Sanat ve Siyaset
8/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2026 306. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 03:07
Sıkı izleyicisi olduğum efsanevi yönetmen Ken Loach ile sıkı okuru olduğum genç Fransız yazar Édouard Louis in sanat,hayat ve siyaset üzerine söyleşisi.Sadece ülkemizde değil tüm dünyada gittikçe ağırlaşan çalışma şartları ve insanca yaşamın zorlaşması üzerine neden halen sağ siyasetin gündemi belirlediğini çözümlemeye çalışan ikili,savunmada kalan ve gündem üretemeyen, gittikçe silikleşen solun nasıl yeniden ayağa kalkabileceğini irdeliyor. Egemenlerin tahakküm altına aldığı halk kitlelerinin nasıl yeniden örgütlenebileceği,başka bir dünyanın mümkün olabileceğini tartışan,kısa olsa da ufuk açan söyleşiyi mutlaka okumanızı öneririm.
Sanat ve Siyaset KonuşmalarıÉdouard Louis · Tellekt · 2024118 okunma
Puan vermedi·236 syf.··
2026 183. kitabı
Zengin kız ne kadar zengin olsada okula gitmek zorundadır. Okulda arkadaş edinmekde zorlanır. İlk arkadaşı sınıfın tuhaf erkek çocuğu olur. Daha sonrasında başka bir kız daha onların arkadaş grubuna katılır. İkinci ciltte okula yeni gelen zengin bir erkek çocuk da bu arkadaş grubuna dahil olur. Yer yer komik eğlenceli bir seri. Manga panellerden oluşuyor. Güzeldi. Tavsiye ederim.
Ojojojo: Küçük Hanımefendi - Cilt 1-2Coolkyousinnjya · Süpersonik Komiks · 202310 okunma
Reklam
Zihnini Yeniden Yapılandır
Puan vermedi
Merhaba sevgili kitapseverler Bugünkü kitap yorumumuz ⚘️ Volkan Erkan Zihnini Yeniden Yapılandır Eskiler ne güzel söylemiş "Nasıl bakarsan öyle görürsün" diye Bakmak, görmek, gördüğünü hissedebilmek çok farklı yetenekler. Rehberimiz zihnimiz değil ruhumuz... Zihin, bilinç, ruh ve psikoloji en sevdiğim okuma tarzı.Bu anlamda "Zihnini Yeniden Yapılandır" bana farklı bir bakış açısı kazandırdı diyebilirim. İşin özü "İnsan ne olduğunu bilmek istiyorsa, önce ne olmadığını görmek zorunda."Bu hayatta sevmenin ilk adımı kendimizi sevmekle başlar.Kendimizi gerçekten sevmediğimizde başka insanları da koşulsuz sevmek bizim için imkansız hâle gelebilir. Bilinçaltımız bizi gerçek anlamda farkında olmadan yönetebiliyor. Zihnimiz ise bize istemeden de olsa oyunlar oynayabiliyor. Burada önemli olan bizlerin bilinçaltımızın iyileştirme, güçlendirme , zenginleştirme ve ilham verme gücüne inanabilmemiz. ⚘️Hayatın yasası inanç yasasıdır... ⚘️Yaşamın bedende değil de ruhta olduğunu fark ettiğinizde artık ölüm yoktur... ⚘️Bizi rahatsız eden "şeyler' değil, onların anlamını yorumlama biçimimizdir... ⚘️Eylemlerimiz düşünce ve duygularımızın yansımasıdır... ⚘️Zihninde sürekli başarısızlık düşünceleri olan kimse, başarılı olamaz... Zihnini Yeniden Yapılandır Volkan Erkan
Zihnini Yeniden YapılandırVolkan Erkan · Destek Yayınları · 2024169 okunma
Puan vermedi·559 syf.··
2026 19. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:14
Kitabı okurken de bitirdikten sonra de içinde net olan tek düşünce şu ki; Bu romanı gerçekten sevmedim! Yazarından dolayı sevmebilmek için çok neden aradım, ilk defa okuduğum bir yazar değil ve diğer kitaplarını severek okuduğum için bu romandan keyif almayışımın sebebini kendimde aradım sürekli. Ya da tam tersi romanın sonuna gelene kadar hep bir sonraki bölümde düşüncemin değişeceğine inandım. Ancak ne yazık ki olmadı.. Karakterlerle yeterince bağ kuramadım çünkü iç dünyalarına yeterince giremedim, her birine dışardan bakıyor gibi hissettim kendimi. Olayların da gerçek olamayacak kadar abartılı olması yine benim sevmediğim bir tarz. Bu eser başka bir yazara ait olsaydı günümüze kadar ulaşır mıydı emin değilim. Tasvir seven bir okur olarak bu romandaki tasvirler de beni yordu. Ayrıca müzikalini çok severek izlediğimi belirtmek isterim.
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
10/10
·496 syf.··
2026 39. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 13:40
Seneca'yı okurken bir filozof değil, iyi bir dost dinliyormuşum gibi hissettim. Ahlak Mektupları'nın gücü de burada sanırım. İki bin yıl önce yaşamış bir insan; ölüm, dostluk, kaygı, zaman ve hayatın anlamı üzerine öyle konuşuyor ki söyledikleri hâlâ güncelliğini koruyor. En çok sevdiğim yanı ise Seneca'nın hiçbir zaman bir ideolojinin sözcüsü gibi konuşmaması oldu. Stoacı olmasına rağmen başka filozoflardan öğreniyor, gerektiğinde kendi geleneğini eleştiriyor ve sürekli şu soruya dönüyor: "Bu insanın hayatına nasıl yardım eder? Kitabın önsözünü sonradan okumak ayrıca ilginçti. Seneca'nın sürgünler, hastalıklar, siyasi entrikalar ve sonunda zorla gelen ölümle dolu yaşamını öğrenince mektuplar başka bir anlam kazandı. Bu yüzden Ahlak Mektupları benim için bir felsefe kitabından çok, dönüp dönüp açılacak gerçek bir başucu kitabı oldu.
Felsefe ve Düşünce
Ahlak MektuplarıSeneca · Jaguar Kitap · 20191,513 okunma
Kahramanın Laneti
Puan vermedi·296 syf.··
2026 2. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 13:15
Frank Herbert’in "Dune" serisini yalnızca bir bilimkurgu klasiği olarak tanımlamak, okyanusu bir su birikintisi sanmaya benzer. Serinin ilk kitabı "Çöl Gezegeni Dune", klasik bir kahramanın yolculuğu anlatısının en görkemli örneklerinden biri olarak parıldar. Ancak bu görkemin ardındaki acımasız gerçeği ve anlatının asıl maksadını ancak devam kitabı "Dune Mesihi"ni okuduğumuzda kavrarız. Eğer "Dune" bir imparatorluğun kuruluş destanıysa, "Dune Mesihi" bu destanın arkasında bıraktığı kanlı enkazın, yıkılan hayatların ve mutlak gücün kaçınılmaz lanetinin ağıtıdır. İkinci kitap, ilkini yeniden okumamızı sağlayan, onu ters yüz eden ve Herbert’in asıl tezini açığa çıkaran bir anahtar işlevi görür. Kahraman Miti ile Yüzleşme ve Yapıbozum "Dune", Paul Atreides’in çöl gezegeni Arrakis’te ailesinin yok oluşundan, Fremen halkının mesihi Muad’Dib’e dönüşmesinin sürükleyici hikayesidir. Okur, yetenekli, asil ve haksızlığa uğramış genç bir adamın, doğaüstü yeteneklerini ve stratejik dehasını kullanarak zalimlerden intikam almasını ve halkını özgürlüğe kavuşturmasını coşkuyla izler. Bu, Joseph Campbell’ın monomit kuramının neredeyse kusursuz bir yansımasıdır. "Dune Mesihi" ise tam da bu noktada devreye girer ve perdeyi acımasızca aralar. Kitap, Paul’un zaferinden on iki yıl sonrasında, tahttayken başlar. Artık karşımızda çölün özgür savaşçısı değil, adına başlatılan kutsal cihatta altmış bir milyar insanın öldüğü, bürokrasinin ve kehanetin labirentlerinde sıkışıp kalmış, evrenin en güçlü ve en yalnız adamı vardır. Herbert’in burada yaptığı şey, kendi yarattığı kahraman mitini bilinçli bir şekilde yapıbozuma uğratmaktır. İlk kitapta hayranlık duyduğumuz Mesih figürü, ikinci kitapta bir tiranın, farkında olmadan zincirlerinden boşanmış bir yıkım gücünün portresine dönüşür.
1000Kitap
Dune MesihiFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20218,7bin okunma
Reklam
Reklam