Değişiklik aynı zamanda kayıp da demektir ve bu anlamda bir anne ya da baba çocuğunu her gün kaybedebilir, ta ki insan çocuklarının ileride neye benzeyeceğini öngörmeyi bırakıp o anda önünde olan çocuk üzerinde yoğunlaşsa daha iyi olacağını fark edene kadar.
Oysa ben toplum içindeki zor durumların ya da gerilimlerin hiçbir türüne katlanamam: İçim boşalır ve sonuç olarak ne söylendiği ve yapıldığını artık fark etmez olurum.
Anlamı bulmak, "bilinci rahatlatmak değil, harekete geçirmektir". (Frankl, 1967: 12) Sisifos Söyleni'nde Camus, anlama zorluklara ve mücadelelere rağmen değil, onlar sayesinde ulaştığımızı söyler. Karşımıza zorluk olarak çıkan her şey bizi uyanmaya, ilgilenmeye, bağlantı kurmaya zorlar ve anlamı yaratan da bu bağlantılardır.
Değişim gerçekleşmesi yönünde çaba harcamamız gereken bir şey olmaktan ziyade, hayatlarımız hakkında derinlemesine düşünme ve nasıl yaşadığımızı sorgulama sürecinin kaçınılmaz bir sonucudur.