Şiddetli acılar çeken bir gencin kalbinin bir köşesinde bırakmak zorunda kaldığı sevdalısı ve acı dolu hastane günlerinin fotoğraf kareleri gibi zihinde canlandırıldığı bir kitap. Bu kitap yer yer gülümseme yer yer "hadi inşallah" yer yer gözyaşı ve çokca acı kokuyor.
Serinin ikinci kitabı olan Son Hafriyat, ekibin yetimhanede büyüyen takıntılı bir psikopatın işlemeye çalıştığı cinayetler serisini aydınlatmaya çalışırken suskunların konuştuğu bir kitap olmuş.
Bazen düşünüyorum bir insan kendinin en mükemmel halini nasıl yaratabilir diye. Doğayı sevsen insanı sevemiyosun insanı sevsen kendini.. Bu gibi derin düşüncelere daldığımda aklıma direkt Atatürk gelir. Yaşantısı boyunca Türk milletinin refahı ve mutluluğu için uğraşmış, yapılamaz denilen şeyleri bir bir yapmış zamanın en büyük liderlerinden birisi. İsmet Kür'ün kaleme aldığı bu anı kitabında Atatürk'ün karakteristik özelliklerini yaşadığı anılarla zihnimizde daha kalıcı bir hale getirebiliyoruz. Bu kitap Atatürk'ü özümsemek konusunda atılan imzalardan sadece biri.
Tolstoy'un ilk romanı olan çocukluğum bende yer yer derin izler bırakan, okudukça kendi çocukluğumun psikolojik alt yapısından izler gördüğüm nadide bir eser olmuş. Kitabın bazı bölümlerinde insan psikolojisinin evrenselliğini hissettiren yazarın bu romanı 20 li yaşlarında tamamlaması onun ağabeyi Volodya'nın zekasının gerisinde kalmadığının adeta bir kanıtı gibi.