Mektup~Motive, UZİ, Akşam, Güneş, Modd
Motive:] Sanma ki göklere düştüm ah Gökyüzü üstüme düştü ah Hem yakın hem uzak biz gibisin Hep yanımda güçlü kal Güçlü görünen hep düştü Yok bi' çözüm bulduysan benimle paylaş artık artık anlatmayın masal, göz yaşım gözümde soğudu bak Mektup! Yazdığım kaçıncı mektup, yaktığım kaçıncı ah Yazdığım kaçıncı şarkım, kulaklarından uzak Çok zor geceler, zor gecelerle bu kaçıncı dans Kaçıncı dans Aşk ile büyümüş doğan bu gündüzün üstü ay Yazdığım kaçıncı mektup, yaktığım kaçıncı ah Mektup! Yazdığım kaçıncı şarkım, kulaklarından uzak Çok zor geceler, zor gecelerle bu kaçıncı dans Kaçıncı dans Aşk ile uzayan doğmuş bu gündüzün tepesine ay [UZI:] Hep dik durdun diye bu mektubum sana Her yanda izin var mecburum sana Kayan bu yıldızı kim durmaz? Öfkeli bu yetenekler, yaratıcı maraz Ödesek bedel güler kahpeler Düşündüm boşalan hep elalem ne der
Müzik
Kırılmadan öğrenemezsin, Üzülmeden gülemez, Yorulmadan dinlenemez, Yürümeden ilerleyemezsin.... Bir bedel ödemeden, Hiç bir şey elde edemezsin.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“Günaydın… Gün olur asra bedel der Aytmatov; vicdanını kaybetmeyenlerin sabahı hep aydınlık, gönlü hep temizdir.”
Günaydın
BİR FERYADIN NOTLARI
Bazen insan durup kendine soruyor: Neredeyim ben? Hangi zihniyetin içinde nefes alıyorum? Az önce, güpegündüz oldu. Birkaç erkek, bir kadına saldırıyordu. Yolun ortasında, herkesin gözü önünde. Etraftakiler... Put kesilmişler. Bakan ama görmeyen, duyan ama işitmeyen heykeller gibiydiler. Biz ne yaşıyoruz yaa? Bedenim bağırdı önce benden. Feryat figan yardım için seslendim. Ayağım oraya doğru yürüdü. Ta ki ablam kolumdan çekene kadar. “Sana da bir şey yaparlar” dedi. Korku mantıklıydı, ama vicdan daha yüksekti. Gördüm ki yürümek yetmiyor. O zaman sesimle yürüdüm. Bağırıp çağırdım, etraftan yardım çığlıkları kopardım. Nihayet birileri kımıldadı, araya girdi ve kızı kurtarabildiler. Ne olduğunu bilmiyorum tam olarak. Ama bir şeyi çok iyi biliyorum: Bu sahne karşısında kayıtsız kalan bir topluluğa ben insanca yaklaşmam.Susmam. Sözlerimle yerle bir ederim o hayvanlıklarını. Çünkü insanlık, izlemek değil; müdahale etmektir. Peygamberimiz buyurmuş: “Haksızlık karşısında eliyle müdahale edemeyen, diliyle buğzetsin. Ona da gücü yetmeyen kalbiyle buğzetsin. Bu da imanın en zayıfıdır.” Bugün ben elimle çekemedim, ama dilimle kopardım o zinciri. Kalbimle buğzetmeyi reddettim. Belki korkaklık bulaşıcıdır. Ama öfke de bulaşıcıdır. Belki benim feryadım, put kesilen birini daha uyandırır. Belki yarın bir başkası bağırır. Böylece taş üstüne insanlık yeniden kurulur. Soru şuydu: Hangi zihniyetin içindeyim? Cevap netleşti: Seyircilerin değil, müdahale edenlerin zihniyetindeyim. Kaybedenlerin değil, feryat edenlerin tarafındayım. Çünkü insan kalmak, bazen bedel ister. Ama insanlıktan çıkmak, her şeyden pahalıya mal olur. Nurcan Karabulut
intikam köpek işidir , aslan bedel ödetir.
Ödedim bu dünyadaki tüm gülüşlerimin bedelini...