öykü beste

7/10
·187 syf.··
2022 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2022 04:30
3.5/5️ bu yorumu ve puanı narnia’nın çocuklar için yazıldığını ve çoğu kişinin nostalji etkisiyle yüksek puan verdiğini bilerek yazıyorum nolur bana saldırmayın çocukken en sevdiğim evrenlerden biri olduğu için tekrar okumak istedim seriyi ilk kitap yani büyücünün yeğeni ne kadar beğenilmese de sürükleyiciydi bu kitap ise bilmiyorum, sanırım artık ya 21 yaşında olup altındaki hristiyanlık göndermelerini ve hikayenin ne kadar teolojik ögelerle dolu olduğunu hatta çocukları hristiyanlığa yöneltmek için yazıldığını farkına vardığım için biraz soğudum hala tüm kardeşleri seviyorum ama bu kitapta onların kişiliğinden çok ‘kudretli aslan’ ve narnia betimlemesi yapıldığı için çok fazla ilgimi çekmedi açıkçası aslan’ı seviyorum, seriyi de çok seviyorum ama dediğim gibi bazı şeyleri görebildiğim için aynı masum gözle bakamıyorum evrene ‘ay aman ne abarttın alt tarafı çocuk kitabı’ diyebilirsin ben de şuan kendime öyle diyorum AMA NAPIYIM ÇOK ÜZÜLDÜM BÖYLE OLUNCA plot ve gidişat bakımından eleştiricek olursam ilk yarıda bu kadar yavaş geçip daha sonra hızlanması da biraz okuma şevkimi kırdı, savaş sahneleri çok hızlı geldi bana (yeniden söylüyorum evet çocuk kitabı. savaş sahnesini ayrıntılı yazamazdı. biliyorum.) ama her şekilde seriye devam edip daha sonra filmlerini izleyeceğim vazgeçmek yok!!!
Edebiyat
Aslan, Cadı ve DolapC. S. Lewis · Doğan Egmont Yayıncılık · 20123,298 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·235 syf.··
2022 29. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2022 21:41
somerset okumaya başlamak için doğru bir kitap olmadığını söylemiş herkes ancak ben bu kitabı okurken de çok keyif aldım. strickland karakterini yazarken ünlü ressam paul gauguin’in hayatından esinlenmiş yazar bu bilgi bence kitabı daha da ilginç kılıyor strickland ne kadar sevimsiz olarak tanımlansa da sevilmeyen baş karakterlere olan ilgim yüzünden kendisine karşı tuhaf bi sempati geliştirdim (sanırım isimsiz anlatıcının sürekli onu savunmasından ve yaptıklarına gerekçe bulmasından da etkilendim) anna karenina’nın beni soktuğu o korkunç reading slumptan sonra severek klasik okumaya başlamamı sağladı bu kitap, sonlara doğru kopukluk hissetsem de bunun sebebinin anlatıcının strickland’dan uzakta olmasıyla bağlantılı olduğunu düşünüyorum. en çok hoşuma giden şeylerden biri kitapta çok fazla yan karakter tanıtılmasına rağmen hepsinin hikayeye katkı sağlaması diğeri ise isimsiz anlatıcının kendi içinde düşünceleri oldu. yazarın esaretin bedeli, boyalı peçe ve razor’s edge kitaplarını kesinlikle okumayı planlıyorum sanata ilginiz varsa bence akıcı ve kolay okunabilecek bir klasik olarak tercih edebilirsiniz
Edebiyat
Ay ve Altı PeniW. Somerset Maugham · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020751 okunma
9/10
·128 syf.··
2021 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2021 00:04
“Ben gerek kendimin, gerek benim olacak her şeyin ait olduğu yeri buluncaya dek hiçbir şeye sahip olmak istemiyorum.” Not: Bu bir inceleme yazısı değildir sadece fikirlerimi belirtmek istedim. Çok büyük bir Harper Lee hayranı olarak bütün hayatı boyunca en yakın arkadaşı olan Truman Capote’un eserlerini okumak için çok heyecanlıydım. Burdaki birçok incelemeyi okuduktan sonra sevip sevemeyeceğimden pek emin olamamıştım açıkçası. Bu yüzden kitabı almadan e-kitap olarak okumaya karar verdim. Tiffany’de Kahvaltı daha ilk sayfasından beni kendine çekti. Konusu kısaca; adını bilmediğimiz baş karakterin Holly’yle olan arkadaşlığını ve anılarını anlatması. Kitap bazı noktalarda hiç bilmediğiniz bir insanın hayatını dinliyormuşcasına ve samimilikten uzak bir hava verse de baş karakterimiz Holly’e hayranlık beslediği her noktada ben de Holly’e aşık oluyormuş gibi hissettim. Ne kadar hoppa bir insan ve geçmişi yalanlardan ibaret olsa da Holly okuduğum en kompleks karakterlerden biri. Tüm hikayesini duymak ve baş karakterimizle arkadaşlığının sürmesini isterdim. Kitabın beni etkileyen bir çok noktası oldu ve fiziksel olarak kitabı alıp tekrar tekrar okumak için şimdiden heyecanlıyım. Özetlersek, Harper Lee’ye ve kalemine olan hayranlığımı Truman Capote’da da yakaladığım için mutluyum. Kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. (Bazı noktalarda kültürel farklardan dolayı göndermeleri anlayamadım, araştırmam gerekti ve bu yüzden birçok insanın kitabı sevmediğini düşünüyorum. Bir de kitaptaki ırkçı göndermelerden rahatsız olduğumu söylemek istiyorum.)
1000Kitap
Tiffany'de KahvaltıTruman Capote · Sel Yayıncılık · 20082,140 okunma
9/10
·200 syf.··
2021 15. kitabı
Manga hakkında o kadar iyi şeyler duydum ki bir heyecanla ve oldukça yüksek beklentilerle elime aldım ve okumaya başladım. Kesinlikle söylenilenleri boşa çıkarmayan bir mangaydı. Genelde mangalarda çizim iyiyse kurgu ve karakter gelişimi pek iyi olmaz ya da tam tersi olur. Ancak bu manga konu olarak işlenmesi gereken ve daha çok insana ulaşması gereken bir şeyi işleyerek tüm saygımı kazandı. Zaten çizimler abartısız şekilde mükemmeldi. Özellikle bir kaç sayfaya çok uzun süre bakıp inceledim hayran olarak. -spoiler içerir- Konuya gelirsek işitme engeli olan bir kızımız ve çocukluğunda oldukça haylaz olan bir oğlanımız var. Erkek karakter yani Şooya sıkıldığı ve sınıf arkadaşları hatta öğretmeninden bile neredeyse takdir aldığı için Nişimiya'ya sürekli eziyet ediyor. Bu eziyetler gitgide artarken sınıf arkadaşları da ona katılıyor hatta öğretmeni bile bu eziyetlere ve dalga geçilmesine gülüyor onunla beraber. Ancak Nişimiya tüm bunlara karşı sakin kalmaya çalışıyor her zaman onlara kibar davranıyor. Bir gün tüm olaylar dayanılmaz hale geldiğinde tüm kabahat Şooya'ya kalıyor. Sınıf arkadaşları ona bu olaylarda katılmamışcasına onu yalnız bırakıyor. Ve olay bu şekilde ilerliyor. İkinci cilt için çok heyecanlıyım açıkçası çünkü bu cilt beklentilerimi karşıladı. Bu cilt sadece çocukluk dönemlerini kapsıyordu. Kesinlikle okumanızı öneririm, anlatılması gereken çok fazla şey sığdırılmıştı 200 sayfaya :')
1000Kitap
Sessizliğin Sesi - Cilt 1Yoshitoki Oima · Satori Yayınevi · 2019765 okunma
8/10
·248 syf.··
2021 14. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mart 2021 23:01
Kitaba başlamadan önce burdaki neredeyse tüm incelemeleri okudum. Önce beklentim çok yükseldi ve sabırsızlandım okumak için. Daha sonraysa son bölüme dek tüm beklentilerimin çöp olduğunu hissettim. Ancak fazlasıyla yanılmışım. Çoğu kişi kitabın çok karakterli olduğunu düşünmüş ancak çoğu klasik kitaba göre karakterler çok anlaşılır şekilde tanıtılmıştı. Kitabın konusunu ve kırılma noktasını burdaki bir çok incelemede okuyabilirsiniz ben bundan bahsetmek istemiyorum. Son bölüme kadar inceleme yazmayı düşünmüyordum çünkü bir kırılma noktasını yanlışlıkla okuduğumdan pek şaşırmadım. Ancak son bölüm hakkında hiçbir fikrim yoktu ve iki üç kez dönüp tekrar okudum. İnanmam çok güç oldu ancak tüm ayrıntıları birleştirdiğimde her şey yerine oturdu. Kitap bir ailenin imkansız gibi gözüken ama acı şekilde gerçek olan parçalanışını anlatıyor. Kitapta bir çok kurban var ama bence tek bir suçlu var. Karakterlerin bazıları gençliklerinin bazıları ise insani duygularının kurbanı oluyor. Baş karakterimiz yani Cady ise aklının ona oynadığı oyunların. Eğer kitaba psikolojik roman klasmanı altında bakmazsanız muhtemelen sıkılacaksınızdır. Çünkü kitap tamamen düşünce ve duygu yoğunluğu temelinde kurgulanmış. Cady hariç hiçbir karakteri tam anlamıyla tanıma şansımız olmuyor, hiçbirinin ada hariç hayatlarını bilmiyoruz çünkü baş karakterimiz sürekli düşünceleri içinde kayboluyor. Kitapta oldukça metafor ve kelime oyunu var, çok akıcı bir dille yazılmış zaten kitaptaki gizem okumaya devam etmenizi sağlıyor. Tavsiyem şudur ki son bölüme kadar kitaptan vazgeçmeyin. Kesinlikle okunmaya değicek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Not: Bu kitabı ağlamak için okunabilecek kitaplar başlığı adı altında olan bir videodan görerek aldım ancak hiç ağlamadım sadece ruhumun derinliklerine Cady’nin duyguları ve
1000Kitap
YalancılarE. Lockhart · Pegasus Yayınları · 20172,267 okunma