Bo

"Sen de bunu oku!"
Madem, bütün o dinler yazıya dökülüp kitap olmuştu, demek ki kullanılması gereken iletişim tekniği buydu. Ben de bir şikâyet mektubu yazıp atacaktım havaya, ya da AIlah ya da Tanrı ya da şu ya da bu, her neredeyse, oraya! Madem Kuran, "Oku!" diye başlıyordu, ben de o mektubun başına "Sen de bunu oku!" diye yazacaktım!
Sayfa 193·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Çürüme..
Bir bakışta tanıdığım çürüme, toprağın üstünde olandı. Insan hâlâ nefes alıp verirken, kalbinde ya da beyninde küflenmeyle başlayan o çürümeyi biliyordum ben. Hayat tarafından ensemden tutulup sokulup çıkarıldığım derslerde, ancak o konuya kadar gelebilmiştik. Daha fazlasını bilmiyordum.
Sayfa 192·Kitabı okudu
Alıntı
Nefret ediyordum doğadan!
Nefret ediyordum doğadan! Her şeyin her şeyi yemesinden! Bütün döngünün, her şeyin her şeyi yiyerek sürüp gitmesinden nefret ediyordum. Başka türlü olamaz mıydı? Başka bir seçenek yok muydu? Bu muydu, o muhteşem ve mükemmel doğa, dedikleri? Bu doğayı yaratan her neyse ya da kimse, nasıl bir sadistti ki "Öyle bir düzen kuracağım ki sırf yaşamak için herkes birbirini gebertecek!" diyebilmişti. Birbirini yiyen o hayvanlar, her şeyi yiyen o insanlar, bütün cesetleri yiyen o böcekler, o böcekleri yiyen başka böcekler... "Hepsinin de ****a koyayım!" diye bağırıyordum. "Bu doğayı hayal edenin de, bütün bu et yiyip kan içme sahnelerine mucize deyip, hepsi için şükredenlerin de ta ****a koyayım!"
Alıntı
Hayatta kalmak istiyordum! Hatta öyle bir istiyordum ki, "Herkes geberene kadar!" diye bağırıyordum. "Varsa bu dünyanın bir kepengi, onu ben indireceğim!" Yaklaşık yarım saattir duymadığım ses de "Daha!" deyip beni onaylıyor-du. "Yaşayacağım!" diyordum ve karşılığında bir "Daha!" ge-liyordu. Gülüyordum. Bitecekti bütün bunlar!
Sayfa 190·Kitabı okudu
Alıntı
Ama bu defa, geceydi. Hem de dünyanın en karanlık gecesi. Çünkü cehennemde kimse yanmıyor ve tek bir alev bile yükselmiyordu. Oysa dünyayı aydınlatan, güneş değil, oydu: Cehennem ateşi... Belki biraz da morfin sülfat.
Sayfa 184·Kitabı okudu
Alıntı