Mahir Ünsal Eriş ile tavsiye üzerine tanıştığım ilk kitabı, Olduğu Kadar Güzeldik. 8 öyküden oluşan fakat her bir öykünün bir roman kadar ağır sonlarıyla sizi tarumar edecek bir kitap. Salçalı ekmeği, kıraathanede okeye 4.yü bekleme geleneğini ve top peşinde koşan çocukları okudukça; yazarı yazar çerçevesinden dost çerçevesine taşıyacaksınız belki de.
Beni en derinden etkileyen 2 öyküsüne değinmek istiyorum: “Benim adım Feridun” ve “Kanatlarımız olsa be Metin”.
Benim adım Feridun~ Kalabalığın içinde kendini kaybetmiş belki de hiç bulmak istememiş bir adamın öyküsü. Yalnız olduğundan yakınmak isteyen fakat bu yakınma için bile birine ihtiyaç duyan bir adam… Bir çay bahçesinde aldığı kararla bir düğüne katılıyor ve başlıyor asıl karmaşa döngüsü. Seviliyor artık Feridun.
Kanatlarımız olsa be Metin~ Ana karakterimiz ve kendini alkolle tanımış karakterimiz Metin’in içki masasında buluşmasıyla, dökülür ortaya Metin. Kendi ağırlığından kurtulma hissini özlemiştir denize gitmek ister, o gece hep olduğu gibi şiirler okur, konuşur. Yazım anlattıkça, öykü aktıkça Metinle tanışmak istersiniz… Kendi ağırlığından kurtuldu artık Metin.