Bir kimseyi yararlı bir şey yaptığı için bağışlayabiliriz, elverir ki yaptığına hayran kalmasın. Yararsız bir şeyi bağışlatabilecek tek şey herkesin buna derin bir hayranlık duymasıdır.
Her sanat hem bir yüzeydir, hem de bir simge.
Yüzeyin altına inenler tehlikeyi göze alırlar.
Simgeyi okuyanlar da tehlikeyi göze alırlar.
Sanatın yansıttığı, gerçekte, olaylar değil, olayları seyredenlerdir.
On dokuzuncu yüzyılın gerçekçilikten hoşlanmayışı Gulyabani'nin yüzünü aynada görünce duyduğu öfkedir.
On dokuzuncu yüzyılın romantiklikten hoşlanmayışı Gulyabani'nin kendini aynada görememekten ileri gelen öfkesidir.
Sürekli başlamaya yeltenip bir türlü başlayamadığım o kitap :D Açıkçası ilk başlarda çok sıktı, kitaptan pek bir beklentim yoktu. İki üç senedir kitaplığımda tozlanmış dururdu. Edebiyat öğretmenimiz de tavsiye edince -ki sosyal medyada da çok fazla karşıma çıkmaya başlamıştı- okumaya karar verdim. İlk sayfalarını oflayarak geçirsem de Raif Efendi'nin hayatına yakından tanık olmaya başlayınca meraklandım. Nasıl olduğunu anlamadım fakat bir solukta bitirdim. Mutsuz sonlardan nefret ederim, asla cesaretim yoktur. En son mutsuz son ile biten kitap okuduğumda (2019) sabahlayamamıştım. Sanki o kitabı ben yaşamışım da ömrümden parça gitmiş gibi, 10 gün boyunca kendime gelemediğimi hatırlıyorum. Cesaretimi toplayıp okudum, iyi de yaptım. Sizin de okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Kitabı yeni bitirmiş olmanın burukluğu var içimde, ama geçer yakında. Bu kitap, bir kitabın sonunu okuma korkumu yendiği için benim için hep çok özel kalacak. Belki de büyüdüğümü gösteren kitaptır bu. Sizleri anlayan, güzelliğinizden ziyade ruhunuzu gören, sizlerle sadece aynı evi değil aynı yolu paylaşmak isteyen kişilerle beraber olmanız dileğiyle. Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna