10/10
·152 syf.··
2026 88. kitabı
Beylik Çiftliği'ndeki Koca Reis adıyla anılan bir domuzun teşvikiyle hayvanlar isyan çıkartıp çiftliği ele geçirirler. Snowball başkan olmuştur ki, Napoleon adlı domuz yönetimi ele geçirir. Bundan sonra domuzlar, diğer hayvanlara insanların yaptığı kötülüklerden daha da kötüsünü yapmaya başlarlar.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,3bin okunma
7/10
·241 syf.··
2026 104. kitabı
Kings of Anarchy MC: New Mexico serisinin ikinci kitabı ve yine oldukça aklı başında bir kadın karakter okudum ya :D Baffle kulübün başkan yardımcısı 33 yaşında onun hikayesi ilk kitap çiftinin tam evlendiği sırada başlıyor . Adamın aile geçmişi dram dolu birde kulüpte asla istememesine rağmen üyelerden birinin kızı adama kitlenmiş . Ve tonla insan konu ile ilgili baskı yapıyor adama ona kitlenen kız zaten aşırı sinirimi bozdu . Neyse bunlar Başkanın düğünü için Vegas'ta otelde Nell'i neredeyse tecavüz edilecekken kurtarıyor . Bunlar karşılıklı konuşup birbirlerinin işi görülsün diye faydasal bir evlilik yapıyorlar . Sonra kulübe dönülüyor ve adam göz koyan kız ve onu destekleyenlerin olayları var tabi . Fakat bizim çift oldukça sakin kızın aile geçmişi ayrı nahoş ve kızın mesleği metal işçiliği çokta başarılı zengin bir hatun çıkıyor . Bu şekil bazı olaylar var yine ama sonda burada bir miktar aksiyon olsa bile ilk kitap ayarında aktı gitti .
Property of BaffleChristine Michelle · 01 okunma
Reklam
7/10
·230 syf.··
2026 103. kitabı
Kings of Anarchy MC: New Mexico adlı mc serisinin ilk kitabı kendileri gayet hoş orta karar aktı gitti kitap . Kadın karaktere bayıldım genel halleri soğukkanlı dramsız gerçekçi yaklaşımları falan nefisti . Sam 25 yaşlarında belli bir müddet orduda bulunmuş hoş bir hatun . Babası ikinci evliliğini yapıp kızından uzaklaşmış kızda amcayla takılıyor çalışıyor . Yolda giderken önünde giden kamyonun tekerleği çıkıp yandan geçen motorcuya çarpıp yoldan çıkarınca hemen yardıma koşuyor . Adam yaralı haldeyken yolun karşısında elinde silahlı onlara ateş edecek birini görüyor ki o adam yüzünden motorcu yoldan çıkmış durumda . Kadın belinden silahı çıkarıp adamı vuruyor ben ana ne oluyor dedim şahaneydi :D Sonra motorcunun teline bakıp orada en sık ismi geçenlerden birini arayıp durumu anlatıyor adamlar aynı benim gibi şok tabi :D Neyse geliyorlar ceset düşman mc grubuna ait hemen ortam temizleniyor yaralı kişi başkanları onu hastaneye götürüyorlar . Kadın nasıl aklı başında inanılmaz bunlarla beraber bir hikaye uydurup ona sadık kalıyor ve adamın başından kendine gelene kadar ayrılmıyor . Adam bunu görüyor ve kadına bayılıyor hem tipine hem asıl hallerine :)) Başkanın eskiden kulüpten bir kadından oğlu var kadın saçma sapan konuşunca kız adamda iyileşti diye çıkıp evine dönüyor . Kızın sakinliği gerçekçi halleri inanılmaz bakın :D Adam çıkıyor hastaneden bunu öğreniyor illa kıza gitmek istiyor . Tam ilk gece kızın evine düşman mc grubundan biri daha gelip kızı öldürmeye çalışırken kız onu da öldürüyor aşakshalaha Kulübü arayıp durumu anlatıyor adamlar koşup geliyor bu sefer başkanda tabi . Başkan Bigfoot'un kadına halleri dosdoğru düzgün bir adam olması gayet güzeldi .Sonrasında bunların yakınlaşması bazı aksiyonlar dram sıfır seks bile çok yoktu ama hoşça aktı gitti :D Bir
Property of BigfootChristine Michelle · ‎ Moonlit Dreams Publications · 01 okunma
Puan vermedi·374 syf.··
2026 46. kitabı
Genel olarak sevdim, çerezlik bir kitap okuyabilirsiniz. River işi ki bir oğlumuz var bu bir şehrin yoksul tarafında yazıyor. Yarış pisti ve araba tamir atölyesi var. Abisi daha önce çıkan bir ahır yangınında ölmüş. Onu kurtarmaya çalışırken River da bazı yaralar almış. Bir de arada bir gidip sokak dövüşü yapıyor. Ben dövüşlerle ilgili daha farklı bir şey olsun diye bekledim yazar sadece yazmak için eklemiş o kısmı yani ha şu içmeye gitti ha dövüşe gitti gibi bir şey olmuş çok bir anlamı yoktu. Kızımız Marly kendisi saf temiz akıllı bir kız. Babası şehrin başkanı mı valisi mi bir şeyi işte. Babası anası danası yani abisi hepsi kötü canavar gibi insanlar. Marlynin bir arkadaşı var Zara diye onun aklına uyup şehrin diğer tarafına gidiyor gizlice yarış izlemeye. Orada Riverı görüyor ve bam zaten ilk görüşte başlıyor her şey. Spoiler içerir River kızı görünce tanıyor hemen bu kızın abisi olucak it meğerse bizim riverın abisini yakan puştmuş. Başkan ve şeytan oğlu ortalığı yakıp yıkıp oraları da satarak ceplerini para doldurmanın peşindeymiş. Hatta çocuğun elinde ağın yakıldığı videosu vardı ama bu başkan oğlunu korumak için gidip çocuğu tehdit etti eğer o videoyu birilerine vermeyi düşünürsen eğer birilerine bir şey söylemeyi düşünürsen herkesi öldürürüm şunu yaparım bunu yaparım diye tehdit etti çocuk da mecburen o anda susmak zorunda kaldı. Tabi içindeki hırs bitmedi. Bu ölen abinin bebeği de var sevgilisi meğerse hamileymiş yazık.Neysebizim River ilk karşılaşmada gidip Marlye diyor daha sonra gel yine falan. Sonra marly dayanamayıp yine gidiyor. Bu arada Zara ve riverin kankisi jack miydi neydi o da sevgili oluyor. Marly ve River sevgili oluyorlar. Hatta kız ilk defa onunla birlikte oluyor falan. Ailesi tatile gitmiş diye ev boş rahat rahat takılıyorlar. River
RiverRia Wilde · Independently published · 20251 okunma
9/10
·420 syf.··
2026 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 02:24
Hayvanlaşan İnsan İnsan hayvanlaşmıyordu insanın özü hayvandı... Émile Zola – Hayvanlaşan İnsan: İçimizdeki İlkel Canavarın Anatomisi ​Giriş: İnsanın Özündeki Vahşet ​İnsan dedikleri canlı, zaten başlı başına bir hayvan değil midir? Bizleri medeni gösteren maskelerin altında, sadece ortaya çıkmayı bekleyen ilkel ve hayvani içgüdüler yatar; tıpkı kendi çıkarlarımız uğruna bir başkasının canına kıymak gibi. Émile Zola'nın bu eseri incelenirken, hikayedeki olay örgüsünden önce bu felsefi altyapıyı ele almak gerekir. Romandaki hemen her karakter, içten içe birinden intikam almayı düşünüyor ya da öldürme isteğiyle yanıp tutuşuyor. Hikayemiz gayet sakin başlarken, Roubaud’nun, karısı Séverine’in küçükken üvey babası tarafından tecavüze uğradığını öğrenmesiyle büyük bir kırılma yaşanır. ​Gelişme: Gurur, Arzular ve Raydan Çıkan Hayatlar ​Bu noktada Roubaud’nun verdiği tepki oldukça dikkat çekicidir. Roubaud, bu durumu karısının çocuk yaşta uğradığı bir trajedi olarak görüp ona şefkat göstermek yerine, tamamen kendi erkeklik gururuna ve mülkiyet hakkına yapılmış bir saldırı olarak algılar. Karısının istismara uğramasını adeta bir aldatılma, bir "boynuzlanma" gibi düşünmesi, içindeki ilkel mülkiyetçi öfkeyi tetikler. Bu hastalıklı gurur, Séverine'in üvey babası olan Başkan Grandmorin’in öldürülüp tren raylarına bırakılmasıyla geri dönülemez bir şiddet sarmalına yol açar. Olay, diğer bir karakterimiz olan makinist Jacques’ın cesede tanık olmasıyla devam eder. ​Jacques, içindeki büyük öldürme arzusuyla yanıp tutuşan bir adamdır ve bu vahşi sahne onun içindeki arzuları tekrar uyandırır. Onun bu karanlık dürtüsü genellikle kadınlara yöneliktir; onlarla yaşadığı herhangi bir birliktelik sırasında onları boğma ya da göğüslerine bıçak saplama isteğiyle yanıp tutuşur. Ta ki Séverine’i görene
Hayvanlaşan İnsanEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,967 okunma
Bir Steinbeck daha.. ve yine içimde birşeyler kaldı.
10/10
·123 syf.·
2026 79. kitabı
Steinbeck yine yaptı yapacağını... Benimmm canimmm John Steinbeck 'immm :) Ay Batarken i bitirdim ve kitabın ardından uzun uzun düşündüm. Bu eserde beni en çok etkileyen şey ne savaş oldu ne de çatışmalar. İnsanlardı. (!) Arkadaşlar tüm samimiyetimle söylüyorum Steinbeck'in karakterlerinde çok sevdiğim bir şey var: Onları okurken kurgu okuduğumu unutuyorum. Iç ses: harbi ben okumuyor yaşıyorum:) Bir süre sonra birinin derdine üzülüyor, diğerinin söylediği bir söze gülümsüyor, bir başkasına kızıyorum. Sanki aynı masada oturmuşuz da onları yıllardır tanıyormuşum gibi geliyor. Bu kitapta da beni en çok düşündüren şey sorumluluk duygusu oldu. İnsan bazen bir unvan taşıyabilir, (asker Tonder, başkan Order) bir göreve sahip olabilir ama asıl mesele onu ne kadar içselleştirdiğidir. Iç ses: sen bunu yapmayacaktın Tonder ama kızamıyorum da sana, haklı gerekcelerin var. Ahh bir de yalnızlık meselesi var. İnsanların aynı dünyada yaşayıp birbirlerinin acılarını ne kadar farklı algılayabildiğini gördüm..Kendi yükümüzü taşırken karşımızdakinin yükünü göremediğimiz anları... Iç ses: tamamen empati yoksunluğu.. Steinbeck'i bu yüzden seviyorum sanırım. Kahramanlar yaratmıyor, insanlar sunuyor. Kusurlu, kırılgan, güçlü, zayıf, neşeli, kederli insanlar... Iç ses: iyisiyle kötüsüyle sevdiriyor arkadassss :) Kitabı bitireli saatler oldu ama bazı karakterler hâlâ zihnimde yaşamaya devam ediyor. Bence iyi edebiyat tam olarak bu, kitap bitiyor ama insanlar gitmiyor! Bir solukta okunacak ama bitince epey düşündürecek bir eser arıyorsanız doğru yerdesiniz, overlokçunuz ayağınıza geldi, pardon Steinbeck:) Aman kaçırmayın stoklarla sınırlıdır diyeceğim ama değil. Şimdi başka kitabına aşırı bir iştahla gidiyorum Tutmayın küçük enisteyi :))) Sevgiler. Keyifli okumalar.
Ay BatarkenJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 20252,347 okunma
Reklam
Reklam