Kitap gayet bilgilendirici ve akıcı. Son zamanlarda en hızlı bitirdiğim kitaplardan oldu ancak kitabı bitirme çabasıyla çok fazla bilgi bir anda yüklenmiş gibi hissettim bazı bölümlerde. Koştur koştur bir anlatış vardı ilk kitaplara oranla. Ve beni sonu tatmin etmedi açıkçası. Tam bir son olmadı gibi. Özellikle bu seride çok gözüme batan bir diğer şeyinde herkesin birbirine aşık olarak motive olması oldu. Kitaba yönelik en büyük eleştirim bu olurdu sanırım. Çünkü her karakter sürekli müthiş güzellikte bir kadına rastlayıp onu izlemekten kendini alamıyor, o ne derse robot gibi peşine takılıyor adeta beynini bırakıyor orda ve bu aşık olma olayı hep ilk görüşte oluyor. Bu da hikayeyi biraz inandırıcı olmaktan uzaklaştırmış gibi düşündürdü bana. Kitabın sonu da gene kafasındaki aşktan vazgeçememekten bağlanıyor zaten kardeşim ne aşkmış ya. Herkes bu kadar romantik ve aşk için tüm nöronlarını susturabilecek kabiliyette mi normalde de? Böyle bir nöroroman farklılığı oluşturmuş bir kitaba bu kadar zorlama bin tane ‘sahte’ aşık olma hikayesi yakıştıramadım açıkçası. Sahte diyorum çünkü bi noktadan sonra yazar herkesi aynı şekilde karışındaki müthiş güzellikteki kadına aşık ediyor. Bu da insanı okurken ööf dedirtiyor.
Hikayede illias ve peritin hikayesi, meryamın geri dönüşü falan alelade bitirilmiş ve de eksik hissettiriyor. Ya bir kitap daha eklenmeliydi ya da daha toparlayıcı bir son olmalıydı diye düşünüyorum.
Yine de yazara müthiş genel kültür ve de beyinle ilgili açıklayıcı, ufku genişleten güzel teknolojik bilgilerle ilgili teşekkürü bir borç bilirim.
Serkan KaraismailoğluDura Mater