Bo

Palavra!!
Dünyayı da defalarca uzaktan görmüştüm. Belgesellerde. Kapkaranlık bir uzay boşluğunun içinde, masmavi, yemyeşil, bembeyaz bir küre! Kesinlikle anlaşılmıyordu üzerinde çocuk s*kildiği! Ne savaşlarda birbirinin topuklarını ne de barışlarda birbirinin dillerini koparanlar görünüyordu o mesafeden. Ne atılan çığlıklar ne de söylenen yalanlar duyuluyordu. Sessizlik ve huzur içinde, ağır ağır dönen bir küre. Önemli olan hangi açıdan baktığın, derler. Palavra! Önemli olan, hangi mesafeden baktığın! Ben, mesela, o an, hayata ve her şeye bir mikroskopla bakıyordum ve hepsi de korkunç görünüyordu.
Sayfa 105·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Keşke..
Keşke biri de beni öldürse... Ama şöyle çok ani olsa! Sırtımdan vursa biri! Tövbe etmeye fırsatım olmasa... Cennete gitsem... Çünkü şimdi tövbe etsem, bir işe yaramaz, biliyorum... Onun için, ben ancak biri tövbe etme hakkımı elimden alırsa gidebilirim cennete. Anlıyor musun?
Alıntı
Matematikti her şey!
Ne de olsa bütün nefretler aynı yere dökülürdü: Yarına. Bekleyebilirdi. Bekleyecekti. Ben de onunla bekleyecektim. Ne de olsa gerçek bir korkaktım. Ve nefret, korkakların intikamıydı. Uzmanıydım! Insanın gözleri kararır, koltuğuna gömülür ve geberene kadar nefret ederdi. Ama önce de kendisi geberirdi. Beyin tümöründen! İntikam tümörü! Misket kadar bir tümör! Fazla intikam hayali kurmaktan... Havada kalmış intikamlar... Havada kalıp havaya karışmış intikamlar. Hepsini de çekiyorduk içimize! Becerebilsek, gözeneklerimizden bile çekerdik! Arkadan edilen küfürlerden ibaret kalmış intikamlarla dolu bir hava... Biraz da oksijen. Öldürmeyecek kadar. Ölme de bir işe yara, diye... Tabii ki insan hayatı kutsaldı ama sadece herhangi bir işe yaradığı sürece. Dolayısıyla yaradığı işin değeri her neyse, hayatınki de o kadardı. Yani biri çıkıp da o değeri karşılayabilecek olsa, o hayata da gerek kalmaz ve aradan çıkarılabilirdi. Matematikti her şey. Hatta sadece bir çıkarma işlemi. Nefretimi bu dünyadan çıkarınca geriye ne kaldığını bulabilsem, bitecekti bütün hikâye. Çünkü sonrası sadece gündelik hayattı... Belki biraz da morfin sülfat.
Sayfa 85·Kitabı okudu
Kaçak göçmenin kaçak işçiye dönüştürülerek kaçak mal üretiminde kullanılması, sürdürülebilir ekonomi ve sürdürülebilir kötülük açısından olağanüstü bir avantajdı. Çünkü kötülüğün de sürdürülebilmesi için belli miktarda bir çaba harcamak şarttı. Her şeyi insan doğasından beklememek gerekiyordu! Her neyse...
Alıntı
Meğer önce yarını unutmak gerekiyormuş...
Ama bugünü, dünü unutmak için yaşamak, hiçbir halta yaramadı. Aksine... Unutulması gerekip de unutulamayanlar, katlana katlana çoğaldı. Meğer önce yarını unutmak gerekiyormuş... Her doğanın yeni bir güneş olduğuna inanacak kadar unutmak... Her güneşi ilk ve son kez gördüğüne emin olacak kadar unutmak. "Bugünkü biraz daha geniş sanki!" ya da "Dünkü güneş daha ovaldi, değil mi?" diyecek kadar unutmak... Her günü ilk kez yaşıyormuş gibi hissedecek kadar unutmak gerekiyormuş... Ve de bağırmak: "Hangi dinde deja vu yok, ben ona inanacağım!" Ve de susmak: Nerede diriliş yok, ben orada olacağım..
Sayfa 70·Kitabı okudu