Varoluşçu psikolojinin öncülerinden olan Erich Fromm, kitabında “sahip olmak” ve “olma” ya ilişkin bakış açıları ve yaşam biçimleri arasındaki farkları ve sonuç bölümümde de gelişmiş toplum düzeyine ilişkin çözümlemeleri açık ve net bir şekilde aktarmıştır. Yaşama dair önemli görüş ve düşüncelerini aktarırken de Karl Marx’tan Hegel’e, Aristo’dan Spinoza’ya kadar önemli düşünür ve filozofların görüşlerine de yer vermiştir. Mutluluğa giden yolda bu farklı bakış açılarının insanları nasıl etkilediğini net bir şekilde ifade etmiştir. İnsanların dayanak aldığı referansların yaşama, insanlara, sevgiye, para kazanma, mal ve mülke, mevkilere bakış açısını nasıl değiştirdiğini ve “sahip olma” güdüsüyle hareket etmenin her yönden aç gözlülüğü, başkalarının zararına olan hırs ve başarı tutkusunu ve sonuçta mutsuzluk ve huzursuzluğu, sevgisizliği de beraberinde getireceğini dile getirmiştir. Tüketim toplumlarında genel olarak insanların “sahip olmak” güdüsüyle hareket ettiğini ve bu nedenle de değerler sisteminin nasıl çöktüğünü, toplumsal yozlaşma sürecinin nasıl hızlandığını bu değerli eserinde okuyuculara sunmuştur. “Olmak" ilkesini taşıyanların ise sahip olunan şeylerin kaybedileceğinden doğan endişe ve korkularının olmadığını, bundan dolayı da yaşam enerjilerinin, neşe, sevinç ve koşulsuz sevgi yoğunluklarının yüksek olduğunu, paylaşılmaktan keyif ve mutluluk duyduklarını, kısaca yaşama “mutlu olma”tercihleriyle baktıklarını ifade etmiştir. Yazar bu nedenle de sonuç olarak insanlığın kurtulabilmesi için ilk ve tek şartın “sahip olmak” ilkesinden “olmak” ilkesine geçmek olduğunu dile getirmiştir. Keyifle okuduğum ve sarsıcı bilgi ve düşüncelere temas ettiğim bu değerli kitabı değerli 1000Kitap okurlarına öneriyorum…