Ilk yunan filozofları, Homeros'un tanrı öğretisini eleştirdiler çünkü buradaki tanrılar insanlarla büyük benzerlikler gösteriyorlardı. Onlar da insanlar gibi bencil ve güvenilmezlerdi. Insanlık tarihinde ilk kez mitlerin de insanların düşüncelerinden başka bir şey olmadığı dile getirildi.
Örneğin, bu mitleri eleştirenlerden biri de I.Ö.570'te doğan filozof Ksenofanes'tir. Ksenofanes," insanlar, tanrıları kendilerine bakarak yarattı." diyordu. "Ölümlüler,tanrıların da kendileri gibi doğduklarına,benzer giysileri, sesleri ve biçimleri olduğuna inandılar." Siyahların tanrıları siyah ve basık burunlu, Trakyalılarınki işe mavi gözlü ve sarı saçlıdır. Eğer öküzler, atlar ve aslanlar resim yapabilselerdi atlar at, öküzler öküz benzeri tanrı resimleri çizer ve kendilerine benzeyen biçimler de heykeller yaparlardı.
Belki bizler, yani bu toprakların yetiştirdiği şu ya da bu çeşit değerler, soyutlaşmaya başladığımızı bu kadar çabuk fark etmeseydik ve bu kadar çabuk korkuya kapılmasaydık, bizlerden de büyük matematikçiler yetişir ve ansiklopedilerde taş basması resimleri çıkardı.
Bilemedi: çünkü o zaman henüz Olric yoktu. Henüz durum bugünkü gibi açık ve seçik, bir bakıma da belirsiz değildi. Bir cümle kaldı yalnız aklında: "Güzel bir gün ve ben yaşıyorum."