b`

''Ne kadar harika bir gün. Çay mı demlesem kendimi mi assam karar veremiyorum.'' Anton Çehov
Reklam
akrep gibisin kardeşim, korkak bir karanlık içindesin akrep gibi. serçe gibisin kardeşim, serçenin telaşı içindesin. midye gibisin kardeşim, midye gibi kapalı, rahat. ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim. bir değil, beş değil, yüz milyonlarlasın maalesef. koyun gibisin kardeşim, gocuklu celep kaldırınca sopasını sürüye katılıverirsin hemen ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye. dünyanın en tuhaf mahlukusun yani, hani şu derya içre olup deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf. ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende. ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak kabahat senin, — demeğe de dilim varmıyor ama — kabahatın çoğu senin, canım kardeşim! 1947 Nazım Hikmet Ran 💞
Şiir
Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün yaşamak olacak. Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani o derecede, öylesine ki, mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut kocaman gözlüklerin, beyaz gömleğinle bir laboratuarda insanlar için ölebileceksin, hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, hem de en güzel en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde. Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığından. 1947 Nazım Hikmet Ran 💞
Şiir
İsmet Özel Bence en güzel İsmet Özel şiiridir... kısa pantolon, paslı çakı, dizde kabuk bağlamış yara kısa çakı, paslı pantolon, gözde yarası kalmış kabuk nazlan sitem et kırıl bana beni geç vakit tek başıma suya yolla bağçede yüzünü öteye çevir güle hayret ediyormuş gibi yap gülümseyerek konuş da başkalarıyla somurt, avluda sadece ikimiz kalınca kızıp en evecen adımlarınla üst kata çık en sevdiğim çiçeğin saksısı kaysın elinden derinleşsin ben içerledikçe ruhumdaki sakarlık yamru bastım iş değildi hâke çakılmak bayırdan dağ sıradağdı hangi haşin belden yol veresi gece hep süzüldü yukardan lâkayt kehkeşân altımda hep beni yutmaya çağladı nehir yetişir hecelemen sök beni bir kere en zoruma gideni yap hengâme getir çel beni tökezlet tuttur çitlere ahla istida edecek ahvâl değil kim bana kıymazsan bilebilir dünya dedikleri samut küp acılar tınladıkça bende hep seni seslendirir.
Şiir
''aklıma suyun intiharı geliyordu hep, şelale deyince''