Ezgi

Bu sinsi anıların hangi niyetle kapımı çaldığını bilmiyordum ama daha ilk buluşmamızda düne ait hiçbir kırıntının bugüne sebepsiz yere musallat olmadığını, anlatmak isteyeceğim hemen her şeyin, o sırada bana öyle görünmese bile eninde sonunda gelip bir sebebe dayanacağını söyleyen Çiğdem Hanım'a inanmıştım. Zaten hızla haklı çıkmıştı.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
... "mırıldandığımız şeyler kalmayınca aramızda ağızda söz, gövdede ter bir aşk bunlarla biter harflerin gülüştüğünü senin adına gördüm."
Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun? Bütūn hayatımca bu cam kırıklarını beyin zarımın üzerinde taşımak ve onlar oynatmadan son derece hesaplı düşünmek zorundayım. Bir filimde görmüstüm doktor: Senin gibi gene bir doktor olan ve sözüm meclisten dışarı, delice planlar kuran Frankeştayn adlı biri, büyük bir bilim adamını öldürerek beynini çalyordu. Ona karşı koymak isteyen iyi niyetli bir genç adam da Frankeştayn'la mücadele ederken, içinde beynin bulunduğu kavanoz kırılıyor ve cam kırıkları bu ūstünyne batyordu. Biliyorsun filimlerde böyle iyi niyetli genç adamlar olmasa her şeyin sonu çok kötu biter; üstelik bu işin sonu, iyi niyetli adama rağmen çok kötü bitti: Cam kırıkları hiçbir zaman beynin üzerinden tam manasıyla temizlenemedi, çünkü, beyin zarının zedelenmesinden korkuldu. Bence bu tehlike göze alınmalıydı; fakat o zaman bu, başka bir hikaye olurdu ve biliyorsun ki doktor, ben bütūn hikâyelerin başka tūrlü olmasını isterim aslında. Iste doktor, yukarida sözü geçen beyindir kafamın içindeki.
Fakat ülkemizde en çok yetişen, köylüdür. Köylü, bütün iklimlerde yetişir. Köylünün yetişmesi için, çok emek vermeğe ihtiyaç yoktur. Köylü bozkırda yetişir, yaylada yetişir, ormanda yetişir, dağda yetişir, kurak iklimde yetişir, ovada yetişir, sulak iklimde yetişir. Çabuk büyür, erken meyva verir. Kendi kendine yetişir, kendi kendine meyva verir. Biz köylüleri çok severiz. Şehre gelirlerse onlardan kapıcı ve amele yaparız.
Sayfa 111·Kitabı okudu