'' ... tesadüfen birbirine rastlamış
başka başka aşklarsınız siz artık,
geceyle gündüz gibi birbirine
ayrışmış, o ki, rüzgâr, bir zaman
senin çölünde kumlar uçurmuş,
o ki, gece ve esmer, görmüyor
sahrayı, sesi içinde karışmış ...''
göğsümde karıncalanan eski düş
şimdinin korkusu muymuş?
bir makas gibi duruyor içimde
açık unutulmuş.
kıyıda bekleyen tekne,uzak ufuk,
pasında koyulmuş demir,
bir öğlen gölgesinde
hayatıma ayna tutan hatıra
sırlarından dökülmüş.
bir kapıdan geçirilmiş,eski,
çok eski bir taş gibi,huzuru ömrümün
yerinden edilmiş.