Yalın Tutkusu
3/10
·56 syf.··
2026 19. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:45
Biraz daha derinlik beklediğim bu kitapta yasak aşk, cinsellik ve saplantıdan başka bir şey bulamadım açıkçası okurken kitabın bitmesini istedim iyi ki de ince bir kitap.
Yalın TutkuAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20226,8bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:29
Atatürk ile ilgili kitapların kütüphanemde azlığı dikkatimi çekti bu kitabı okuduktan sonra. Atatürk ‘ün fikirlerini oluştururken kimlerden feyz ve esin aldığını bilmek istediğim için kitabı okudum. Tevfik Fikret’ten başlayalım. Çok önemli bir münevver olan Tevfik Fikret Atatürk ‘e batılılaşma noktasında esin kaynağı olmuştur diyebiliriz. Bir şiirinde Tevfik Fikret : Yüklen ne varsa getir bir parça meskenetfiken, ruhu ve idraki besleyen dizelerini söylemiş ,çağının çok ötesinde bir şairdir ve Atatürk'e ilham olmuştur.Kitapta Namık Kemal’in de Musafa Kemal’I etkileyen diğer bir vatan şairi olduğundan bahsediyor fakat bir farkla diyor : Mustafa Kemal Namık Kemal kadar romantik değildi fakat vatan, hürriyet konularında kendisini takip ederdi.Namık Kemal’in : Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini, yoğ imiş kurtaracak bahtı kara maderini dizelerine Atatürk ‘ten olumlu yanıt gelmiştir. Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, vardır kurtaracak bahtı kara maderini. Atatürk hepimizin bildiği gibi eğitime son derece önem veren bir liderdi ve özellikle okul yıllarındaki tarih öğretemeninden bahsetmiştir kitapta yazılana göre. Tarih bilmeden günü , geleceği yorumlamak mümkün olamayacağından tarihe fazlaca önem vermiştir. Fransız Devriminden esinlenmiş ve Fransız Filozof JJ. Rousseau etkilendiği ve esinlendiği bir diğer kişidir. Ziya Gökalp de etkilendiği bir başka aydındır aralarında nüans açısından bazı belirgin durumlar olsa da Ziya Gökalp Atatürk’ün zihninde yer etmiştir. İncelememi Atatürk’ün bir sözü ile bitirmek istiyorum: Çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydı bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım. Bu sözle Atatürk ‘ün donanımı, bilgisi ve bilgi açlığı kendisine bir kere daha hayran olmamı sağlamıştır.
Atatürk'ün Düşünce Yapısını Etkileyen Olaylar, Düşünürler, KitaplarŞerafettin Turan · Türk Tarih Kurumu Yayınları   · 2018502 okunma
Reklam
Puan vermedi·96 syf.··
2026 44. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:22
Yüzen Fazlalıklar, ilk sayfalarda beni biraz zorlayan bir kitap oldu. Başlıklarla ayrılmış olması nedeniyle başlangıçta birbirinden bağımsız öyküler okuyormuşum hissi yarattı. Ancak ilerledikçe aslında bir ana hikâyenin izlerini taşımaya başladığını fark ettim ve kitap benim için daha akıcı hâle geldi. Kitabın genelinde sessiz ama akıp giden bir anlatım vardı. Büyük olaylardan çok karakterlerin iç dünyalarına, eksik kalmış duygulara ve yer yer kavuşulamayan bir aşkın izlerine odaklanıyordu. Bu yönünü sevdim. Yine de kitapla ilgili en büyük eleştirim, ana hikâyenin arasına giren bazı bağımsız öyküler oldu. Özellikle farklı coğrafyalara ve bambaşka karakterlere uzanan bu bölümler, benim için ana anlatının ritmini bozdu. Ana hikâyeye bağlanmışken bir anda kendimi Japonya'da geçen başka bir öykünün içinde bulmak kopukluk hissi yarattı. Bu nedenle, o bağımsız öyküler yerine ana hikâyenin daha da derinleşmesini tercih ederdim. Sonuç olarak, beni "vay be" diyecek kadar etkileyen bir kitap olmadı. Ancak ana hikâyesi, sessiz atmosferi ve satır aralarına saklanan duygularıyla kendini okutan bir yanı vardı. İlk başta bocalasam da sonrasında ritmini bulduğum, iyi ki okudum diyebileceğim ama uzun süre aklımda kalacağını düşünmediğim bir kitaptı.
1000Kitap
Yüzen FazlalıklarFadime Uslu · Can Yayınları · 201655 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2018 123. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2018 00:00
Sen Mahir, yarısı yanık yüzüne insanların yolda dönüp dönüp baktığı, kısacık kapkara kolları, kısacık kapkara bacakları, ufacık kafası, çirkin, yamuk yumuk dişleri olan, babasız sabahların ustası sen Mahir Küçük, beynimi yaktın arkadaşım bu nedir Allah aşkına. Hikaye nedere başlıyor, nerede bitiyor bilmiyorum. Mahir anlatıyor ben dinliyorum, sonra bir bakıyorum Mahir'de benimle birlikte dinliyor anlatıcı meçhul. Kim bu derken bir bakıyorum Mahir yine başlamış anlatmaya. Öyle mi, böyle mi derken kitap bitti. Bense birbirlerinden başka arkadaşı olmayan, doğrusu bunu da pek umursamayan üç arkadaşın, düşe kalka yaşadıkları hayatlarına ve hikayelerine şahit olmakla kaldım. Şahit olduklarım doğru mu onu da bilmiyorum. Çünkü son sayfalarda zatı şahaneleri demiş ki; "okuyucunun kitabı okurken okuduklarının gerçek mi kurgu mu olduğunu kavrayamaması gerekiyordu" buyurun size kitabın özeti. Hikayeye kaptırmış okuyorsunuz, sonra acaba bu hikaye ne kadar doğru diye soruyor size "hık" diye kalıyorsunuz :) Benim için unutamayacağım bir okuma oldu kesinlikle. #arkakapak yazısında "annemi öldüreceğim gün, sabah yedide uyandım" yazıyor. Öyle kesin ve bilinçli yazılmış ki, kitabın sonuna kadar cinayet planı aradım. Buyursun benim de aklımla oynasın diyorsanız okuyunuz efendim. "On yaşındaki bir çocuğun düşleri, büyüyünce mi gerçekleşir bir tek? Kaç düşümüzü düşürmemiz gerekir bu düşe düşmek için?" "Bir insanı sevmek ayrı, ona ihtiyaç duymak ayrı şey..."
Kalbimde Çivilerle Uyumuş GibiyimAnıl Can Uğuz · Dex Kitap · 201861 okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2018 122. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2018 00:00
Bu gün Okuyan kadinlar kulubu ile birlikte #heraybirdünyaklasiği etkinliğimiz için seçtiğimiz #masumiyetçağı ile geldim. Eski pembe dizileri bol bol anımsatan bir okuma oldu benim için. Büyük, büyük, büyük aileler, kuzenler, kalabalık 'dost' meclisleri, herkesin arkasından bir burun kıvırmalar, bir arada olunca 'ah canım benim' ler falan :) Herşey den önce kibar insanlar efendim. Kibar seviyorlar, kibar sinirleniyorlar, kibar münakaşa ediyorlar, kibar aldatıyorlar, bir cömertlik, bir bonkörlük değmeyin gitsin. Zaten yabancı isimler konusunda sıkıntı çeken ben, bir de akrabalık bağları kimliklerine yansıyıp üç dört isim ile anılınca epey sıkıntı çektim. Konumuz imkansız bir aşktan fazlası. Eşinden ayrılıp büyüdüğü yere dönen Olenska açısından yalnız bir kadının toplumda karşılanışına değinilmiş. "aaa çok ayıp cıx cıx cıx her ne olursa olsun hemen kocasına geri dönmeli" şeklinde hali hazırda dillerinin ucunda tuttukları, acaba kime yapıştırsak diye bakındıkları dedikodular var mesela. Kuzeni May açısından saf aşk anlatılırken hem geleneklerine bağlılığına değinilmiş hem vazgeçmenin erdemine. Newland içinse aşk - tutku bir tarafta, sevgi - hayranlık - verilen sözlerin ağırlığı bir tarafta. Bir entrika ile karşılaşacağıma o kadar emindim ki, gel gitlere rağmen güzel bitti. Özet niteliğinde bir kaç alıntı bırakıp müsadenizi istiyorum efendim, kitapla kalın. "Evlilikleri diğer çoğu evlilik gibi bir yanda cehalet diğer yanda ikiyüzlülüklerle ilerleyen, maddi ve toplumsal çıkarlar uğruna bozulmayan yavan bir birliktelik olacaktı. Gerçek şeylerin asla söylenmediği, yapılmadığı ve hatta düşünülmediği bir dünyada yaşıyorlardı." "Gerçek yalnızlık, insanın yalnızca taklit yapmasını isteyen bütün bu insanların arasında yaşamasıdır." "Artık yalnız değilim.Yalnızdım ve
Masumiyet ÇağıEdith Wharton · Martı Yayınları · 20201,294 okunma
1/10
·192 syf.··
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 14:32
O yaşlarda bi anda başka bir aileye bu senin gerçek ailen hadi git diyip geri verilmek üzücü ve çocuk için travmatik olabilecek bi konu. Kitap boyunca bunu hatırlayıp üzülmeye ve hissetmeye çalıştım. Hiç umrumda olmadı. Ne içim burkuldu ne de kız kardeşlik kısmında içim ısındı. Zaten kitap 200 sayfa bile değil araya ensest sıkıştırılmış bir de. Son 60 70 sayfa biraz daha iyiydi ilk yarısına göre ama genel olarak hiç sevmedim.
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,076 okunma
Reklam
Reklam