Başaran

Başaran
@basharan
Lisans
İstanbul
83 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
8/10
·288 syf.··
2021 15. kitabı
Kahraman öğrencilerinin, Ezilen köylülerinin, Sömürülen işçilerinin, Savaşan halkının Kanında yaşayan yurdum Guatemala’ya... ithafıyla başlıyor kitap. Okuduğum ilk M. Angel Asturias kitabı. Guetemala doğumlu, Nobel Edebiyat Ödülü’ne sahip bir yazar.Askeri darbelere olan karşıtlığı ve devrimciliği sebebiyle vatandaşlıktan dahi çıkarılan bir yurtsever kendisi. Ancak hiçbir zaman halkına ve yurduna olan sevgisi için mücadele etmeyi bırakmamış. Yurdunda olanları ve halkının yaşadıklarını tüm dünyaya duyurmuş yazdıklarıyla. Kitaba gelecek olursak, 8 öyküden oluşan bir kitap. Amerika’nın ‘arka bahçesi’ni dizayn etmek için sık sık kullandığı askeri darbelerden payını alan ülkelerden biri olan Guatemala’da, yapılan bu askeri darbeler etrafında geçiyor kitap.Amerika’nın ülkemizde de kullandığı komünizmle mücadele dernekleri üstünden yapılan fişlemeleri, işkenceleri, faili meçhul cinayetleri görüyoruz. Ülkenin yaşadığı bütün vahşeti, komşu ülkelerden gelen paralı askerlerin ve darbecilerin yerlilere uyguladığı toplu katliamları, tecavüzleri çok vurucu şekilde anlatıyor yazar. Bu anlatım sırasında büyülü gerçeklik akımından da faydalanıyor. Yazarın anlatımından çok içeriğin gerçekliği ve sertliği okumayı zorlaştırıyor zaman zaman. Ancak kesinlikle okunması gereken bir kitap ve yazar.
Guatemala'da Hafta TatiliMiguel Angel Asturias · Yordam Edebiyat · 2016105 okunma
Reklam
8/10
·544 syf.··
2021 4. kitabı
Gerçek veya yarı kurgu olması fark etmeksizin tarihi bir arka planla işlenen kitaplar ilgimi çekmiştir hep. Baudolino da bu yönden tatmin edici bir kitaptı. Kitaba da ismini veren baş karakter Baudolino gerçekten ilgi çekici ve sürprizlerle dolu bir karakter. İçinde yaşadığı çok iyi bir hayal dünyası var ve bunu fiiliyatta yalanlar üzerinden de somutlaştırıyor. Bunu yaparken yine de bir yandan ayakları yere basıyor, bunlara bir altyapı hazırlıyor. Onu yaratan Umberto Eco gibi. Kitapta çokça Hristiyanlık motifi ve kültürüne ait bilgi ve gönderme var. Gerçeğin nerede bitip, kurgunun nerede başladığı konusunda yer yer yanılgılara düştüm. Bu muhtemelen bu konuda yeterli altyapım olmamasından kaynaklanıyor. Ama bu, hikayedeki zevk ve merak unsurunu azaltmadı kesinlikle. Hatta sizi araştırmaya ve öğrenmeye itiyor. Sadece edebi olarak değil, teoloji ,tarih, felsefe, sanat, antropoloji konularında da. Dini motiflerin, mitlerin vs. insanlar tarafından nasıl oluşturulduğu ve yine insanlar tarafından değişime uğrayarak nesilden nesile aktarıldığına dair güzel örnekler mevcut. Sürekli değişen güç dengeleri, din ve iktidar ilişkileri, mezhepsel farklılıklar, iç savaşlar, Orta Çağ Avrupa'sı, Konstantinopolis ve doğu coğrafyası .... Kitabın yarısından sonra gerçeküstü öge ve karakterlerle mesaj verme ve göndermeler yapması benim için okumayı güçleştirdi diyebilirim. Hyptia, pigmeler, satirler, devler, cynocephaluslar, roclar gibi tarihi ve mitolojik karakter de girdi hikayenin içine. Bütününe bakınca okuması zor ancak oldukça doyurucu ve keyifliydi.
BaudolinoUmberto Eco · Doğan Kitap · 2024818 okunma
Puan vermedi·300 syf.··
2021 2. kitabı
Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Okuması da bir o kadar uzun sürdü. Bazen bana fazla teorik gelen anlatımı, bazen de örneklerin uzunluğu ve yer yer sıkıcılığı buna yol açtı diyebilirim.
İyi Aile YokturNihan Kaya · İthaki Yayınları · 20187,9bin okunma
5/10
·416 syf.··
2021 1. kitabı
Oktay Akbal’ın okuduğum ilk kitabıydı bu. Bendeki kitap 1979 Tekin Yayınevi baskısı. İçinde, ilk gençlik yıllarına denk gelen 40’lı yıllarda yazdığı, kendi hatıralarına dayandığını anladığımız sıradan durumlar, dönemin İstanbul’undan ve yaşamından kesitler sunan öyküler bulunuyor. Dili oldukça sade ve bazen açıkçası fazla basit geliyor. Tabi yazarın bu öyküleri yazdığında yirmili yaşlanırının henüz başında olduğunu unutmamak gerekiyor. Kitaba da ismini veren Önce Ekmekler Bozuldu, içindeki en iyi öykü bence. Aktif olarak savaşın içinde bulunmasa da, halkın psikolojisi, savaşın dolaylı etkileri gibi konulara sade bi dille değiniyor. Bir diğer güzel öykü de Mahmut Beyin Gazetesi. Ahşap bir evin dışına tebeşirlerle yazılar yazarak kendi gazetesini oluşturan garip bir adamın hikayesi. Aynı zamanda değişime uğrayan kentle beraber yaşanmışlıkların ve hatıraların nasıl silindiğine de değiniyor yazar bu öyküde. Genel olarak öykülerindeki 40’lı yıllardaki İstanbul betimlemeleri keyifliyken, yazarın kadınlara bakış açısı ve anlatımları da bir çok yerde bir o kadar keyifsiz...
Edebiyat
Önce Ekmekler BozulduOktay Akbal · Doğan Kitap · 2019248 okunma
8/10
·460 syf.··
2020 13. kitabı
İki ciltlik seri bitti. Biraz zorladı çünkü yer yer bir romandan çok söylev kitabı okuyormuş da bunu destekleyici hikayeler anlatılıyormuş gibiydi. Aslında bunda da bir sorun yok ama roman okuma isteğiyle başlanınca bu durum hoş olmuyor. Yazarın görüşlerinin birçoğuna katılmakla birlikte hikayenin arasında, sürekli bir şekilde uzun uzun kendi hayat görüşüne göre durum tahlili yapması can sıkıcı olabiliyordu. Her şeye rağmen okudukça 200 yıldır burjuva çıkarcılığın, faşizmin ve din tüccarlığının değişmediğini ve hala yaşadığımız çağda bilimi, laikliği, gerçeği, eşitliği anlatıp, bunları savunmak zorunda kalmak çok acı. 2020 yılında hala tarikatla ve cemaatlere akıtılan paraların ve verdikleri dini eğitimin çok sayıda insanın beynini yıkamasının yanında devlet eliyle okullarında gerici eğitim verilmesi, devletin kadrolu din personeli bulunup laikliğin ayaklar altına alınması, yandaş basının iktidardakinin, güçlünün yanında yer alıp aynı yalanları tekrarlayıp halkı kandırarak farazi bi dünya yaratması, burjuvazinin ve iktidarın her sıkıştığında ırkçılıkla ve savaş çığırtkanlığıyla gündemi değiştirmesi gibi gibi olaylarla karşı karşıya olan bizler için kitap aslında çok tanıdıktı. Evet, "Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır” ama kitabın sonundaki gibi gümbür gümbür ve kitlesel bi kabullenişle olmuyor maalesef. Günümüzde her şey o kadar deformasyona uğruyor ve yalanlar o kadar çok tekrarlanıyor ki gerçeğe ulaşmak ve geniş kitlelere ulaştırmak oldukça zor.
GerçekEmile Zola · Bordo Siyah Yayınları · 2016815 okunma
Reklam