Ahlakın gücü, tarihsel ilerlemenin gücü ve düşüncenin gücü bizimledir. Düşünceler süngülerle delinemez ve yok edilemez. Bir rejime karşı ayaklanılıyorsa, bu rejim yıkılma embriyosunu kendi bağrında taşıyor diye gerçekleşiyordur bu ayaklanma.
Bir dönem işçilerin sermayeye karşı düşmanlığı, sadece sömürücülerine besledikleri kör nefrette, net bir şekilde kavrayamadıkları baskı-kölelik düzeni sırasında kapitalistten öç alma arzusunda ifadesini bulmuştu. Bu dönemdeki mücadeleler, sadece işçilerin tek tük yaşanan isyanlar kapsamında fabrika binalarını yakıp dökmeleri, makineleri kırmaları, fabrikanın yöneticilerini dövmeleri vb. gibi eylemler olarak yaşanıyordu.
Zaten diğer incelemelerde, benim düşüncelerimin çoğu paylaşılmış. Ben de keşke diziyi izlemeden önce okusaydım diyenlerdenim. Tabi ki kitaplar diziye göre daha ince ayrıntılar, daha güzel betimlemeler barındırır. Kitapta yaşanan olayların genelini bildiğim için daha çok dizide olmayan veya fark edemediğim ayrıntıları okumak zevk verdi bana. Yazarın hayal dünyasına ve yarattığı dünyaya; coğrafyaya, ailelere, karakterlere, değişik ırklara v.s. hayran kalmamak mümkün değil gerçekten.