Marx şunları boşuna yazmıyordu: "Para... bir yanağı doğuştan kan lekeli doğduysa, sermaye tepeden tırnağa kan damlayarak, her gözeneğinden kan ve kir fışkırarak doğdu."
Bir hükümdarın ülkesindeki paranın sabit bir değeri olmayıp günden güne dalgalanmasına izin vermesi bir rezalettir, ayıptır... Bu değişimler yüzünden insanlar altın ya da gümüş sikkenin değerini bilemiyor, malları için olduğu kadar para için de pazarlık ediyorlar, oysa bu paranın tabiatına aykırı; çok kesin olması gereken şey kesinsiz, belirsiz... böyle değişmeler, bozulmalar sonucu bir ülkede altın ve gümüş miktarı azalır, ne kadar tedbir alınırsa alınsın daha değerli oldukları yere akarlar... Onun için para değeri düşürülen ülkelerde paranı hammaddesi azalır... Ayrıca, değişme ve bozulma yüzünden başka ülkelerden tüccarlar güzel mallarını getirmez olurlar... çünkü o ülkede kötü paranın dolaşımda olduğunu bilirler... Üstelik, bu değişimlerin yer aldığı ülkenin kendisinde bile mal dolaşımı öylesine alt üst olur ki tüccarlarla zanaatkârlar birbirine karşı nasıl davranacaklarını bilemezler.