benim için yarım kalmış bir kitap
7/10
·360 syf.··
2026 2. kitabı
başkaldır ama kimseyi de incitme. değindiği noktalar güzel de olsa "e peki ne yapmalı" sorusuna pek bi cevap veremiyor. şey gibi biraz kısa videolar zihninizi köreltiyor. e onu biz de biliyoruz zaten be camus. biraz çelişkili bir durum hem dünyanın ve adaletin anlamsızlığına değinip öte yandan da insanın kendi onurunu koruması gerektiği düşüncesi. devrim ve başkaldırıda elbet bir kısım zarar görecektir zaten. ezilen halkın öfkesi elbet bir kısmı yakacaktır. bence bu noktada neyin nasıl olduğuna kafa yormak gerek.
Başkaldıran İnsanAlbert Camus · Can Yayınları · 20153,278 okunma
Puan vermedi·438 syf.··
2026 2. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2026 17:48
İnce Memed, her şeyden önce bir uyanış romanıdır. Yaşar Kemal yalnızca zulme başkaldırıyı değil, iyilik sandığımız şeylerin bile sorgulanması gerektiğini fısıldar okurun kulağına. Çünkü bazen senin iyiliğin, bir başkasının felaketi; bazen de insanın kendi vicdanına kurulmuş bir tuzaktır. Yazar, “kendi iyiliğine bile başkaldır” diyerek ahlâkı konfor alanından çıkarır, onu rahatsız edici bir yüzleşmeye dönüştürür. Yaşar Kemal başlı başına büyük bir zenginliktir. Bu zenginlikten kendini mahrum bırakmak, yalnızca edebî bir kayıp değil, düpedüz bir ruh yoksulluğudur. Onu okumamak, insanın kendi derinliğine sırt çevirmesidir. Roman boyunca Abdi Ağa’nın ölümünü beklemek, hatta istemek, okuru neredeyse fiziksel bir öfkeye sürükler. Son sayfalara kadar, Memed’in onu kendi eliyle öldürmesine rağmen içteki o ateş ve öfke sönmek bilmez. Çünkü bazı insanlar için ölüm, işledikleri kötülüğe oranla fazlasıyla hafif bir bedeldir. Daha da sarsıcı olan ise köylülerin tutumudur. Aç kalma korkusuyla, karınlarını doyurma uğruna kötüyü bile baştacı etmeleri… Zulmü meşrulaştıran bu sessiz kabulleniş, okuru delirtecek kadar gerçek ve acımasızdır. Yaşar Kemal burada yalnızca bir ağa düzenini değil, korkuyla teslim alınmış insan ruhunu anlatır. Ve bu anlatı, insanın kendi karanlığıyla yüzleşmesini kaçınılmaz kılar.
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yaratıcı bir dehanın sancıları
7/10
·451 syf.··
2025 29. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 15:28
Kitap Emile Zola’nın Rougon-Macquart serisinin 14. kitabı olmakla birlikte serinin diğer kitapları gibi tek başınada okunabilir. Şaheser’de ana karakterimiz ressam Claude Lantier eskiye meydan okuyan, resimde sıkıcı tekniklere, dini motiflere, klasik romantizm anlayışına yeni bir soluk getirecek olan açık havada, doğal güneş ışığı ile yapılan resimler ile yeni bir akım yaratmak isterken çevresindeki arkadaşları ile kurulu sanat düzenine karşı bir başkaldır yapma niyeti ile yola çıkıyor. Claude Lantier etrafında neredeyse bütün sanat dallarından arkadaşları bulunmaktadır. En yakın dostları romancı Pierre Sandoz ve mimar Louis Dubuche’dir. Ama bunların yanında grubun içerisinde heykel traş, müzisyen, sanat eleştirmeni olarak hayatlarına devam eden karakterlerde mavcuttur. Dönemin Paris’i binlerce sanatçıya kucak açmış bir sanat merkezi olduğu için büyük bir rekabet söz konusudur ve bu uğurda doyurulamayan karınlar, soğuk atölyelerde titreyerek sabahlamalar, eski püskü kıyafetler ödenen küçük bedellerdir. Paris hem yaşam hem de sanat hayatı son derece serttir ve nihayetinde bu birbirine çok bağlı arkadaş grubu da değişik yollara savrularak bundan nasibini alacaktır. Claude Lantier’in yolculuğu bana olduğu gibi okuyacak olan başka okurlara da yaratıcı dehanın sancılarını, aşkı, takıntıyı, trajediyi ve Paris’i sonuna kadar hissettirecek.
Edebiyat
ŞaheserEmile Zola · İletişim Yayınları · 202459 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 196. kitabı
Ali Şeriati'nin İnsanın Dört Zindanı: Özgürlüğün BaşkaldırısıAli Şeriati (1933-1977), 20. yüzyıl İslam düşüncesinin en ateşli seslerinden biri olarak, İran Devrimi'nin entelektüel mimarlarından sayılır. Sosyolog, filozof ve vaiz; Sorbonne'da eğitim almış, Marksizm'den mistik İslam'a uzanan sentezleriyle tanınır. İnsanın Dört Zindanı (orijinal Farsça: Chehar Zendān-e Enson, 1970), onun üniversite öğrencilerine verdiği bir konferansın metni olup, Türkçe'ye Hüseyin Hatemi tarafından çevrilmiş (İşaret Yayınları, 1990; Fecr Yayınları, 2019). Yaklaşık 100 sayfalık bu eser, "insan nedir?" sorusunu merkeze alarak, bireyin özgürleşme yolculuğunu dört "zindan" üzerinden irdeliyor. Şeriati, Camus'nün "Başkaldırıyorum, o halde varım" felsefesini rehber edinerek, modern insanın tutsaklığını teşhis ediyor. Bu inceleme, kitabın ana hatlarını çizerken, onun zamansız çağrısını hem övüp hem sorgulayacak – zira Şeriati'nin öfkesi ilham verici, ama yol haritası bazen sisli.Kitabın Ana Çerçevesi: Beşer'den İnsana, Zindanlardan ÖzgürlüğeŞeriati, esere "beşer" ile "insan" ayrımını koyarak başlıyor: Beşer, biyolojik bir varlık – doğar, büyür, ölür; sekiz milyarlık bir türün parçası. İnsan ise "olmak" sürecinde: Bilinçli (kendini ve evreni idrak eden), seçici (güdüleri reddedebilen) ve yaratıcı (doğayı dönüştüren). Bu üç özellik, ideolojilerin (doğacılık, tarihselcilik, toplumbilimcilik) inkar ettiği özgür iradeyi simgeliyor. Kitap, insanı ezen dört zindanı sıralayarak, kurtuluşu "başkaldırı"da buluyor: Doğa, tarih ve toplum zindanlarından bilimle; iç zindandan "aşk"la sıyrılmak. Doğa Zindanı (Tabiatın Belirleyiciliği): En ilkel tutsaklık; iklim, coğrafya ve biyolojik ihtiyaçlar bireyi ezer. Çölde doğan savaşçı, kutupta sevecen olur – doğa kader yazar. Şeriati, bilimi kurtarıcı görüyor:
1000Kitap
İnsanın Dört ZindanıAli Şeriati · Bir Yayıncılık · 19849 okunma
Puan vermedi
Safahat Mehmet Akif sözünü esirgemeyen bir şair Yeri geldiği zaman Ya Rab yorulduk hep zulüm görmekten diyerek Yüce Allaha bile rest çekiyor bazı dizelerde bu isyana varabiliyor bilmiyorum doğrumu bu yanlış İnsan her zaman doğru yapacak diye kural yoktur zaten hiç bir insan sürekli doğru yapamadığı için yanılır hata yapar kusur işler Mümin müminin dostudur onun hatasına ortak olan değil onu düzeltendir Bende Mehmet Akifin Allaha olan isyanını yanlış hatalı ve kusurlu buldum isyanımız Allahtan gelenlere değil kulların yaşattıklarına Allah haksızlık yapmaz kulunu sınava tabi tutar Mehmet Akif cesur bir şair ve kalemini cesurca kullanıyor tabi cesur insanların haksızlığı haykıran kalem tarihte sürekli bir bedel ödemek zorunda kalmıştır Akifte dünyada yalnızlaştırılıyor ve ıssız kalıyor Evet Türk milleti olarak yaptığımız ayıpları saysak bir kitapta buna ayırmalıyız suçsuz yere hapse attığımız yazarlar ve zulüm gören hiç bir zaman bitmez Akif ölürken bile yalnız kalır hatırlayın cenazesini Safahat Türk şiirinin zirvelerindendir yalnız herkese göre bir kitap değil biraz tasavvufu seversen biraz Osmanlıcan varsa bu kitap şiir hastalarına sesleniyor biraz ağır bir dili olsada mükemmel  Safahat insana din sevgisi din saygısı aşılıyor düşmüşsün bir atalet ve yeis bataklığına çalışmadan cennet istersin kendine dalma yeise çalış vazifeye sarıl bir bak atiye maziye ataların böylemiydi Dün balkanlar parçalanırken dünden bugüne değişen hiç bir şey olmadı Filistin suriyede bebekler parçalanırken her giden firavunun yerini başka bir Nemrut alıyor tarih sürekli tekrar ediyor Evet Mehmet Akif üzülüyor dizeleriyle adeta isyan ediyor başkaldırıyor İslamda bu değilmi zaten çalış dine sarıl gerekirse kendi kötülüğüne başkaldır yeterki Allaha Ram ol Hakkı haykır ve yeise düşme Evet insanın
SafahatMehmet Âkif Ersoy · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 20177,5bin okunma
Gene okuyacağım gene okuyacağım...
Puan vermedi·639 syf.··
2024 136. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2024 19:46
Ben İnce Memedi bilmezden önce tanıyorum Yaşar Kemal'i. Yine de Kemal'in kemale erdiği bu hikâyedir. Tek benim övgülerim böyle bir kitap doldurur ama gerekmez. Bir daha okuyamayacağım için üzüldüğümü, gerçekten üzüldüğümü hatırlıyorum. Gerçekliğimi bile sorgulatmış demek ki bana. Bu bir kitap açar açar okurum keyfimce diyememişim. Yaşar Kemal gerçekten büyük bir usta. 2017 yılında bir kitabı geçti elime, o gün bugündür okuyor ama hiç bıkmıyorum. Belki de geç bulmanın verdiği bir açlık bu bilmiyorum. Düşünüyorum da bir insan çocukluğunda tanışsa Yaşar Kemal'in kalemiyle aynı olabilir mi hayata bakışı? Bir tamlama bu. Ben çok severim: hayata bakışım. Ferdi Tayfurun bir şarkısında geçer oradandır çok severim. Onu yirmisinde tanıdım. O benim ilk aşkımdı, hayata bakışımdı. Hayata bakışım. Bütün sevmelerin, övmelerin üzerinde bir güzel söz dizimi. İşte. Bazı insanları erken tanımak o hayata bakışa katkıda bulunuyor. İşte Yaşar Kemal'in kendisini değilse de kalemini tanımak böyle bir olay. İşte dedirtir. İşte bu budur. Bir kelimeye anlam yüklemenin ne demek olduğunu ben onunla öğrendim. O bir şey öğretmeye çalışmadı, ben kapmak istedim. Bazen Hürü Ana bazen Hürüce dedi. Ben orada olaya aydım. Ayırdına vardım ne zaman seren olunur ne zaman serence. Böyle bir şeyler. O yaptığı şeyi bilinçli mi yapıyor onu bile bilmiyorum. Bütün Çukurova değil de tekmil anavarza köyleri demesini seviyorum. Bir de o anlattığı insanların ciğerinden bir koku geliyor. Ben de yaşarken bunu hissediyorum. Biriyle konuşurken ne dediğini değil de ne demek istediğinin kokusunu alıyorum. İşte. Ben bunları Yaşar Kemal okumaktan biliyorum. Bugünlerde ne yaşadığımı bilmiyorum ama nefes almak gibi bir şey yaşadım okurken. Kendimi bulduğum tek anlar şu kitabı elime almaktı. İnsanlara gücümün yetmediği,
Edebiyat
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Adam Yayınları  · 021,5bin okunma