıları ve Uzaktaki Gök Gürültüsü, okurken sanki ruhumun derinliklerine indi. O kadar güzel ve samimi bir üslubu vardı ki sayfaları çevirirken kendimi bir okuyucu gibi değil, konser salonunun en ön sırasında büyülenmiş bir seyirci gibi hissettim. Yazar, kelimelerle adeta müzik yaparken aynı zamanda kulaklarımda piyano ezgileri hissettiren çok estetik ve akıcı bir anlatı sundu. Edebi ve sanatsal yönü ağır basan, huzur verici ama bir o kadar da sürükleyici bir eser. Rekabetten ziyade müziğin doğasını, tutkuyu ve sanatsal arayışı merkezine alması da dostça bir hava katmış. Kitabın en sevdiğim tarafı, istisnasız, Riku Onda’nın büyüleyici bir şekilde işitilebilen bir sanatı tamamen görsel ve yazılı bir metne dökebilmesi oldu. Bach, Beethoven, Rachmaninoff çalınırken yazar sadece notaları anlatmıyor; dinleyicinin zihninde uyanan manzaraları, fırtınaları, evrenin seslerini tasvir ediyor. Roman, Japonya'da düzenlenen prestijli bir uluslararası piyano yarışmasını anlatıyor. Dünyanın dört bir yanından gelen yetenekli piyanistlerin hem birbirleriyle hem de kendi iç dünyalarıyla olan mücadelelerine tanık oluyoruz. Hikâye temelde dört farklı karaktere odaklanıyor. Aya, çocukken dahi olarak görülen ancak annesinin ölümünün ardından sahnelerden kaçan ve piyanoyu bırakan genç bir kızdır. Akashi ise yaş sınırına dayanmış, evli ve çocuklu, "sıradan" bir müzik mağazası çalışanı. Masaru, kusursuz tekniğe sahip, yarışmanın favorisi olarak gösterilen popüler ve parlak bir yıldızken; Jin, efsanevi bir maestro tarafından keşfedilen, evinde piyanosu bile olmayan, doğanın seslerini piyanoya aktaran 16 yaşında sıra dışı bir çocuktur. Alışılagelmiş yarışma hikâyelerinin aksine, burada yıkıcı veya kötü niyetli bir rekabet olmaması,
1000Kitap
Balarıları ve Uzaktaki Gök GürültüsüRiku Onda · Beyaz Baykuş Yayınları · 202440 okunma
Ahlaki değerler açısından tartışmalı olsa da kitap güzeldi.
7/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Var Olmayan Kral Nikki ST. Crowe 4 kitaplık seri Fantastik-Darkromance Yetişkin Kurgu Rivers Harem Çoklu karakter anlatımı 200 sayfa Puanım 7 Seri sıralaması: 1- Var Olmayan Kral 2- Karanlık Olan 3- Vahşi Darling 4- Fae Prensleri Winnie yıllarca deli annesinin Peter Pan'ın gelip 18 yaşında onu kaçıracağını söylediği masallara inanmamıştı ta ki 18. Yaş gününde Peter Pan gelip onu Var Olmayan Ülke'ye kaçırana kadar. Yalnız Winnie için kaçırılmak yıllarca deli annesiyle yaşadıktan sonra zor gelmez birde Pan, Kal, Bash ve Vine ile olmak dile getirmesede hoşuna gitmeye başlar. Pan'ın ise durumu berbat ötesidir. Gölgesini kaybettiği için kral olamıyor ve günden güne yaşadığı ada ile beraber ö*lümün kıyısına yaklaşıyordur. Yüz yıllar önce Darling kadınlarından biri Pan'ın gölgesini çaldığı ve gölgesine kavuşamazsa ö*lüp gidecektir ama Winnie'nin bu gölgeyi nasıl bulacağına dair hiçbir fikri yoktur. Var Olmayan Kral Nikki St. Crowe
1000Kitap
Var Olmayan KralNikki St. Crowe · Nox Yayınları · 2024352 okunma
6/10
·112 syf.··
2026 11. kitabı
Matsuo Başo 17. yy da yaşamış, Japonya nın en büyük şairi kabul edilen haiku ustasıdır. Kuzeye giden ince yol, klasik Japon edebiyatının en önemli metinlerinden biri kabul ediliyor. Kitap, Başo nun uzun ve tehlikeli yolculuğunu anlatan bir seyahat günlüğü. Başo bu eserini düzyazı ve haikunun birleşmesinden oluşan “haibun” türünde kaleme almış. Yazar ve kitap hakkında ön bilgi edinip kitabı öyle okumaya başladım. Bu ön bilgiler ışığında açıkcası kitaptaki doğa betimlemelerinin harika olacağını düşünmüştüm. Ancak kitap sıradan bir dille yazılmış. Yazarın uzun seyahatindeki gittiği dağlar veya tapınaklar gözümde canlanmadı. Kilometrelerce yürüyor ama yorgunluk bana geçmedi. Zorlu hava şartlarına maruz kalıyor ama beni tedirgin etmedi. Dağ görmüş, çok yürümüş, üşümüş şeklinde okudum. Kitap çok seri bir şekilde okunuyor. Başo nun haikuları için “Kelebek Düşleri”önerilmiş. Bir sonraki okuyacağım eseri o olacak. Bu kitap sayesinde bünyeme #haiku şiiri katılmış oldu :)
Kuzeye Giden İnce YolBaşo (Matsuo Bashō) · İthaki Yayınları · 20222,494 okunma
6/10
·112 syf.··
2026 55. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 21:03
Yazarla tanıştığım ilk kitap oldu. Japon edebiyatı denince oldukça övgüyle bahsedilen, hatta başyapıt olarak görülen bir eser olduğunu biliyordum ama açıkçası ben o kadar etkilenemedim. Belki beklentimi çok yüksek tuttum ya da kitabın vermek istediği dinginliği tam yakalayamadım. Kitap, Bashō’nun kuzeye yaptığı yolculuğu anlatıyor. Ancak bu klasik bir gezi kitabı gibi değil; yolculuk sırasında gördüğü yerleri, hissettiklerini ve anlık izlenimlerini araya serpiştirdiği şiirlerle birlikte aktarıyor. Bu yönüyle oldukça farklı ve hoş bir anlatımı var. Okuması çok hızlı ilerledi; kısa sürede başlayıp bitirdim. Ama bende derin bir etki bıraktığını söyleyemem. Genel olarak sakin, dingin ve farklı bir okuma deneyimi sunuyor. Büyük beklentilerle değil de daha çok araya dinlendirici bir kitap konarak okunabilecek eserlerden.
Kuzeye Giden İnce YolBaşo (Matsuo Bashō) · İthaki Yayınları · 20222,494 okunma