Yazar ile Tokat kitap fuarında tanıştım, saat geç olmuştu öyle bir dolaşalım diye gittik, onun standına gittiğimizde kendisinin yazar olduğunu söyledi. Kusura bakmayın diyerek tanımadığımı söyledim ve mahcup olarak biraz da ismini sordum. Yine tanimamistim. Bir eserini söyledi yine tanımadığımı söyledim, başka bir kitabının adini söyledi yine ozurdileyerek kendisini bilmediğimi belirttim. Bana 'peki kitap okuyor musunuz?' Dedi. Şaşırdım, o esnada bir şey diyemedim. Sagolsun eşim, evet kendisi çokça okur, dedi benim için.
Düşündüm sonradan, nasıl bir ego, kibirdir bu. Okuma kriterimizi belirleyen siz misiniz Hilal hanım. Seni tanımamam veyahut tanıyıp da okumayı tercih etmemem benim okumayan biri olduğumu mu gösterir, yahut bilinçsiz bir okuyucu mu? Yazarliginiza, üretmenize saygım var, sizi okuyana da ama sizin de insanlara saygınız olmalı. Bu ne kibirdir! Zamanin ve maddiyatin bu denli önemli olduğu bir devirde seçici kitap okumak kadar normal ne olabilir. (Ayrıca geçmiş yüzyıllarda yaşamış yazarlar icin cok rahat yorumlar yapilabiliyorken, başarısız kitapları için zaman kaybı, hayat kötü kitaplar okuyacak kadar uzun değil değerlendirmeleri yapiliyorken günümüz icin bu malesef saygısızlık olabiliyor).
Eminim Buket Uzuner, Ayşe Kulin, Latife Tekin , Nurdan Gürbilek, Leyla Erbillerde bu türden bir ego, kibir yoktur.... Hilal Kahraman