Kitaplardaki soyut düşünceler açısından bütün hayatı boyunca süren bir nadastı bu, ama artık ekim yapmanın vakti gelmişti. Daha önce hiç çalışmadığı için yorulmak nedir bilmeyen zihni, şimdi kitaplardaki en küçük bilgi kırıntısını bile sünger gibi emiyordu.
Sanırım en can sıkıcısı, aklımı tamamen kaçırmamış olmamdı, ama belki de sonunda bu sayede kurtuldum. Altını çizerek tamamen, diyorum; eğer oranların bir anlamı varsa üçte ikisini, dörtte üçünü, onda dokuzunu kaybettiğim oldu, ama her zaman, en karanlık anlarda bile bir ormana gizlenir gibi kafama sığınmış, beni sarsan fırtınalardan uzakta küçük bir ben, zerre kadar bir ben vardı.