Yine en iyi bildiğimi yapıyorum erteliyorum. Buna tembellik diyorlar, umursamazlık zannediyorlar, sorumsuzluk diye söyleniyorlar. Ama aslında ben en çok kaygılandığım için erteliyorum. Ya başaramazsam diye erteliyorum. Başarabilceğime inandığım zamanı beklemek için kendimi oyalıyorum. Ya yeterince iyi olmazsa diye erteliyorum. Yetersizlikle yüzleşmekten köşe bucak kaçıyorum. Mükemmel olsun istediğim için erteliyorum. Çünkü kusurlu bir başlangıç yapmaktansa hiç başlamamak daha güvenli geliyor. Bazen yorulduğum için erteliyorum. Hep onu düşünmek daha başlamadan beni tüketiyor. Bazen nereden başlayacağımı bilmediğim için erteliyorum. Zihnimde tamamlasam da başlangıca ikna olamıyorum. Bazen de içimde bir ses zaten olmayacak dediği için erteliyorum. Bir öğrenilmiş çaresizliği tekrar ediyorum. Aslında yapacağım şey değil o şeyin uyandırdığı duyguyu erteliyorum. Kaygıyı erteliyorum. Dağılan ve toparlayamadığım duygumu erteliyorum. Yetersizlik hissini, yanılma ihtimalini, ödeyeceğim bedelleri, alamayacağıma inandığım ödülleri, beğenmeyecek gözleri erteliyorum. Tüm bunların hatırlatacağı anıları hatırlıyorum. Ne kadar ertelersem o kadar kaçıyorum. Ne kadar kaçarsan kaygılandıklarıma o kadar yakalanıyorum. Erteledikçe içimde büyüyor, gözümde büyüyor, aklımda büyüyor korkumda büyüyor her şey. Erteledigim her şey çığ oluyor taşıyamıyorum. Ertelediğim her şey mesafe oluyor kendimden uzaklaşıyorum. Benim derdim de, çözümüm de kaygımda saklı. Ertelememem gereken ilk şeyi destek alıp bu kaygıyı anlamak. Bana ertelettiklerinin ardında bu kaygıyı anlamak. Bana ertelettiklerinin ardında neyle yüzleşmekten kaçındığımı anlamlandırmak. | Gökhan ÇınarGökhan Çınar
Psikoloji
Bir varmış bir yokmuş...
ne bi başlangıç ne bi tam bitiş, olması gerektiği gibi.
Öylesine
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
23.32
"Başlangıç... ‎Her bir başlangıç bir sonun yazısıdır aslında..." M.A. romanından 🔏
Alıntı
Göğüs kafesi. Bir şehrin başlangıç, Ve bitişi.
Alıntı

zelis

@zelissbook
·
Göğüs kafesi. Modern dünya mezarlığı. Hayati organların saklandığı, kaburgalar tarafından korunan bir karadelik. Bir insanın karadeliğini açarsan, negatif basınç yüzünden tüm damarlar patlar. Yani insanı deşme. Yarasını deşme, acısını deşme, anılarını deşme: insanı deşme. Kendini de deşme. Gecmiş yalnızca acı verir, başka bir fonksiyonu yoktur. Ve geçmiş yalnızca deşilebilir, tedavi kabul etmez.
Sayfa 325·Kitabı okuyor
Ülkü Tamer'in dizesini hatırlıyorum: "İçime çektiğim hava değil, gökyüzüdür. " Bu gökyüzü, tüm bu yalnızlığımızın, bu yeni başlangıcın sessiz bir tanığı.
Alıntı
Yeni arkadaşıma bakınn✨🦋
1000Kitap