Diriliş

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Her düşüşten sonra bir diriliş mümkündür.
Puan vermedi·592 syf.··
2025 71. kitabı
Tolstoy’un “Diriliş” romanı, sadece bir aşk hikâyesi ya da bir toplumsal eleştiri değil; insanın vicdanla yüzleşmesinin, hatalarıyla hesaplaşmasının ve içsel dönüşümünün derinliklerine inen bir eserdir. Romanın merkezinde Prens Nehlüdov’un işlediği bir hatanın yıllar sonra karşısına çıkışı ve bu durumun onda uyandırdığı vicdan azabı yer alır. Tolstoy, bu kişisel serüveni anlatırken bir yandan da 19. yüzyıl Rusya’sının adalet sistemini, kilisenin yozlaşmasını ve sınıfsal eşitsizlikleri çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer. Diriliş, Tolstoy’un yalnızca bireysel değil toplumsal bir uyanışı anlattığı eserlerindendir. Yazarın kalemiyle, insanın kendi içinde yeniden doğabileceği, değişimin imkânsız olmadığı duygusu güçlü bir şekilde hissedilir. Okurken kimi zaman ağırlaşan anlatımı, uzun betimlemeleri ve sert eleştirileriyle sabır isteyen bir kitap olsa da, sonunda bıraktığı etki güçlüdür. Tolstoy, bireyin küçük bir hatasının bile bütün bir hayatı nasıl değiştirebileceğini gösterirken, aynı zamanda insana umut da verir. Her düşüşten sonra bir diriliş mümkündür.
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201821,5bin okunma
10/10
·582 syf.··
Beğendi
·
2019 22. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2019 20:45
-spoiler içerir- Kitap kesinlikle muazzam bir kitaptır fakat ben burada konusundan bahsedip okuyun vesaire demeyeceğim, etkilendiğin kısımlardan bahsedeceğim. -Nehludov'un köylülerin yaşamını bu kadar umursaması ve onlara acımasını okuduktan sonra kendime şöyle bir soru yönelttim. "Acaba bunları bu zamana kadar anlamadığım için bende mi sorun var?" -Kitapta Üçüncü Bölümün 6. Kısmı kısa ama öz denilebilecek etkileyici bir hikaye anlatmakta. Bu beş sayfalık kısımdan ayrı bir roman çıkacağına eminim. -İkinci Bölümün 41. kısmında trendeki yolcu bir ihtiyardan bahsedilmekte. Tolstoy karakterin dış görünüşünü detaysız bir şekilde betimlemiş fakat okumamla ihtiyarın dış görünüşünü tamamen Tolstoy'un kendisi gibi hayal ettim. Özellikle de Nehludov ve ihtiyar konuşurken o kadar keyiflendim ki. -Üçüncü Bölümün 21. kısmında başka bir ihtiyar adam ile tanışır Nehludov. Bu adamın şöyle sözleri vardır ki böyle birisi şu an aramızda acaba var mı dedirtmektedir. İhtiyarın Nehludov'a söylediği söz ise şudur. "'Adın ne?' diyorlar. Kendime bir ad takacağımı sanıyorlar. Oysa ben hiçbir adı kabul etmiyorum. Her şeyi bıraktım; ne adım, ne dinim ne de vatanım var. Bir başımayım. Adım mı? İnsan. 'Kaç yaşındasın ihtiyar?' Saymıyorum, diye yanıt veriyorum; zaten ne diye sayayım, çünkü ben her zaman vardım, vardım ve var olacağım." -Kitabın sonunda Nehludov herkesin İncil'e göre eğitilirse hayatın ne kadar iyi olacağını düşünür. Kitabı bitirdikten sonra ben de acaba herkes Kur'an-ı Kerim'e göre yaşasa nasıl bir dünya olurdu acaba diye sordum kendime.
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201821,5bin okunma
8/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2020 23:58
Hem vicdan kavramını hem de dönemin adalet sistemini sorgulayan, inanılan dinin gerçeklerinin değil alışılagelmiş hatalarının yaşatıldığını gözler önüne seren, "Hugo-Dickens"vari Tolstoy eseri... "Hugo-Dickens"vari diyorum çünkü ufaktan bir Sefiller, ne bileyim bir D.Copperfield havası sezdim ben. Bu arada ilk defa bir kitabın çevirilerini karşılaştırma imkanı buldum ve sonuçlar beni çok eğlendirdi. Bu eğlencenin sebebi de; esas oğlanımızın adı gibi önemli bir konuda bile fikir birliğine varılamamış olması... Nehludov, Nehlüdov, Nehlüdof... Eski Rusça, ilginç bir dilmiş demek. Bu arada benim tercihim Can Yayınları'ndan yana oldu, çünkü (1900 Rusya-Kazan doğumlu) Nihal Yalaza Taluy çevirisiyle metin bana daha akıcı geldi. =)
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201821,5bin okunma
10/10
·582 syf.··
Beğendi
·
2018 172. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2018 01:28
Nehludov'la yeniden dirilmek...Nehkudov'un hikâyesi bir bakıma hepimizin hikâyesi. Çelişkileri , gel gitleri , sil baştan'ları , verdiği mücadele , herkesin âşina olduğu durumlar.Kısacası insan kalabilmenin mücadelesi.
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201821,5bin okunma
8/10
·637 syf.·
2018 21. kitabı
Tolstoy'un en beğendiğim kitabı. İki kez okuduğum kitaplardan biridir. İlk okuduğum zamandan bir süre sonra tekrar okumak istemiştim. Kitap benim için; ahlak vurgusunun çok ince yerlerine dikkat çeken olaylar zinciri üzerine örülmüş ve akış tamamen bu temel üzerinde ilerlemiş. Kitapta neler var? derseniz.. ne yok ki; kilise eleştirisi, toplumsal ve ahlaki sıkıntılar, bencilce bir vicdan muhasebesi.. ve Nehlüdov! mahkeme salonunda Katyuşa ile karşılaşınca kendisinde bir vicdan muhasebesi yapmaya başlıyor ve olaylar zinciri böyle başlıyor. Ben Nehlüdov'a çok kızarak okudum ilk kitabı ama sonra objectif şekilde tekrar okuduğumda her şey daha başka bir hal aldı. çok güzel bir eser.. okuyunuz, okutunuz efendim.
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201821,5bin okunma
9/10
·400 syf.··
2019 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2019 23:52
Uzun zamandir altini bu kadar cizerek okudugum baska bir kitap hatirlamiyorum. Bir kere şunu mutlaka soylemeliyim ki; hukukla ilgilenen hemen herkesin mutlaka okumasi gereken bir kitap. Cevirisi su gibi, dupduru bir Nihal Yalaza Taluy turkcesi! Tolstoy için iyi bir sosyolog oldugu soylenir ama bu kitapta ayrica iyi bir psikolog oldugunu da gostermis. Kriminoloji ile ilgili soylenecek neredeyse herseyi tek bir kitapta toplamis. Eger bir univ.de de kriminoloji dersi veren bir akademisyen olsaydim bu kitabi okumadan, tartismadan, konusmadan o dersi asla bitirtmezdim. Tek kelimeyle olaganustu bir başyapit!
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201821,5bin okunma
8/10
·605 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2019 21:00
Öncelikle kitabı daha iyi kavrayabilmemiz ve verdiği mesajları anlamamız için okumadan önce, Rus toplumuna ve Tolstoy'un durumuna bakmakta fayda var. Tolstoy, bu eseri 71 yaşında tamamlamıştır. Bu
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201821,5bin okunma
8/10
·521 syf.··
2019 1. kitabı
Mutlu olmak için mutlu etmeyi, pişmanlığın insana neler yaptırabildiğini ve bunun için her şeyi geride bırakmayı göze alabilmeyi, özgürlüğü ve esareti, debdebeyi ve mütevaziyi iliklerine kadar hissettiren bir Tolstoy başyapıtı
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201821,5bin okunma
Puan vermedi·521 syf.··
2019 112. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2019 02:09
Nehlüdov ve Katyuşa'nın ana karakterler olduğu kitapta, ara sıra "yaşadığımız zamanı anlatıyor sanki" diyerek ;cezaya, yargılamaya, dine dair güzel ve yerinde tespitler bulacaksınız. Masumların da suçlularla birlikte mahkum olduğu, mahkum olması gerekenlerin mahkum ettiği bir zaman.. Diriliş, bir fıtrata dönüş hikayesi bana göre :) Tavsiye ederekten; Keyifli okumalar..
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201821,5bin okunma
8/10
·553 syf.··
2024 89. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2024 17:40
Katyuşa maslova ve Nehludov üzerine kurulu hikayede Nehludov baş karakter. Katyuşa’yı infaal eden Nehludov bir kez daha yolları kesişir ve hikayede başlar. Üçüncü göz tekniği ile aktarılmış bu
DirilişLev Tolstoy · İletişim Yayınları · 201921,5bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.