Akad’ın tatlı akan suyu yerine acı su akardı
“Orada oturmak isterim” diyen, iyi bir mesken bulamadı,
“Akkad’da yatmak isterim“ diyen iyi bir uyku yeri bulamadı.
Anlamsız bir şekilde kendi kendimizin efendisi Olduğumuza, hayatın bize zevk, eğlence için verildiğine inanıyoruz. Oysa bunun ne kadar kötü olduğu gün gibi açıktır. Çünkü bizim buraya gelişimiz elbetteki birinin isteğiyle ve bir şey için olmuştur. Ama biz, yalnız zevkimiz için yaşadığımız hükmetti, gayet açıktır ki sonumuzda, efendisinin emrini yerine getirmeyen işçininki gibi anlamsız olacak. İnsanlar Tanrı’nın varlığını her şeyin üstünde olacak şekilde yaşasalar, insanoğlu elde edebileceği en büyük mutluluğa ulaşacaktır.