Alexander Gottlieb Baumgarten
"Doğru bilgiye sahip olmanın en iyi yolu, deneyim ve gözlem yoluyla elde edilen bilgidir."
Bilgi
İlk denememi paylaşıyorum. Kusurlarınızı söyleyen arkadaşlar edinin. Dikkat edin! Kusurlarınızı yalnızca size söyleyen arkadaşlar. Lao Tzu ------------------------------------------------------------ NE KADAR GÜZELSİN? Ne kadar güzelsin? Hiç düşündün mü? Güzel deyince aklına ne geliyor? Bunu hiç düşündün mü? Dur hemen tahmin edeyim "beğenilen bir kadın bir erkek, göze hoş gelen bir manzara, kulağına gelen tatlı melodiler, beni al diye bağıran ayakkabı, mutlaka sahip olmalıyım dediğin bir otomobil veya ev, elimde olmazsa olmaz dediğin bir cep telefonu.." Galiba "güzel nedir? sorusuna verilebilecek ortak bir cevap bulamadık. Düşünce tarihinin tozlu raflarına hep beraber bakalım. "Güzel" konusunda ilk sistemli sorgulamanın Baumgarten tarafından yapıldığını göreceğiz. Ancak Baumgarten'ten çok öncelerde güzeli Platon, Aristoteles, Plotinus sorguladığı gibi raflar arasında daha yakından tanıdığımız Kant ve Hegel'i de görüyoruz. Ancak size bir şey itiraf etmek istiyorum: Güzel konusunda bildiğim ilk yargıyı çocukluğumun geçtiği evin bahçe komşusu olan Cemile teyze yapmıştı. Odun taşımasına yardım eden mahallenin çocuklarına "Siz ne güzel çocuklarsınız!" demişti. Bu cümleyi duyunca aklıma gelen ilk soru ne oldu tahmin edebilir misiniz? Ben söyleyim: "Erkek güzel mi olurmuş?" Platon "güzeli çok uzaklarda aramış gibi geldi bana. Güzel "idea"dır demişti. Ama "idea"nın nerede bulanacağını açıkladı mı açıklamadı mı bilmiyorum. Açıkladıysa da bulan var mı bilmiyorum. Acaba güzel olan ideal olan mıydı diye aklıma geldi. Peki ideal olan nedir? Aristoteles'e göre güzel, matematiksel olarak orantılı ve ölçülü olandı. O zaman "barok resmi, dadaist tabloları, kübik bir çalışma: Picasso'nun Guernicası'nı güzelden saymayacak mıyız? Plotinos için "ilahi aklın çevreye yansıması", Kant
Felsefe-Düşünce
Reklam
Alexander Gottlieb Baumgarten
"Güzellik, insan zihnindeki ve duyularındaki etkileridir. Güzellik üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır."
Güzellik
Alexander Gottlieb Baumgarten
"Güzellik, insan zihnindeki ve duyularındaki etkileridir. Güzellik üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır."
Sözler
Estetik Üzerine 1.Baumgarten-Aesthetica 2.Kant-Yargı Yetisinin Eleştirisi 3.Hegel-Estetik Dersleri 4.Schiller-İnsanın Estetik Eğitimi Üzerine Mektuplar 5.Benedetto Croce-Estetik 6.Terry Eagleton-Estetiğin İdeolojisi 7.Afşar Timuçin-Sorularla Estetik El Kitabı 8.Suut Kemal Yetkin-Estetik Doktirinler 9.İsmail Tunalı-Marksist Estetik 10.Estetik ve Politika 11.Georg Lukacks-Estetik 12.Anver Ziss-Estetik 13.Peter de Bolla-Sanat ve Estetik 14.Afşar Timuçin-Estetik 15.Nejat Bozkurt-Sanat ve Estetik Kuramları 16.İsmail Tunalı-Estetik 17.Moissej Kagan-Estetik ve Sanat Notları 18.Taylan Altuğ-Kant Estetiği 19.Ömer Naci Soykan-Estetik ve Sanat Felsefesi 20.Charles Lalo-Estetik 21.Alain Badio-Başka Bir Estetik 22.İsmail Tunalı-Grek Estetiği 23.Nicolas Bourriaud-İlişkisel Estetik 24.Jaques Rancière-Estetiğin Huzursuzluğu 25 Oğuz Haşlakoğlu-Sanat Felsefesi ve Estetik Yazıları 26.Bedrettin Cömert-Estetik 27.Rıza Tevfik Bölükbaşı-Sanat ve Estetik Yazıları 28.François Soulages-Fotoğrafın Estetiği 29.Adnan Acar-Estetik
Sanat
Cevap verilemeyecek kadar amahbul olanlara cevap vermemek lazımdır; imahbullardan uzak durmak en iyisidir Türkiye'de seçimler yaklaştıkça seçim stratejileri ve siyasi partilerin programları belirlenme yoluna girmekte. Araya cinnet toplumuna vurgu yapan daha vahim ve daha acil haberler girmediği zaman, gazetelerde, televizyonlarda, Twitter'da, sosyal medyanın diğer organlarında hep aynı konudan bahsetmekteler. Peki durum bu şekilde yürümekteyken ve acayip çıkışlar yapan bazı insanlar da akla sığmayacak kadar rasyonalite-dışı tuhaf laflar etmekteyken Cezayir'de Kabil toplumundaki bir kelime aklıma geliyor: "imahbal" (çoğulu "amahbul"). Nerden çıktı diye sormak istenirse eğer, yine sosyolojik bir örnekten çıktığını söyleyeceğim. Sosyolog Pierre Bourdieu'nün dersleri üzerine yayınlanmış kitaplarından birinde, "Çıkar ve Çıkarsızlık" kavramları üzerinde durulmaktaydı. Cezayirli Kabiller üzerine olan kitabında bu örneğe rastlamıştım. Bugün garip duran bazı akıl yürütme biçimlerini okudukça ve duydukça, aklıma bir daha Bourdieu'nün örneğine dönüp bakmak geldi. Cezayirli Kabillerde önemli bir kavram olan "onur" üzerine kurulu bir ahlak sermayesinin varlığından söz eden sosyoloğu takip edersek, vermiş olduğu ilk örnek çıkacak karşımıza. Bourdieu; burada, öyle bir insan tasvir ediyor ki, başkalarını çalıştıran, tıpkı bir feodal şef gibi her durumda kendisinde hak bulacak kadar cüretkâr, ekonomik vaziyeti çok iyi gitmese bile (veya prestij sermayesi alçalmakta olsa bile) her şeyi yapma yetkisini kendisinde gören, her şeyi başkalarından bekleyen, sözü sadece kendisinin sayan birisinden söz ediyor. Böyle insanlar var. Onlara Kabil halkında "amahbul" adı veriliyor. Bir utanmaz yüzsüz tarifi yapılmakta. Adap-ı muaşeret kurallarını aşacak, insanlarla iyi ilişkilerini bir yana
Reklam