Puan vermedi·112 syf.··
2026 78. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 22:10
İstasyon... Kelime anlamı olarak state yani beklemekten geliyor. Farsça îstgâh...îstâden mastarından... beklemek...Durak...durmaktan... Durmak, beklemek...pasif bir hal insan için. Kendilik sınırlarını yoklamaya çıkan insan hangi duraktan yola çıkıyor? Otobüs, tren, tramvay, metro bekliyoruz duraklarda. Vapurları beklemek yeri ise iskeleler... Her nerede beklersek bekleyelim yolculuğun gölgeleri içimize düşüyor. Ve beklemek kaderimizde en çok payımıza düşen şey. Bir halden bir hale geçiş için vize hükmünde beklemek eylemi. Başkentler başkenti... Mırıldanıyorum Sezai Karakoç'tan..."Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine"... Deniz...bir özel isim ve yarı örtülü bir özne olarak denizler ortasında bir adaya gelir sürgün olarak... beklemek için. Bir halden bir hale geçmek için...bir başkentte...bir başkente bağlı bir adada...akıl almıyor değil mi? Başkenti ikiye bölen bir ada! Ancak hayal ülkelerin başkentinde ada olur...belki Kasım İstanbul'da... Hikaye kısmına hiç girmiyorum...çünkü beni heyecanlandıran...bir özel isim olarak değil, cins isim olarak denizdi...denizler ortasında bir başkent gettosu bir adaydı...ne yaşanırdı be....ne yazılırdı be....
İstasyonBirgül Oğuz · Metis Yayınları · 2020321 okunma
10/10
·628 syf.·
Beğendi
·
2025 157. kitabı
İstanbul'un Unutulan Tarihi, Tılsımları ve Efsaneleri Napolyon Bonapart'ın şu sözü ile başlamak istiyorum. Zira haklı olduğu birkaç konudan biri sayılır; " Dünya tek bir ülke olsaydı başkenti İstanbul olurdu." Asırlardır medeniyetlerin kesişim noktası, kıtaların birleştiği şehir, ticaretin, bilimin, sanatın mozaik olduğu, devletlere başkentler olan koca İstanbul. Dünyanın kalbi desek az kalır. Defalarca kuşatılan, her gelenin giderken ardında izlerini bıraktığı kadim şehir. Tarih kitapları, belgeseller, duyulan efsaneler ve öğrenilenler. Peki bizler bu şehri ne kadar tanıyoruz? Şüphesiz bu eseri okuduktan sonra sizler de benim gibi bu şehre olan saygınızı ve koruma içgüdülerinizi besleyeceksiniz. Ne güzel söylemiş Yahya Kemal Beyatlı : " Her yer her açıdan bir diğer yere benzeyebilir ama İstanbul yalnızca kendisine benzer. " Kitap İstanbul hakkında tarihi bilgiler, efsaneler ya da nesiller boyu anlatılıp Evliya Çelebi gibi üstadların yazıya dökmesiyle kalıcı hale gelen detaylar sunarken, diğer bölümlerinde adeta adım adım ilçelerini, ören yerlerini, müzelerini gezer gibi panoramik bir İstanbul manzarası bırakıyor okuyucularına. Ayasofya ve Sultanahmet, Topkapı Sarayı ve Harem ( Osmanlı döneminden detaylı bölüm), Kariye Müzesi, (benim en sevdiğim ve gezmekten hiç usanmadığım) İstanbul'un Hanları ve Çarşıları, Eminönü ve Divanyolu, Arkeoloji Müzesi, Mimar Sinan'ın İstanbul'u( ünlü eserleriyle detaylı bölüm), Eyüp ve Etrafı ( Pier Loti, Feshane gibi en uğrak yerlerin dışında tüm detaylarıyla), Camiye Dönüştürülmüş Kiliseler, (İstanbul'un fethinden de aşina olduğumuz bölüm) Bukoleon Sarayı ve Sur Kapıları, Karaköy- Galata, yine benim kalbim dediğim Beyoğlu-Taksim-Pera-Tünel ( burada Mekteb-i Sultani, Mısır Apartmanı, Çiçek Pasajı, Taksim Anıtı gibi birçoğumuzun aşina
1000Kitap
İstanbul’un Unutulan Tarihi Tılsımları ve EfsaneleriM. Abdullah Tuğ · The Kitap Yayınları · 202416 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·71 syf.··
Beğendi
·
2025 70. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 00:22
Zamana Adanmış Sözler, Sezai Karakoç’un 1975 yılında Diriliş Yayınları tarafından yayımlanan beşinci şiir kitabıdır. Kitap, 1960-1975 yılları arasında yazılmış şiirlerden oluşur ve Karakoç’un metafizik duyarlılığı, Diriliş düşüncesi ve İslami estetik anlayışıyla yoğrulmuş derin bir poetik evren sunar. 71 sayfadan oluşan bu eserde, şairin insan, zaman, medeniyet ve sevgili temalarını işlediği görülür. İçerik ve Temalar Zaman ve Metafizik: Kitap, adından da anlaşılacağı üzere zaman kavramına odaklanır. Karakoç, zamanı lineer bir akıştan ziyade, İslam medeniyetinin bütüncül bir perspektifiyle ele alır. Şiirlerde zaman, insanlığın dirilişi ve tevhid (birlik) fikriyle ilişkilendirilir. Sevgili Metaforu: Kitaptaki “sevgili” kavramı, çok katmanlı bir metafor olarak karşımıza çıkar. Sevgili, bazen bir insan, bazen İstanbul, medeniyet, Diriliş düşüncesi, peygamber ya da ilahi bir varlık olarak anlam kaymaları yaşar. Bu, Karakoç’un şiirinde İslam estetiğiyle bağlantılı tevhid anlayışını yansıtır. Diriliş Düşüncesi: Karakoç’un tüm eserlerinde olduğu gibi, bu kitapta da Diriliş düşüncesi merkezi bir yer tutar. Şiirler, bireyin ve toplumun manevi uyanışını, medeniyetin yeniden inşasını hedefler. “Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine” gibi şiirler, bu düşüncenin en güçlü ifadelerindendir. Karakoç’un modern şiir diliyle geleneksel ve metafizik unsurları harmanladığı bu eser, Türk şiirinde özgün bir yer edinmiştir. Mehmet Kaplan, Karakoç’un şiirlerinin propaganda ile şişirilmiş şöhretlerden daha üstün olduğunu vurgular. Zamana Adanmış Sözler, Sezai Karakoç’un poetik ve düşünsel dünyasının en güçlü örneklerinden biridir. Kitap, İslam estetiği, Diriliş düşüncesi ve metafizik temalar etrafında şekillenirken, modern şiir diliyle evrensel bir duygusal derinlik sunar. Şairin, “Uzatma
Zamana Adanmış Sözler - Şiirler VSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20211,626 okunma
Gençliğim Eyvah
10/10
·388 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Tarık Buğra Gençliğim Eyvah ’Dinlemiyorsun beni!’’ İhtiyar’in sesi hırçındı. Delikanlı umursamadı ama. Duruşunu da değiştirmedi: Dilinin ucu dişlerinin arasında, gözleri kısık, dudakları gergin. Sanki dünyada elindeki tabancadan başka hiçbir şey yok ve sanki o zamana kadar hiç tabanca görmemiş, öyle inceliyor. Zorlama bir esneyiş, yapmacık olduğu belli bir ilgisizlik; başını kaldırmadan mırıldandı: ‘’Dinliyorum.’’ ** Roman, kendi zamanına göre hatta günümüz romancılığında bile sıra dışı denebilecek karmaşık bir roman tekniğiyle yazılmış. Bölüm başlığından da anlaşılacağı üzere olan olmuş, biten bitmiştir. Şimdi olacak olan ise ancak geldikleri o sonun başlangıç noktasıdır. Söylemeden olmaz, romanın sıra dışılığı sadece başlangıcı, yazım tekniği değildir elbette. Konusu, kurgusu, dili, üslubu ve karakterleriyle; örneği o zamana kadar görülmemiş ve kendinden sonra da bir benzeri yazılmamış olmasıyla Gençliğim Eyvah diğer romanlardan ayrı bir yerdedir. Romanı incelemeye başlamadan önce yazarı biraz tanıyalım. Zira Tarık Buğra bu ülkenin kadri bilinmemiş yazarları arasında bence birinci sıradadır. Yazar, 1918 Akşehir doğumlu. İstanbul Üniversitesi Tıp ve Hukuk Fakültesini ikişer yıl devam ettikten sonra bırakmıştır. Asıl ilgi alanının edebiyat ve yazmak olduğuna karar veren Tarık Buğra aynı üniversitenin edebiyat fakültesine devam etmiş ancak son sınıftan ayrılmıştır. 1948’de Cumhuriyet gazetesinin açtığı Yunus Nadi hikâye yarışmasında Oğlumuz isimli hikâyeyle ikinci olunca dikkatleri üzerine çekti. Edebiyat dünyasında asıl ününü bir dönem TRT tarafından dizi olarak da çekilen Küçük Ağa adlı romanıyla kazanmıştır. Gençliğim Eyvah ise onun ‘’en önemli eserim’’ dediği romanıdır. Bir yanıyla dönem romanı olması, diğer yanıyla kendinden sonraki dönemlere de ışık tutması, toplum
Gençliğim EyvahTarık Buğra · Ötüken Neşriyat · 20181,312 okunma
Avrupa'nın Kısa Kültür Tarihi
6/10
·272 syf.··
2024 54. kitabı
·
184 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2024 00:00
Yoruma geçmeden önce hatırlatmakta fayda var; kitabın hacminden ziyade yoğun bilgi içermesinden dolayı geniş vakitte notlar alarak okumak iyi olur. Yazar, Fransa merkezli değerlendirmeler yaptığı kitabı 13 başlıkta oluşturuyor; ulusların oluşması (birliği oluşturan dil, edebiyat, resim, spor vb. unsurlar üzerinden değerlendirme yapılıyor), kent kültürünün (insanların boş zamanını nasıl harcadığı hususu (gazetenin ortaya çıkması ve kamuoyunun oluşması gibi)) oluşturulması, gösteri toplumu ve kültürel başkentler, savaş yılları, toplumsal cinsiyet (kadınların hayata katılması, oy hakkı vb.), sömürgeler (sömürgelere ait unsurların sergileri, şarkiyatçılık vb.), entelektüeller (tanımı, ortaya çıkış şartları, farklı ülkelerdeki karşılıkları vb.), kitle kültürü (önce tiyatrolar, kafeler ve sonrası radyo, televizyon internet), kültür politikaları (devletlerin yaklaşımları, eski-yeni arasında geçiş ya da tercihler), 1968 (üst üste gelen olaylarla birlikte öğrenci dalgası), kültürlerin dijitalleşmesi, kendine ait zaman mefhumu (tatil kavramının ortaya çıkışı) ve özel yaşam ile mahremiyet. Farklı ve ufuk açan bilgiler bolca var; 1851 yılında kurulan Reuters’i Londra’ya yerleşen Yahudi bir Alman’ın kurmuş olması, tüm coğrafyayı düzenleyen temel unsurlardan biri olan Greenwich Meridyeni’nin 1884 yılında başlangıç meridyeni kabul edilmesi (ve bunun Büyük Britanya’ya süper merkezilik atfetmesi), boş zaman ile seyahat arasında kurulan modern denklemi özetleyen asıl ismin Thomas Cook (1820-1890) olması ve Fransa’da ilk ücretli izinlerin 1936’da yasalaşması veya hava durumu tahminlerinin 1920’lerde başlaması gibi. Emmanuelle Loyer
Avrupa’nın Kısa Kültür TarihiEmmanuelle Loyer · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202226 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2024 17. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2024 19:46
İçimdeki Nepal’e gitme arzusunu durduramıyorum. Google’dan Nepal fotoğraflarına, dünyanın çatısına giden yollara bakıp hissimi dizginlemeye çalışıyorum. Katmandu’nun görmek istediğim başkentler arasında olması ilginç gelebilir ama ben bir gün gitmek istiyorum. Hem de yanımda bu kitapla. Seyir, Siddharta ve Ne İçin Varsan Onun İçin Yaşa kitaplarını okuyanlar bu kitabı da çok sever eminim. İnsanın kendini dizginleyebilmesi, düşüncelerini güzelleştirebilmesi, iyiye odaklanması, egosuyla mücadele etmesi için dili sade bir roman örgüsü. Pariste yaşayan Maëlle’ye kanser hastasi arkadaşı Romane, onun için Nepal’e gidip hastalığını tedavi etmesine yardımcı olmasını umduğu el yazmasını almasını ve kendisine getirmesini rica eder. Asıl hikaye burdan sonra başlar.. Hayatlarımızda kendi Shanti(huzur, barış)mizle karşılabilmemiz dileğimle
Bugün Kalan Hayatımın İlk GünüMaud Ankaoua · Yan Pasaj Yayınları · 20238,2bin okunma