Maksim Gorki'nin otobiyogrofik üçlemesinin 2.kitabı.
Hayatının 10 yaşına kadar ki bölümünü anlattığı(Çocukluğum) u okurken bu kadar ayrıntıyı ,nasihatleri nasıl hatırlayabiliyor diye düşünürken, 10 -15 yaş aralığını anlattığı bu kitabının hacminin, öncekinin 2 katı olması pek şaşırtmadı. Ayrıca Çocukluğum'a yaptığım incelememde(#26409705)
acaba dini yönünü çok mu abarttım diye düşünürken, bu kitabın ilk sayfalarında, bir marksist olan ve arası Lenin'le iyi olan Gorki'nin, dine verdiği önem ve hristiyanlıkla marksizmi bağdaştırma çabası, "Marksizmden sapma" olarak görülüp eleştirildiği ve zamanla araya soğukluk girdiği bilgisiyle karşılaştım.
Kitap genel olarak Gorki'nin, gençlik çağına adım atarken Tanrı, teslis inancı , Rus toplumunda kadına verilen değer, ölüm, sömürülen ve itibarsizlastirilan işçiler konularına yoğun bir sekilde değinerek ,karşılaştığı insan tiplemeleriyle, yaşadıklarını anlamlandırarak bir mantık kurma çabası üzerine.Şöyle ki:
*Kadınların; "Tanrıyı bile kandıran Havva Ana'nın" soyundan geldiğine inanılır, her türlü kötülüğün kaynağı olarak görülür, dövülür, hakaret edilir, eğlence aracı olarak görülürler. Kadınlar da artık bu durumu kabullenmiş ,kendileri dahi hemcinslerine acımasız davranır,alaya alır,hesapsızca dedikodular yapılır,küçümsenir.
Ve Gorki sorar:Peki annem...ya büyükannem?
Onlara bu değeri yakıştıramaz.
*Kendini tüm maddi şeylerden soyutlamasını, dünyayla bağını koparmasını ve Tanrıya adaması gerektiğini söyleyen rahibin, beyaz bakımlı elleriyle, kendi parçalanmış ellerini karsılaştırır ve sorar:
Peki ya Emek...Geçim...Alınteri?
*Gününü gün et, hayatı ve insanları pek kafana takma, eğlenmene bak diyenlere sorar:
Peki ölüm?Ya sonrası?
*Dilinden tanrı kelimesi