Nefisle Mücadele, Tevazu ve Hakiki Kurtuluş
İnsan hayatındaki en büyük mücadele, dış düşmanlarla değil; kendi nefsiyle verdiği mücadeledir. Çünkü nefis; kibri, gururu, hevâyı, dünya sevgisini ve kötülüğü insana süslü gösterir. Terbiye edilmediğinde insanı helâke sürükler; terbiye edildiğinde ise Allah Teâlâ’ya yaklaştırarak kurtuluşa erdirir. Bu yönüyle nefis terbiyesi, insanın kötülüklerden iyiliğe, gafletten şuura doğru çıktığı bitmek bilmeyen bir manevi hicret yolculuğudur. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurur: “Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu kirleten ise ziyana uğramıştır.” (Şems, 9-10) Bir başka ayet-i kerimede ise nefsin bu amansız yönüne şöyle dikkat çekilir: “Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis, Rabbimin merhamet ettiği hariç, kötülüğü emreder.” (Yusuf, 53) Bu yüzden Mü’min, nefsine asla güvenmez; onu her an adeta bir elekten geçirir gibi hesaba çeker ve durmaksızın terbiye etmeye çalışır. Kibir: Şeytanın İlk Günahı Kibrin ve “benlik” davasının tarihteki en büyük ve en ibretlik örneği şeytandır. Allah Teâlâ, Âdem Aleyhisselâm’a secde edilmesini emredince şeytan gururuna yenik düşerek şöyle dedi: “Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten, onu çamurdan yarattın.” (A‘râf, 12) Şeytanın asıl problemi ateş ve çamur değil, kendisini üstün görme yanılgısıydı. Kendini kıyasladı, kibirlendi ve neticede Allah’ın rahmetinden ebediyen uzaklaştı. Bu yüzden insan; ilmiyle, makamıyla, malıyla, ibadetiyle, soyu ve güzelliğiyle asla kibirlenmemelidir. Nitekim ecdadımız bu hakikati ne güzel dile getirmiştir: “Kibirlenme padişahım! Senden büyük Allah var!” Nasıl ki olgunlaşan bir meyve tatlandıkça ve ağırlaştıkça ağırlığından dolayı başını aşağıya eğerse; gerçek bir Mü’min de ilmi, yaşı, tecrübesi ve manevi olgunluğu arttıkça o nispette mütevazı olur, kibirden uzaklaşır. Nitekim Hazret-i Muhammed
Hayat ve İnsan
"Görmeyi öğrenin. Her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu fark edeceksiniz." Leonardo da Vinci Bağlantıları kavrayacak basiret diliyorum kendim için.
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayır!) bilakis insan, kendi nefsi üzerine basiret sahibidir. (Kendisini en iyi tanıyandır.)* > Kıyamet/14
Kendinizi kimseyle kıyaslamayın. Allah’ın üzerinizdeki nimetlerini görün ve onunla sevinç duyun. Kimse, kimseyle aynı şartlardan geçmiyor, herkesin yaşam mücadelesi farklı. Çok kez dışardan toz pembe görünen hayatlar, zamanla içindeki acıları, sıkıntıları dışa vurmuştur. Ve unutmayın bir çok insan bizim onlara yüklediğimiz anlamdan ibarettir. Basiret sahibi bir Müslüman ise ancak yönünü, kendisini Allah’a yaklaştıracak kişilere yöneltir ve ancak onlarla hayırlarda yarışır…
Düşünmenin sezgi boyutu
Bilgi hazine , basiret ise onun hazinedarıdır.basiretinden fazla bilgili olan kişi , başkasının iyligini artırmak için dünyaya gelmiş gibidir.
Güzellik, aşkın ruhudur... Ruhun en saf, en duru haliyle tecelli eder: Dilde nezaket olursa söz incitmez, Gözde basiret olursa kalp yanılmaz, Akılda hikmet olursa yol şaşmaz, Gönülde sonsuz aşk olursa ruh solmaz. ___ /Güven Taşdemir