8/10
·224 syf.··
2026 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:30
Her bölümün sonundaki cümle yeni bölüme başlangıç olmuş. İlk başlarda sıradan beş hırsız olarak düşündüğüm ve kitaba başlarken kimler olduğu açıklanan Aslan, Ceylan, Porsuk, Bukalemun, Tuti kimdir diye birkaç kez baktığım karakterlere çakal ve tilki de eklendi ve sonrasında bir sayfa daha diyerek elimden bırakamadan okuduğum harika bir romandı. Karakterlerin kişilik özelliklerinin çok güzel sergilendiği ve kurgusunun nefis olduğu çok güzel bir eser okuyacaksınız.
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,400 okunma
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:44
Kitaba başlarken hedefim kaybettiğim okuma alışkanlığımı geri kazanmaktı ve bunun için bundan 6 sene önce okuduğum Simyacıyı seçmiştim iyi ki de öyle yapmışım. Hayatımızın belirli döneminde kendi kişisel menkıbemizin ne olduğunu düşünürüz onu fark etttiğimizde önce anlamayız sonra o bize kendini hatırlatacak işaretler gönderir. Benim hayatımın tam bu dönemindeydi işaretleri fark ettiğim ama adım atmadığım şimdi ise ne olursa olsun kendi kişisel menkıbemi gerçekleştirmem gerektiği ve yaşadığım tüm olayların aslında kendi kişisel menkıbemin içerisinde olduğunu farketmemi sağladı. Kitabın başında çoban olan Santiago sonunda yine aynı yere döndü ama bu sefer öğrendikleri ve aşkı vardı. Benim kitapta en etkilendiğim yerlerden biride Fatima ile olan ilk görüşte aşktı “ Ve aşktı bunun adı , insanlardan da çölden de daha eskiydi, tıpkı kuyunun yanında bu iki bakışın buluşması benzeri, iki bakışın buluştuğu her yerde, her zaman aynı güçle ortaya çıkardı.” “bir gün bu kadının kokusunu bıraktığını ve bu kadının yaşadığını bile bilmeden onu sevmiş olduğunu düşündüm ve bu kadının duyduğu aşk ona dünyanın bütün gizlerini açacaktı” ve benim için en anlamlı alıntı “ başarısızlığa uğramak korkusu şimdiye kadar Büyük Yapıta girişmeme engel oldu on yıl önce başlamam gereken şeye ancak şimdi başlayabiliyorum ama 20 yıl beklemiş olduğum için de mutluyum. “Düşüşüzü gerçekleştir emememmizin yanı sıra ona doğru ilerlerken aldığımız dersleri iyice öğrenmemmizi ister ama insanların çoğunluğu işte bu anda vazgeçerler çölün dilinde biz bu durumu şöyle tanımlarız Vanın palmiyeleri Ufukta görülmüşken susuzluktan ölmek” ve kitabın son sözlerinde en etkilendiğim ve son alıntı da “gerçekte kendi kişisel menkıbesi yaşayan kimseye karşı hayat cömerttir.” Eğer bu kitabı hala okumayan varsa kesinlikle
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,8bin okunma
Reklam
İnsan Doğasının Değişmeyen Aynası: Amerigo
Puan vermedi·104 syf.·
2026 11. kitabı
Tarih kitaplarıyla aram hiçbir zaman çok iyi olmadı; çoğu zaman onları fazla didaktik, bunaltıcı ve kuru bulmuşumdur. Bu yüzden Stefan Zweig’ın Amerigo’suna başlarken de beklentim oldukça düşüktü. Ancak karşımda kuru bir kronoloji değil, insan ruhuna ayna tutan bir eser buldum. Öyle ki bu okuma yolculuğu, bende pek çok farklı duyguya dokunmayı başardı. Kitabın geçtiği keşifler çağında, biz de bir doğu memleketi olarak Avrupa'ya yön verecek ve öncülük edecek pek çok ilme sahipken, sonrasında birçok konuda Batı'nın gerisinde kalmış olmamız beni derinden üzdü. İster istemez insan, bu toprakların yeniden bilimde ve sanatta dünyaya öncülük ettiğini görmeyi arzuluyor. Bu burukluk, geleceğimiz adına daha çok çalışmam ve üretmem gerektiğine dair sorumluluk hissi, küçük bir iç not bıraktı. Ancak bu tarihî hüznün ötesinde, satır aralarında ilerledikçe asıl şaşkınlığı insanlığın değişmeyen doğasında yaşadım. Satır aralarında gezinirken, aslında Amerigo Vespucci ve Kristof Kolomb'un arasının oldukça iyi olduğunu öğreniyoruz. Hatta bu durum Kolomb'un oğlu tarafından da doğrulanmış. Buna rağmen insanların kendi işlerine gelecek şekilde hikâyeler uydurması ve Vespucci'nin adı altında kendi hayallerini, heveslerini anlatmaları insanlığa olan güvenimi sarstı. Çünkü fark ettim ki insanlar, tarih boyunca çoğu zaman gerçeğin değil, kendi arzularının peşinden gitmişler. Bu durum, tarihin sadece kazananlar tarafından değil, aynı zamanda manipüle edenler tarafından da yazıldığını kanıtlar nitelikte. Kitabı okurken fark ettiğim bir diğer acı gerçek de şu oldu: Ağzı olan konuşmuş, eli kalem tutan herkes kendi hayal gücüne göre bir şeyler yazıp çizmiş. Doğru kaynağa ulaşmanın bazen ne kadar zor olduğunu görmek, kitap boyunca anlatılan olayların bana sadece tarihî bir tartışmayı
AmerigoStefan Zweig · Can Yayınları · 20141,933 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 17. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 01:45
Gecenin 02:00 sularında bu incelemeyi gözlerimde yaşlarla yazıyorum. Sevdiğim bir öğretmen arkadaşım oğlum için yazarına imzallattığı kitabı ilk ben okumak istedim ve geç saatlerde bitirmek nasip oldu. Son 50 sayfası kalbim üzüntüden ezilerek ama sonu güzel bitsin diye dua ederek geçti. Harika bir kitaptı. Ve spoiler vermemek için kitap başlarken kurulan cümleler sonuna kadar öyle güzel ilerledi.
Canım ArkadaşımÖzgür Balpınar · Genç Timaş Yayınları · 20222,531 okunma
Puan vermedi·310 syf.··
2026 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:42
Kitaba başlarken normal bir kurgu roman okuduğumu zannediyordum.Yaşanılan olayların gerçek olduğunu öğrenmem ve bu olayları yazarımızın yaşamış olması bende şok etkisi yarattı diyebilirim.Filmlere,romanlara konu olacak bir hayat yaşamış hem üzücü hem umut dolu. İngiliz asıllı anne ve Yemenli bir babanın kızı olan Nadia ve Zana Muhsen herkes gibi hayalleri olan iki genç kızdır.Daha 15 yaşında olmalarına rağmen,babası tarafından Yemenli bir aileye çocuk gelin olarak satılmalarıyla hayatları aniden tepetaklak olur. İki genç kızın hayatı bundan sonra hiç kolay olmayacaktır. Doğdukları modern hayatla gelin geldikleri yerin kültürü o kadar zıttır ki Zana bu durumu hiç bir zaman kabullenmek istemez isyan eder,bağırır çağırır,her seferinde dayakla,işkencelerle,tehditlerle susturulur.Yavaş yavaş o düzene ayak uydurmaya başlar tabi ama kaç yıl sürerse sürsün İngiltere'ye dönme,özgürlüğüne kavuşma çabasından da asla vazgeçmeyecektir.Sonunda çocuğundan olacak olsa bile.... Devam kitabı da varmış.Yazarımız diğer eserinde de hayat mücadelesini anlatmaya devam etmiş ama okuyabileceğimi düşünmüyorum bu kadarı yetti bana Zana Muhsen'in savaşçı ruhuna,güçlü oluşuna hayran kaldım sadece onamı annesine de. Kitabı okumak isterseniz ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız Anlatamam okumanız lazım çünkü Keyifli okumalar.
Annemi Bir Kez Daha GörebilsemZana Muhsen · Sonsuz Kitap · 20192,990 okunma
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
"Herkesin anlatacak bir hikayesi vardır.Ama ya hikayeniz yoksa? O zaman ne olur? Siz Janice'seniz, başka insanların hikayelerini biriktirmeye başlarsınız..." Başlarken tam da bu sözcüklerle kapı aralıyor kitap bize. Janice, evlere temizliğe giden, gittiği evlerde ,bir otobüs köşesinde veya bir kafede rastladığı, kendi tabiriyle sıradan insanların sıradışı hikayelerine tanıklık edip içinde biriktiren biridir. Başka bir tabirle "Hikaye Koleksiyoncusu" Bir gün evine temizliği gittiği ailenin, yaşlı akrabası Bayan B ile yolları kesişir. İkilinin yaptığı sohbetler, Bayan B'nin ona her seferinde parçalar halinde anlattığı hikaye , ikisinin dostluğu, Janice'yi kendi hikayesini ötelediği farkındalığına ulaştırır. Hikaye bize, hayat akışında başkaları ile yaptığımız empatiyi veya özeni kendimize ne kadar yapıyoruz sorusunu sorar. Kitabın, okudukça kalbimize iyi gelen , iyileştiren bir yönü olduğunu hissederiz . Sıradan insan hikayelerini, yazar o kadar güzel kaleme almış ki her bir sayfayı merakla çevirdim, son sayfaya gelince bittiğine üzülmeden edemedim. İnsan hikâyeleri okumayı, satırların o iyileştirici naif yanını seviyorsanız sizlere de mutlaka bu kitabı okuyun derim.
Hikaye KoleksiyoncusuSally Page · The Kitap Yayınevi · 2023123 okunma
Reklam
Reklam