Bir insanın bütün varlığıyla, karmakarışık ruhu esrarı çözülmemiş vücudu, arzuları, ihtirasları, itiyatları, hülâsa her şeyiyle size teslim olması, size iltihak etmesi ne muazzam bir şeydir! Bunu tamamıyla anladığınızı biliyorum. Bunun karşısında lakayt kalamayacağınızı da biliyorum. Hiçbir insan seven bir insan karşısında alakasız olamaz. Dünyanın en harikulade hadisesi karşısında kimse hareket ihtiyarına malik değildir. Buna hakkı yoktur... Nasıl muhtaç olduğumuz havayı istemem demeye, mekan içinde bir yer işgal etmekten vazgeçmeye kuvvetimiz yoksa, bize verilen bir aşkı almamaya da iktidarımız yoktur. Sizi seviyorum...
Asıl sebep ve illetlere varabilseniz göreceksiniz ki en zayıf tarafımız dışımızdadır. Gözümüzü kör eden yedi renktir, kulağımızı sağır eden sesler, ağzımızı paslandıran yediklerimiz, kalbimizi önce coşturup sonra durduran sonsuz konuşmalarımızdır. Yüksek insan dışına değil, içine kıymet verendir.