Motive:]
Sanma ki göklere düştüm ah
Gökyüzü üstüme düştü ah
Hem yakın hem uzak biz gibisin
Hep yanımda güçlü kal
Güçlü görünen hep düştü
Yok bi' çözüm bulduysan benimle paylaş artık
artık anlatmayın masal, göz yaşım gözümde soğudu bak
Mektup!
Yazdığım kaçıncı mektup, yaktığım kaçıncı ah
Yazdığım kaçıncı şarkım, kulaklarından uzak
Çok zor geceler, zor gecelerle bu kaçıncı dans
Kaçıncı dans
Aşk ile büyümüş doğan bu gündüzün üstü ay
Yazdığım kaçıncı mektup, yaktığım kaçıncı ah
Mektup!
Yazdığım kaçıncı şarkım, kulaklarından uzak
Çok zor geceler, zor gecelerle bu kaçıncı dans
Kaçıncı dans
Aşk ile uzayan doğmuş bu gündüzün tepesine ay
[UZI:]
Hep dik durdun diye bu mektubum sana
Her yanda izin var mecburum sana
Kayan bu yıldızı kim durmaz?
Öfkeli bu yetenekler, yaratıcı maraz
Ödesek bedel güler kahpeler
Düşündüm boşalan hep elalem ne der
Bazen insan durup kendine soruyor: Neredeyim ben? Hangi zihniyetin içinde nefes alıyorum?
Az önce, güpegündüz oldu. Birkaç erkek, bir kadına saldırıyordu. Yolun ortasında, herkesin gözü önünde. Etraftakiler... Put kesilmişler. Bakan ama görmeyen, duyan ama işitmeyen heykeller gibiydiler.
Biz ne yaşıyoruz yaa?
Bedenim bağırdı önce benden. Feryat figan yardım için seslendim. Ayağım oraya doğru yürüdü. Ta ki ablam kolumdan çekene kadar. “Sana da bir şey yaparlar” dedi. Korku mantıklıydı, ama vicdan daha yüksekti.
Gördüm ki yürümek yetmiyor. O zaman sesimle yürüdüm. Bağırıp çağırdım, etraftan yardım çığlıkları kopardım. Nihayet birileri kımıldadı, araya girdi ve kızı kurtarabildiler.
Ne olduğunu bilmiyorum tam olarak. Ama bir şeyi çok iyi biliyorum: Bu sahne karşısında kayıtsız kalan bir topluluğa ben insanca yaklaşmam.Susmam. Sözlerimle yerle bir ederim o hayvanlıklarını. Çünkü insanlık, izlemek değil; müdahale etmektir.
Peygamberimiz buyurmuş: “Haksızlık karşısında eliyle müdahale edemeyen, diliyle buğzetsin. Ona da gücü yetmeyen kalbiyle buğzetsin. Bu da imanın en zayıfıdır.” Bugün ben elimle çekemedim, ama dilimle kopardım o zinciri. Kalbimle buğzetmeyi reddettim.
Belki korkaklık bulaşıcıdır. Ama öfke de bulaşıcıdır. Belki benim feryadım, put kesilen birini daha uyandırır. Belki yarın bir başkası bağırır. Böylece taş üstüne insanlık yeniden kurulur.
Soru şuydu: Hangi zihniyetin içindeyim?
Cevap netleşti: Seyircilerin değil, müdahale edenlerin zihniyetindeyim. Kaybedenlerin değil, feryat edenlerin tarafındayım.
Çünkü insan kalmak, bazen bedel ister. Ama insanlıktan çıkmak, her şeyden pahalıya mal olur.
Nurcan Karabulut