Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
Hayat bazen tek bir soruya sıkışır. Gitmek mi daha zor, kalmak mı? @sibel.dulger in #yokuştakiev kitabı, bu soruyu dokuz ayrı kadının hayatına dokunarak zihnimin en sessiz köşesine bıraktı. Her öyküde başka bir kadının sessiz çığlığı vardı. Bazen ihmal edilmiş bir evliliğin ardından anneannenin ocağına sığınan bir kadın, bazen bir inci küpeyle kendi esaretini fark eden biri, bazen de rutubet kokan bir evde kitaplarına sarılarak hayata tutunan bir başka kadın… Hepsi farklıydı ama hepsinde aynı duygu vardı, ait olmadığın yerde kalmanın ağırlığı. Meryem: Babasının iftirayla kararan kaderi, kızının kalbine bıraktığı hüzünlü bir beste… “Gole Meryem” hitabı içime işledi. İnci Küpe: Ev uyumlu görünse de aslında bir esaret. Küçük bir eşya, büyük bir uyanışa dönüşüyor. Yokuştaki Ev: Maddi imkânsızlıkların ve bencil bir eşin gölgesinde, kitapların tek kaçış bileti oluşu. Tolstoy, Woolf, Zweig… Kadının dostları, yol arkadaşları. Her sayfa başka bir iç hesaplaşma, her satır başka bir yara. Ama aynı zamanda bir umut da var, kadınlar ne kadar hüzünlü olursa olsun, küllerinden yeniden doğmayı biliyorlar. Tıpkı bir Anka kuşu gibi. Bu kitap bana şunu fısıldadı. ''Bazen gitmek cesarettir. Bazen kalmak direniştir. Ama en zoru, hangisinin seni daha az kıracağını bilememektir.'' Yokuştaki Ev, kısa ama etkisi uzun süren bir kitap oldu benim için. İçimde yankı bırakan öykülerle, hem kadınların görünmez yüklerini gördüm hem de kendi iç sesime kulak verdim. Eğer kalbe dokunan, düşündüren ve bitince bile zihinde yaşamaya devam eden öyküler arıyorsanız, bu kitap tam da o yolculuğun davetiyesi.
Yokuştaki EvSibel Dülger · Portal Kitap Yayınları · 202645 okunma
Faruki ve İslam Kültür Atlası
Puan vermedi·
Kalemin Kılıçtan Daha Keskin Olduğunun Örneği Faruki, kolayı yani salt teorisyen olmayı seçmedi, zoru yani pratisyen olmayı seçti. Ümmet bilincine sahipti. Medeniyetimizin kadim köklerine inmeyi ve hâkim kılmayı çözüm olarak gördü. İnandıklarını savundu, bu uğurda yaşadı ve şehit edildi… Allah rahmet etsin, bizi de affetsin… İslam, ne bugünkü Müslümanların tavır ve yaşayışları, ne İslam tarihinin şu veya bu dönemi, ne de İslam adına kaleme alınan şu veya bu kitabın anlattıklarıdır. İslam Kuran‟dır.” Ne doğunun adamı ne de batının… Doğunun hüzünlerini, kaygılarını ve duygularını batıya taşıyan adam… Böyle anılıyor şimdilerde kendisi… Vefat haberini Türkiye‟de ilk duyuran Mustafa Özcan hakkında şöyle diyecekti; “Öncü... Davetçi... Derdi olan bir insan... Organizatörlük yönü ağır basıyor… Sadece akademisyen olsaydı bir sorun teşkil etmeyecekti, o davasını teşkilatlı bir organizasyonla pratik hayata taşımaya çalışıyordu.” Lütfi (Arslan) abinin sürekli sor(dur)duğu iki sorudan ikincisi olan; bir gün dünya uyandığında biz uyanamasak dünyadan ne eksilecek sualine Faruki, hayatıyla en güzel cevabı vermişti sanırım… 21 Ocak 1921 `de Filistin`in Yafa şehrinde doğdu. Babası Abdulhüda Faruki İslami ilimlerde derin bilgiye sahip bir kadıydı. İslami eğitimine babasının gözetiminde evde ve mescitlerde baş ladı. İlk ve orta öğrenimini Saint Joseph Koleji`nde yaptı. Felsefe öğrencisi olarak girdiği Beyrut Amerikan Üniversitesi`nden 1941`de mezun oldu. 1945-1948 yılları arasında Celîle`nin son Filistinli valisi olarak görev yaptı. Görevi süresince Filistinlilerin haklarının ısrarlı bir savunucusu oldu. 1948`de İsrail Devleti`nin kurulup Filistin`in işgal edilmesi üzerine akrabalarının bir çoğu Beyrut`a iltica etmişlerdi. O ilk önce direnişe katıldı, ardından Müslümanlar
Alıntı
İslam Kültür Atlasıİsmail Raci Faruki · İnkılab Yayınları · 2022136 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
​Katili Bulmak Yetmiyor, Yazar Aklınızla Oynuyor!
8/10
·344 syf.··
2026 21. kitabı
Çok fazla psikolojik gerilim okuyan biri olarak yazarın bıraktığı ipuçlarını takip edip katili erkenden tahmin ettim ve açıkçası yanılmadım da. Türün müdavimleri için bu yönüyle biraz tahmin edilebilir bir kitap olduğunu söyleyebilirim. ​Ancak kitabın asıl başarısı tam olarak bu noktada devreye giriyor: Katili doğru tahmin etmiş olmama rağmen, okumaya devam ettikçe yazar beni o kadar ustaca manipüle etti ki sürekli kendi tahminimden şüphe duymaya başladım. Kitabın o tekinsiz kasaba havası ve kasvetli atmosferi insanı sürekli bir belirsizliğe sürüklüyor. Alice Feeney katilin kim olduğundan ziyade, yarattığı o muazzam şüphe psikolojisiyle okuyucuyu kendi aklından bile şüphe eder hale getiriyor. ​"Ben zaten katili buldum" dediğiniz anda bile sayfaları "Acaba yanlış mı biliyorum, yoksa başka bir oyun mu var?" sorusuyla çeviriyorsunuz. Katili bilseniz bile son ana kadar sizi o güvensizlik hissiyle sayfaların başında tutabilen, acayip akıcı bir psikolojik gerilim. Türü çok okuyanları bile şüphe krizine sokabildiği için kesinlikle şans verilmesi gereken bir roman.
Ne Yaptığını BiliyorumAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20227bin okunma
3/10
·416 syf.··
2026 12. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:00
Yani gerçekten ne okudum bilmiyorum, olay neydi nereye geldi onu da anlamadım. Sosyal medyada çok gördüğüm ve herkesin “muhteşem off harika”diye anlattığı bir kitap ama ben o muhteşemliği göremedim gibi. Zaten büyük bir reading slump’a girdim, bayadır kitapları elime alıp biraz okuyup of bu değil diye bırakıyorum. Bunu da başta öyle yaptım, çevirisini okuyayım dediğim pek içimi açmadı başlangıcı. Sonra videolarına baktım insanlar neler yapmış bu kitapla ilgili diye, ilginç ve eğlenceli şeyler görünce İngilizcesine şans verdim. Çoğunu atlayarak da olsa kitabı bitirdim mi? Evet Kendimi bu yüzden tebrik ediyorum. Buradan sonra spoiler içerir. Yani başlangıçta evet güzel ve gizemli bir şeyler, Josh olduğunu biz direkt öğrendik zaten ama orda baya heyecanlandım ben aa bak neler olacak faalan. Kız direkt anladı zaten Joshla görüşünce, yani işin heyecanı nerde? Durduk yere adam öldürüp niye kızın mafya amcasını bulup borçlanıp geldiler yani olay oraya nasıl bağlandı ben çözemedim? Az önce neler yapıyordunuz bir anda mafyaya nasıl bağladık?? Smut sahneleri de başta güzel gelmişti severek okudum ama sonra he tamam bildiğimiz şeyler diye geçtim hiç sarmadı. Yani bir gerilim, bir heyecan yok. Şöyle çığlık atmalı kitabı fırlatmalı patlama anları yok?? Her şey planlı ve okey yani kız heyecanlanıyo değişik fanteziler tamam en marjinal sizsiniz. Sonuç olarak reading slumptan çıkmamı sağlayacak bir kitap oldu gibi duruyor. Sonuçta aylar sonra bitirebildiğim bir kitap oldu, o yüzden teşekkür ediyorum kendisine. Ama yarısında keyif almadım, bağlanmadım kitaba. O yüzden başarısız diyorum ben. Pandemide Den of Vipers okumuştum, belki okuduğum ilk dark romance/smutty kitap olduğu için bir konusu ve amacı olmadan bile keyif aldım. Den of Vipers bundan daha iyi hissettirmişti
Lights OutNavessa Allen · Zando – Slowburn · 2024587 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 8. kitabı
Bazı yazarlar yalnızca bir hikaye anlatır;bazılarıysa okurun zihnine değil,doğrudan kalbine yerleşir ve orada uzun süre kalır.Benim için Zülfü Livaneli ikinci grupta yer alıyor.Şimdiye kadar okuduğum her romanı içimde başka bir kapı araladı;kimi zaman içimi sızlattı,kimi zaman umutla doldurdu,kimi zaman da beni derin bir sessizliğin içine bıraktı.Her kitabını bitirdiğimde,sanki elimden bir parça çekilip alınmış gibi oluyorum.Bu romanını bitirdikten sonra da aynı şeyi yaşamam beni şaşırtmadı.Bu yüzden eserlerini her zaman büyük bir merakla,kalbimde aynı heyecanla okumaya devam ediyorum.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,5bin okunma
6/10
·152 syf.··
2026 1. kitabı
Beş öykümüz var. Ben bu kitapta karakterler arasında neler döndüğünü hiç anlamadım. Bol aldatmalı ve ihanet içeren öykülerdi. Karakter iletişimleri de çok garipti. Uzun uzun konuşup aniden konuşmadaki bir cümleye kırılıyorlar, ortam geriliyo ama ben neye kırıldıklarını bile anlamıyorum. Hikayeler de bir garip ilerliyor, mesela ikinci öyküde adamın evi dağıtmasına nasıl hiçbir tepki verilmediğini ve adamın arkadaşlarının onu nasıl öyle kullanmalarına izin verdiğini anlamış değilim. Dördüncü hikaye biraz güzel ve içtendi ama diğerlerini kafa karıştırıcı buldum maalesef. Ama bu adamın öyle güzel yazım tarzı ve olayları aktarma becerisi var ki okuduğum şey bana ters bile olsa o okuyuş hazzını yaşatıyo bir şekilde. Seçtiği kelimeler ve anlatım gücü çok yüksek. Belki başka yazardan okusam yarım bırakacağım bu kitabı sırf ishiguronun dünyasında biraz daha kalabilmek için gayet keyifli şekilde okudum. Yani hikayeleri değilde daha çok hikayelerin anlatımını beğendim.
Noktürnler - Müziğe ve Günbatımına Dair ÖykülerKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 2017632 okunma