Sezgin’in yüzünde tuhaf bir gülümseme vardı. Yüzü bembeyazdı ama korkudan değildi bu, epeyce mutluydu ama mutluluğun yeterli bir kelime olduğundan emin değildim. Merakla sordum: “Lan bu ne hal?” “Ağbi, Tonguç Bey, rahmetli… Haklı çıktı. Herkesin ruhu aç, o yüzden aydınlanmaya ihtiyacı var demişti, hatırladın mı? Ben ruhsal aydınlanmamı demin yaşadım galiba, hehheh.”
...çoğu savunma veya devlet bakanı ve hatta birçok başkan ve başbakan da öyledir. Bunlar görevliler veya memurlar olarak hareket ederler ve böylelikle bu bireyler yaptıklarından şaşırtıcı bir şekilde yalıtılmışlardır: Hem kendi görüşlerinde hem de çoğu gözlemcinin görüşüne göre yalıtılmışlardır. ...bu faillerin rolleri veya makamları tarafından üretilen kaygan bir ahlaki yüzeye sahip oldukları görülmektedir.
Sayfa 109·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
İyi bir yalan başkasini da doğurur.
Sayfa 709 - Artemis·Kitabı okudu
Güç sahibi olan insanlar güçlerinin yok olmasını istemedikleri için, asla sistem değişikliğinden yana olmazlar
Sayfa 396 - Artemis·Kitabı okudu
Açıktır ki, çocuklar insani sıkıntıları daha katlanılabilir, talihsizlikleri ise daha keskin bir hale getirir, yaşamla ilgili kaygıları katlar, buna karşı ölüm düşüncesini yumuşatırlar.” Francis Bacon
“Ruhumuz değil midir bizi saçmalatan, ağlatıp güldüren? Aklımız başımızdayken yapmadığımız şeyleri içince yaparız. Neden? Ruhumuz özgürlüğüne kavuşur da ondan. Bir yudumla o ruh kendine gelir, toparlanır, hapsolduğu bedene burun kıvırarak bakar. Bak, der, bak beden kardeş, sen sıranı savdın, sıra bende. İş başa düştü! Bu ruh üç kere vurmaz mı? İlk kadehle ateş basar açılırsın, ikincisinde ağzın yüzün değişir, bir gülüp bir ağlarsın, üçüncüsünde esir alır, o dünyasına gider, sen de yatağına koşarsın.”
Reklam
Reklam