Beni anlamıyor, biraz da içerliyordu bana. Herkes gibi olduğumu ona söylemek istiyordum. Ancak bütün bunları söylemenin aslında pek faydası yoktu, bende söylemekten vazgeçtim.
Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onlar gibi oturup kalkmak , onların diliyle konuşmak...Haydi bunların hepsini yapayım.Fakat, onlar gibi nasıl düşünebilirim? Odamı dolduran bütün bu kitapları yakmak. Bu resimleri bu levhaları ayaklarımın altına alıp ezmek. Neye yarar? Hepsi benim içime girdiler. Bende, silinmez, kaçınılmaz, yıkanıp temizlenmez izlerini bıraktılar.
Şiddetle başlayan hazlar,
şiddetle son bulurlar.
Ölümleri olur zaferleri ,
öpüşürken yok olan ateşle barut gibi . . . Seveceksen ölçülü sev ki sevgin uzun sürsün; çok hızlı giden de çok yavaş giden gibi geç varır hedefe.