Kur’ân’dan İlham Alan Bir Reddi Aşk Destanı
10/10
·120 syf.··
2025 1. kitabı
ZEMBİLFİROŞ Kur’ân’dan İlham Alan Bir Reddi Aşk Destanı “Her kim Allah’a yönelirse, O ona bir çıkış yolu ihsan eder.” (Talâk Suresi, 2. Ayet) Zembilfiroş adıyla bilinen bu kadim Kürt destanı, yalnızca bir halk anlatısı değil; aynı zamanda Hz. Yusuf’un Kur’ân’da anlatılan iffet ve sabır imtihanına güçlü atıflar taşıyan bir iman ve arınma hikâyesidir. Asırlardır Kürt halkının dilden dile, gönülden gönle aktardığı bu sözlü miras, yazar Musab Aydın tarafından incelikle derlenmiş, yazıya dökülerek yeni nesillere kazandırılmıştır. Bir Bey oğlunun, saraydan sepete (Mirza’dan Zembilfiroş’a) yolculuğu Destanın kahramanı Mirza, Hakkâri Bey’inin oğludur. Sarayda lüks ve şatafat içinde yaşamış, güçlü, yakışıklı ve varlık içindedir. Fakat bir gün, av dönüşü yol kenarında gördüğü alnı terli bir ceset, Mirza’nın kalbini ölüm hakikatiyle sarsar. Artık o ne konuşur ne uyur. Saray hekimleri, hocalar çare bulamaz. Hekimler, hocalar gelir gider ama Mirza’nın içindeki fırtına dinmez. Sonunda bir derviş gelir. Hiç konuşmadan günlerce beraber kalırlar. Günler geçer. Derviş sükûnetiyle, Mirza’nın içindeki tüm düğümleri çözer. Mirza ölüm ile tanışmış ve her şeyi sorgulamaya başlamıştır. O sessizlikte ilk soru dökülür Mirza’dan: “Ölüm nedir?” Derviş cevap verir: “Ölüm, yeni bir dünyaya doğmaktır evlat. Anne rahmindeki hayat biter, dünya başlar. Dünya biter, ahiret başlar. Her ölüm bir doğuştur.” Mirza: “Ter nedir?” Derviş: “Helâl rızık uğruna dökülen ter, emektir evlat. O ter kurumadan karşılığı verilmelidir. Aksi hâlde bedeli ahirete kalır.” Dervişle yaptığı hikmetli sohbetlerden ve sorularına aldığı cevaplardan sonra Mirza artık eski Mirza değildir. Tevbe eder, sarayı bırakır. Helâl rızık arayışına ve hakkı bulma yolculuğuna yönelir. Eşi ve çocuklarıyla birlikte Van Gölü kıyısında sepet
Edebiyat
Zembilfiroş : Bizim Topraklarda Bir YusufMusab Aydın · Dava Adamı Yayınları · 202412 okunma
Fırıl fırıl dönen Dünya'ya kim baksa başı döner...
9/10
·168 syf.·
2025 27. kitabı
2024BookerÖdüllüKitap'Yörüngede=Orbital' ~~~Yeryüzünden herhangi bir canlıyı seç, onun öyküsü Dünya'nın da öyküsüdür, diye düşünüyor ansızın. O tek bir yaratık sana her şeyi anlatabilir. Dünya'nın tüm tarihini, Dünya'nın muhtemel geleceğinin tamamını~~~ Samantha Harvey in 2024BookerÖdüllüKitabı "Yörüngede", altı astronot: Nell, Roman, Anton, Pietro, Chie ve Shaun. Uzay gemilerinde Dünya'nın üzerinde dönerler. Meteorolojik veri toplamak, bilimsel deneyler yapmak ve insan vücudunun sınırlarını test etmek için oradadırlar. Çoğunlukla gözlem yaparlar. Birlikte sessiz mavi gezegenlerini izlerler, gezegenin etrafında on altı kez dönerler, kıtaların yanından dönerler ve mevsimler arasında geçiş yaparlar, buzulları ve çölleri, dağların zirvelerini ve okyanusların dalgalarını incelerler. Tek bir günde tanık olunan muhteşem güzellikteki sonsuz gösteriler. ~~~şan şöhret anı için insanlığın ödediği bedeli asla unutmamalısın, çünkü insanoğlu ne zaman duracağını bilmez, bugünlük bu kadar yeter demez, dolayısıyla sana söyleyeceğim tek şey, uyanık ol, gözünü dört aç~~~ Yine de dünyadan ayrılmış olsalar da, onun çekiminden kaçamazlar. Bir annenin ölüm haberi onlara ulaşır ve bununla birlikte eve dönme düşünceleri gelir ki bu kısımdaki sorgulamalar kendi adıma efsaneydi. Bir tayfunun bir adanın ve sevdikleri insanların üzerinde toplanmasını, ihtişamına hayranlık duyarak ve yıkımından korkarak izlerler. İnsan hayatının kırılganlığı, konuşmaları, korkuları ve hayalleri doldurur günleri. Dünyadan bu kadar uzakta, hiç bu kadar parçası - veya koruyucusu - hissetmemişlerdi ve bu noktada hayatın bize yükledikleri, yaşam içindeki duygu ve utanç durumları, garip karmaşa ve dönmeye devam eden dünya!!! ~~~bir kişi iyi olduğu için güzel değildir, insanlar güzeldir çünkü canlıdırlar, bir çocuk,
YörüngedeSamantha Harvey · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025718 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·400 syf.··
Beğendi
·
2022 13. kitabı
#Okudumbitti #KitapYorumu #GünayGafur #KUKLACI ✓ Bir insan, elindeki bütün imkanları kullanıp, onu iç dünyasında harmanlayıp, unutmadığı/unutamadığı geçmişini, yıllar sonra öfkesi ile birleştirip neler yapabilir.? ✓ Peki ya; İnsan, hırsını & öfkesini ,intikam duygusuyla percinleyip büyüttüğünde, hangi uç noktalara ve en'lere kadar çıkar / çıkabilir ..! Hiç düşündünüz mü ?? ✓ Peki yaa; Geçmişte yaşadığınız acı anları & anıları ve üzüntüleri unutmanın bir yolu olsa siz hangi yolu seçerdiniz .? - Acılarınızla yaşamayı mı yoksa unutmayı mı..? Seçim sizin, yol sizin , bedeli zaten sizin ... (Her seçim bir vazgeciş değil midir zaten..) Yazarımız tam olarakta bunlara cevap arıyor işte .. --------------------------------------------- Hayatın iplerini elinde tut..! Ya da kuklalar mezarlığından kendine bir yer seç..!! Diyerek perdeler açılır ve oyun içinde oyun olan hikayemiz başlamış olur böylece Sahne artık bizlerin.. Öncelikle yazarlarımız Günay Gafur'u gerçekten tebrik ediyorum.. Kitabımız; Polisiye ,gizem tarzında yazılmış olup, enfes bir kaliteyle biz okuyucular ile buluşturuyor yazarımız.. ✓Kitabın kurgusu, incelikler ile dolu işlenişi, ilerleyişi, olayların birbiriyle o muazzam bağlantısı tek kelimeyle zekice & dahice olmuş diyebilirim .. Öyle ki kitap ilk sayfalardan itibaren, gizemi ile okuru içine çekmeyi başarıyor.. Baştan sona kadar insan piskolojisinin sınırlarını zorlayan, size sunulan bir karar ve seçimin getirileri, an be an gerilimin verdiği o muazzam hissiyat ... Anlatılmaz, yaşanır denen türden.. Unutulmuşluğa yüz tutmuş geçmişin içindeki acıları, üzüntüleri, kor hâline gelmiş intikam ateşini ve korkuların insana yaptıramayacağı hiç bir şey olmadığını gözler önüne sererken yazarımız , beyin yakan o muhteşem finalini yapıyor... ŞOK ŞOOK
KuklacıGünay Gafur · Fantastik Kitap · 2021346 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2021 7. kitabı
Tereza, Tomas, Sabina, Franz ve Karenin… Tereza: Annesinden kaçarak kendi hafifliğini bulmak isterken Tomas’a aşık olup, bağlanıp kendiyle beraber Tomas’ı da ağırlaştıran karakter. Tomas: Özgürlüğü hafiflik olarak gören ve bir yere veya bir kişiye bağlanmanın ağırlık olduğunu düşünen karakter. Hafiflik onun için ideallerinden ve misyonundan bile daha değerlidir. Sabina: Tomas karakteriyle aynı bağımsızlıkta hafifliği seçen karakter. Franz: Bu karakter de hepsinin ortası ne ağırlığı var ne hafifliği. Karenin: Tomas ve Tereza’nın köpeği. Karenin üzerinden bile hayvanlar alemi için felsefik bir öge aslında. Kitapta ilk olarak Prag Baharı anlatılıyor ve bu dönemde Kundera, en çok Tomas üzerinden anti-komünist düşüncelerini bu karakterde anlatıyor. Din, felsefe, tarih okuduğum diğer kitaplara kıyasla bu kitaba çok güzel yedirilmiş. Size sunduğu birçok seçenek var ama düşüncesini bir tepside önünüze sunup bunu seç demiyor. Sen olsan hangisini seçerdin diyor. Hafiflik mi, ağırlık mı? Ben hayatım boyunca hep seçimlerden kaçmışımdır. Yaz mı kış mı diye sorsalar ilkbahar ya da sonbahar derim. Yani her şeyin ortası bana göre daha iyi. Bu düşünceme Kundera’nın da katıldığını düşünüyorum çünkü kitapta kendisiyle ilgili bir bilgi veriyor. “Romanlarımdaki kişiler kendime ilişkin gerçekleşmemiş olabilirliklerdir. Onlardan eşit derecede hoşnut olmam ve dehşete düşmem de bu yüzden.Her biri benim ancak kenarında dolaştığım bir sınırı aşmıştır.” Hafifliği Parmenides olumlu, ağırlığı olumsuz olarak değerlendirmiş. Hafifliğin insan için bir bedeli var. Kimisi özgürlük desede bir vazgeçiş aslında. (Bknz. Tomas’ın çok sevdiği mesleğinden vazgeçişi ve Sabina’nın sevdiği halde Franz’dan vazgeçişi) Cesaret de gerektiriyor. Bu yüzden de kitabın adından da anlaşılacağı üzere varolmanın
İnsan ve Duygular
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · Can Yayınları · 202413,2bin okunma