Dizisinin adı the name of the rose(2019 yapımı olan)
Puan vermedi·736 syf.··
2026 7. kitabı
Orta Çağ’da bir manastırda geçen gizemli cinayetleri anlatıldığı bir roman. Baş karakterler William Baskerville ve öğrencisi Adso , manastırda yaşanan ölümleri araştırırken aynı zamanda büyük bir kütüphanede saklanan yasak bilgilerin peşine düşer. Kitap sadece bir polisiye değil aynı zamanda bilgi, din, güç ve sansür gibi konuları da işler. Özellikle “bilginin kimde olması gerektiği” ve “gerçeğe ulaşmanın zorluğu” üzerinde durur. Genel olarak kitap, hem gizemli bir hikâye anlatıyor hem de okura düşünsel olarak derin mesajlar veriyor.Ancak dili zaman zaman ağır ve detaylı olduğu için okurken zaman zaman akıştan kopabilir sıkılabilirsiniz ben bunu önlemek için dizisini de konuyu okudukça bölüm bölüm izleyerek ilerledim ancak öyle bitirdim siz de bırakmayı düşündüğünüzde aynısını yapabilirsiniz.;)
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma
Gülün Adı
8/10
·736 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
70 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 23:19
Umberto Eco’nun 1980 tarihli ilk romanı Gülün Adı, Orta Çağ’da geçen ustaca kurgulanmış bir gizem romanı. 1327’de Kuzey İtalya’daki bir Benediktin manastırında, Fransisken rahip William of Baskerville ve çömezi Adso, bir dizi cinayet soruşturması yürütürken dönemin dinsel, siyasi ve entelektüel çatışmalarının ortasına düşüyorlar. Eco’nun en güçlü yanı atmosfer yaratmadaki ustalığı. Soğuk manastır koridorları, labirent gibi kütüphane ve ağır Orta Çağ havası çok etkileyici şekilde betimleniyor. Roman aynı anda hem klasik bir katil kim romanı hem de akıl-inanç, bilgi-güç, yorum ve göstergebilim üzerine derin bir tartışma. Aristotle’un kayıp Komedi kitabı etrafında şekillenen fikirler kitaba ayrı bir katman katıyor. Ancak objektif olmak gerekirse, kitap yer yer oldukça ağır ilerliyor. Uzun teolojik diyaloglar, felsefi tartışmalar ve Latince alıntılar nedeniyle zaman zaman sıkıldığımı söylemeliyim. Polisiye bekleyenler için fazla yavaş, sadece fikir romanı arayanlar için ise gerilim dozajı ideal olabilir. Ben ikisinin arasında kaldım. Genel olarak, sabır gerektiren ama okuduktan sonra uzun süre düşündüren, katmanlı bir eser. Kolay tüketilen bir kitap değil; tarih, felsefe ve Orta Çağ ilgisi olanlar için değerli.
1000Kitap
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·406 syf.··
2026 20. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 12:57
"İnsan her zaman beklediği başarıyı elde edemez. Bir dedektif; dedikodular, efsaneler değil, gerçek olaylar arar. Bu olay umduğum gibi olmadı." (s. 258) Sir Charles Baskerville bozkırın ortasında ölü bulunduğunda, sebebin kalp krizi olduğu zannedilmişti. O bölgede yaşayan insanlar bu gizemli ölümün nedeninin insan avına meraklı azılı bir köpek olduğuna inanıyorlardı. İnandıkları bu teoriye göre, köpek yıllardır Baskerville ailesinin erkek fertlerini öldürmekteydi. Ancak Doktor Mortimer bu gizemin altında bambaşka bir mesele olduğu kanısındaydı ve tam bu noktada olayın çözümüne Sherlock Holmes ile dostu Doktor Watson koşacaktı. Dil akıcı, olay örgüsü ise macera dolu bir eser. Lakin beklentimin altında kalan bir şeyler olduğu kesin. Arthur Conan Doyle imzalı bir kitap olmasından dolayı elimden düşürmeden okuyacağım bir roman olur sanmıştım ancak çok şaşırtıcı hikâyeler olduğunu söyleyemeyeceğim doğrusu. Birbirinden farklı üç hikâyeden oluşan "Sherlock Holmes - Saklı Gerçeklerin Gölgesinde" eserinde anlatımın çoğunluğunu 'Baskerville köpeğinin sırrı' oluşturuyor. Son iki bölümdeki olay örgüsü nispeten tahmin edilmesi daha kolay ve daha az sürükleyici parçaları kapsar nitelikte. Neticede, yazar sisli bir atmosferin içinde okuru merak duygusuna boğmasına rağmen kalıcı bir iz bırakacak vuruşu tam anlamıyla yansıtamamış. Yine de Doyle'un kendi polisiye ruhuna uygun bir yazı yazmış olduğu gerçeği göz ardı edilmemeli.
Sherlock Holmes - Saklı Gerçeklerin GölgesindeArthur Conan Doyle · Yakamoz Yayınları · 2016705 okunma
Baskerville'lerin Köpeği
6/10
·272 syf.··
2026 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 00:00
Sherlock Holmes serisinin dördüncü kitabıydı. Yayınevi öyle bir kapak tasarlamış ki resmen aşık oldum: parlak, mor ve dikkat çekici tam benlik:)) Bu kitapta serinin diğer kitaplarına göre okura olayı çözmesi için süre tanınmış, tahmin yürütmesine zaman bırakılmış. Bu yönüyle beğendim çünkü önceki kitaplarda olayı Holmes çözüyor, okur izliyordu. Olayın içine dahil olmamıza fırsat verilmiyordu. Sir Charles'ın ölümü gerçekten de dikkat çekiciydi ama ben başından beri anlamıştım birinin herkesi fena oyuna getirdiğini. Nitekim sonuctaki tahmininde doğru çıktı, cinayeti işleyeni buldumm:) Her ne kadar kanıtlara hakim olamadıysam da. Seriyi bitirmek beni zorladı, bitirdiğim için çok mutluyum. Bir ara hiç bitmeyecek falan sandım. Bu kitapta yine sürükleyici değildi. Çok tavsiye etmem. Keyifli okumalar.
Sherlock Holmes - Baskerville'lerin KöpeğiArthur Conan Doyle · Martı Yayınları · 201711,4bin okunma
Puan vermedi·314 syf.··
2010 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2010 00:00
Lise yıllarındayken okumuş okurken ürpermiştim. Yazardan okuduğum ilk ve tek kitap. Hatta korku türünden okuduğum tek kitap.(Sherlock Holmes Baskerville köpeği türü her ne kadar korku olmasa da yine beni ürpertmişti) Stephen’in bu eserini okurken okulda sabahçıydım ve henüz gün tamamen ağarmadan okula giderken duyduğum ayak seslerinden korku sahneleri canlandırıyordum. Hatta bir sabah yine okula giderken ayağında terlik olduğu halde bir kadın koşar adım yanımdan geçerken birinden kaçtığını düşünmüştüm. Oysa belki de sadece ekmek almaya gidiyordu :)yaşım o yıllarda henüz 15 olduğundan belki de bu kadar etkilendim. Oysa korku filmleri beni asla korkutmazdı. Bir kitap nasıl oluyorda bu kadar etkilemişti. Belki bugün aynı kitabı okusam aynı etkiyi alamam. Ve bir büyüğümün tavsiyesi üzerine korku kitabı okumaktan vazgeçmiştim.
Hayaletin Garip HuylarıStephen King · Altın Kitaplar · 1989487 okunma
6/10
·243 syf.··
2020 253. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2020 00:00
Sir Arthur Conan Doyle’un Baskerville’lerin Köpeği adlı eseri ilk olarak Ağustos 1901 - Nisan 1902 tarihleri arasında The Strand dergisinde tefrika edilmişti. Aslında, öykü demek tuhaf geliyor bana, gayet 240 sayfalık bir romandı, her neyse. Kırmızı Kedi Yayınlarına da teşekkür borç bilirim; The Hound of the Baskevillers’ı “Baskerville’lerin Köpeği” şeklinde orijinal isme sadık kalarak çevirdiklerinden dolayı. Başka yayınevlerinde “Baskeville’ler’in Laneti” başlığını görmekten yılmıştım. Çeviriye de açıklık getirdikten sonra, kitaba dönelim: İngiltere’de, Dartmoor’da, soylu Charles Baskerville’in ani ölümüyle tekrar canlanan bir lanetli aile efsanesiyle konu alıyor. 1742 tarihli bir elyazmasıyla başlayıp Watson’ın olay mahallinden yazdığı raporlarla örülüp gelişen öykü, son sayfaya kadar akıbetini koruyor. Bu kitap, Umberto Eco’nun Gülün Adı’nı okuyanlar hatırlayacaktır; gerek eşkâli gerekse muhakeme yeteneğiyle Holmes’u anımsatan başkahraman Baskerville’li William ile gönderme yaptığı bu kitap, ani ve şiddetli korku yüzünden ölümle sonuçlanan kalp krizi vakalarını tanımlayan “Baskerville etkisi” terimiyle tıp literatürüne girmiş. Oldukça etkili bir eser aslında. Polisiye sevmeyen biri olarak, sevdim. Kitabı bile isteye sürekli geceleyin okudum ve o lanetli köpeğin soluğunu ensemde hissettim diyebilirim. Gerçekten oldukça gizemli, nereye bağlanacak diye okutturuyor. Bir şans verin derim, tabii okumadıysanız. Kitapla kalın!
Baskerville’lerin KöpeğiArthur Conan Doyle · Kırmızı Kedi Yayınları · 201711,4bin okunma