İmam Gazali
Puan vermedi·3600 syf.··
2026 1. kitabı
İmam Gazali Hicri 450 senesinde dünyaya gelmiş(gönderilmiş)tir. Miladi 1058/1111 yılları arasında yaşayan Gazalinin doğduğu zaman ve zemin düşünüldüğünde Abbasi devletinin zayıfladığı Türk Milletinin İslamın yeni kılıcı olarak tarih sahnesine geldiği bir dönemdir. Öncesinde İslam Dünyası coğrafi olarak Fransa sınırlarına dayanmış Türkistandan Hindistandan Afrika içlerine kadar yayılmıştır. Bu farklı milletlerin İslamiyetle tanışması ve diğer dinlere mensup insanların tesiriyle Müslümanlar arasında farklı farklı fırka ve görüşler intişara başlamıştır. Yunan Felsefesinin tesirleri yahudilerin israiliyat nakilleri ve başkaca faktörler göz önüne alındığında İslamın özünden uzaklaşmanın başladığı ve bir teceddüd ihtiyacı olduğu göze çarpan bir dönemde Gazali gelmiştir. İmam Gazali Rumca öğrenip filozofların eserlerini asıllarından okumuş ve şii batıni mutezile ve diğer batıl fırkaların tabileriyle münazara ve müzakerelerde bulunmuştur. 55 senelik hayatının 11 senesini İnzivada geçiren Gazali sonraları bu İhyayı Ulumiddin isimli eserini telif etmiştir. Eser 40 parçadan oluşmakta eserde 4 kısımda İbadetler,adetler(yeme içme evlilik) münciyat ( necata kurtuluşa götürecek ameller) mühlikat( helak edici cehenneme götürecek ameller) ders vermektedir. Eser Dine tekrardan hayat verme manasını ihtiva etmekle beraber bazı alimler yeryüzünde Kur'andan başka eser kalmasa sadece yanında İhya olsa İslam yine de unutulmaz demişlerdir. Gazali eserinde sahabe tabiin tebei tabiin ve diğer önceki nesil ulemasından misallerle hayata dair rehberlik edecek tavsiyelerde bulunmaktadır. Eseri okuyan bir müminin etkilenmemesi mümkün olmadığı gibi eser yaklaşık 1000 yıldır hem İslam dünyasında hem diğer milletler ve araştırmacılarca okunmaktadır. Okuma yazma bilen günümüz müslümanının mutlaka okuması
İhyâ-u Ulumi'd-Din (4 Cilt Takım)İmam Gazali · Huzur Yayınevi · 20121,806 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Açık Parantez “Açık Parantez” Yazar Bilal Can ve Şair Ethem Erdoğan’ın -şiirin dünü bugünü yarını- ana başlığında şiiri ve şairi konu edindikleri kitaplarıdır. Çıra Yayınları etiketiyle, Ekim 2025’te matbuat âlemine dâhil edilmiş. Doksan dört sayfa hacmindeki eser, on bölümden müteşekkildir. Her bölüm, birden fazla soru cevap şeklindeki konuşmalardan oluşmaktadır. Yazar Bilal Can, konuşulması istenilen konunun kritiğini yaparak sözü alır ve devamında ilgili konunun sorusunu sorarak sözü Ethem Bey’e verir. Her ne kadar kitabın bazı bölümlerinde konu üzerinde söz alıp söz verme ile anlatım ilerlerse de daha çok Bilal Can Bey’in soruları üzerinden anlatım şekillenmektedir. Mesela Yazar Bilal Can, şiir konusu hakkında kendi fikirlerini serdettikten sonra ilgili sorusunun bir tanesini şu şekilde sormaktadır; “Şiir halen bir arayışın ürünü müdür yoksa kendini bulanların giriştiği bir “tavır” meselesi midir?” (Bilal Can, s. 71) Gibi. Şair, edebiyat işçiliğiyle soylu bir üretimi temsil etmektedir. Geçmişe göre günümüzde şair, “ulvi bir şahsiyet” hüviyetini taşımasa da yine şair, bir yontucu titizliğinde görevini ifa etmektedir. Şiirin tilmiz, kalfa ve usta boyutlarındaki yol alışlarıyla beraber, “Şiir geçmişe atıflarla ilerler” diyen Behçet Necatiğil tavrıncadır. Söylem, form ve modern yapı ile beraber şiirlerde hareket ve etnometodoloji de aranmaktadır. Elbette ki köpüğü alınmış okuma ritmine kavuşmuş şiirleri de bunlara dâhil edebiliriz. Şiirin tanımıyla beraber, şiirin ne'liği, şiirde ses, tını, biçem, öz, şiiriyet, anlam, şiirin etki gücü ve desibeli, şiirde ima, estetik, metafor, retorik, akıl ve metafizik, anlam derinliği, iştiyak, şiirin iyileştirici gücü, şiirde memba edinmek, şiirde bilinç ve bulunç ile şairin eski ve yeni konumu gibi onlarca ayrıntıya açılım
Açık ParantezBilal Can · Çıra Edebiyat Yayınları · 20262 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·216 syf.··
2020 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2020 00:00
Kısaca varoluşsal sancısı ve hayatın anlamını kavrandığında, yaşamın ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışan bir roman diyebilirim. Ancak bana göre kitaptan başkaca bir anlam daha çıkıyor. Delirmek herkesin harcı değil... Zenginler kendilerini iyi hissetmediklerinde, bunalıma girdiklerinde delirdiklerini düşünürler yada yardım alırlar. Fakat fakirlerin yaşam savaşı yada maratonu içinde delirmeye fırsatları yoktur, o koşuyu bırakamazlar ve sadece tamamen bitip tükendiklerinde, direnecek güçleri kalmadığında tedavi altına alınırlar... Yani akıl hastanesine kapatılırlar. Yazarın duru anlatımını ve karakterlerin iç dünyasında okuyucuyu gezdirmesini sevdim. Ancak delilikle ve normal olmamakla ilgili yersiz övgüleri olduğunu düşünüyorum. Ayrıca bence karakterlerin evrimini iyi yansıtamamış. Dolayısıyla okuması kolay ancak beni psikolojik olarak sarsmayan bir kitap olduğunu söylemeliyim. Paulo Coelho
Edebiyat
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,3bin okunma
8/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 13:53
Serinin üçüncü kitabı film tadında gidiyor..Yazarın bazı kelimeleri zorla sürekli okuyucuya dayatması dışında başkaca olumsuz söyleyebileceğim bir şey yok, iyi akıcı bir olay kurgusu sürükleyici bir kitap serinin 4. kitabına geçmeyi sabırsızlıkla bekliyorum..
Aksaçlılar Meclisi 3 - SavaşAhmet Haldun Terzioğlu · Panama Yayıncılık · 2020206 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 28. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 11:19
Dili oldukça keskin bir yazar. Tarihin dönüm noktaları, ağır topları, bilinen/bilinmeyen isimleri.. Ve dahası ile başkaca bir tarih kitabı okuması çok keyifli sıkıcı değil, araştırmaya oldukça teşvik edici. Okumadan ölme diyebilirim.
Aynalar: Neredeyse Evrensel Bir TarihEduardo Galeano · Sel Yayıncılık · 20201,454 okunma
Bir Kitap Sohbeti - 10
8/10
·256 syf.··
2026 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 01:48
✯Bellisperennis✯ ile birlikte okuduğumuz Irvin D. Yalom 'un Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek kitabının söyleşisini siz değerli okurların ilgisine sunuyoruz. ✯Bellisperennis✯ : Müsaade ederseniz öncelikle bir soru sormak istiyorum? Galeyan : Elbette. ✯Bellisperennis✯ : “Yüreğim umutsuzluk içinde; ölümden korkuyorum.” Bu kitapta yer alan alıntıdan yola çıkarak sana bir soru sormak istiyorum. Siz ölümden korkuyor musunuz? Galeyan : Açıkçası ölümden korkmuyorum diyemem, elbette gün bu yaşamın sona ereceği düşüncesi ürpertiyor. Ama ölümden daha çok korktuğum şey ölüm korkusunun hayatımı anlamsızlaştırması. Siz korkuyor musunuz ölümden? ✯Bellisperennis✯ : İnançlarım gereği ölümden hiçbir zaman korkmadım. Benim için ölüm bir son değil, varoluşun başka bir hâlidir. Ancak oğlumun tanı aldığı günden bu yana, yaklaşık üç yıldır ölüm düşüncesi beni korkutuyor. Çünkü ben olmadığımda, özel gereksinimleri olan oğlumun hayatla nasıl mücadele edeceğini ve yaşamını nasıl sürdüreceğini düşünmeden edemiyorum. Galeyan : İnanç, ölümün bir son değil başlangıç olduğu düşüncesi bilgisini elbette sağlar, ama gerçekten bunu içselleştirmek gerçek anlamda ölümü tebessümle karşılayabilmek zor mesele sanırım. Sizin korkunuz ölümden değil, öldükten sonra oğlunuzun nasıl bir hayat yaşayacağı endişesinden kaynaklı. Sanırım bir teslimiyet de burda gerekli, Allah çocuğunuzun da Rabbi. ✯Bellisperennis✯ : Söylediklerinize harfiyen katılıyorum. Ancak bir anne olarak konuya baktığımda, duygularımı her zaman kontrol altına alamıyorum. Yine de bu düşüncelerin hayatımı karartmasına izin vermiyorum. Çünkü ölüm kaçınılmazdır; hepimiz için. Önemli olan, anda kalabilmek ve hayatın bize sunduğu anları yaşayabilmektir. Galeyan : Evet ölümüm varlığı, varlığı anlamsız kılmamalı tam tersine, dediğiniz gibi ölene kadar yaşayabilmek önemli. Peki sizce
Duygu ve Düşünce
Güneşe Bakmak Ölümle YüzleşmekIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20173,374 okunma