Onun anlayışına göre namuslu olmak, iş sahiplerinden gizli rüşvet almamak demekti… Ama devletten türlü türlü yolluklar, gündelikler çekmeyi, mülk kiralayarak karşılığında hükümetin her emrini, köle başeğmesiyle yerine getirmeyi namussuzluk saymazdı. 
Toprak kimseye mal edilemez; tıpkı su, hava, güneş ışığı gibi, toprağın da maldan sayılmasına olanak yoktur. Toprak üzerinde herkesin aynı derecede hakkı vardır. 
İnsanlar, nehirlere benzer; her nehirde bildiğimiz su vardır. Ama gene de nehirler dar, hızlı, geniş ya da sakin oluşlarıyla birbirinden ayrılırlar. Suları da temiz, soğuk, bulanık, ılık olduklarına göre farklıdır. İnsanlar da böyledir. Her insanın içinde bütün insanların ortaklaşa sahip olduğu vasıfların tohumları vardır... Bunlar zaman zaman, kendilerini ayrı olarak gösterirler. Böylece çoğu zaman insan, benliğini korumakla birlikte kendisine hiç benzemeyen bir halde görünür, bazı insanlarda bu gibi değişimler pek göze çarpar.