Çok eskiden bedeviler çölleri yavaş yavaş aşarken bir sürü mollalar verirlermiş, sadece develerini dinlendirmek için değil ruhlarına da kendilerine yetişmek için zaman vermek isterlermiş. Çünkü ruhun hızı farklıdır.
(Peygamberin Fetih çağrısına (evet ilk biz geliriz savaşırız deyip iş ciddiye binince) sıvışanlar yani kaçanlar yani geride kalanlar)
Geride kalan bedeviler sana mallarımız ve ailelerimize bakma mecburiyeti bizi gelmekten alıkoydu : Öyleyse Ey Muhammed Allah' tan bizim için mağfiret dile diyecekler Böylece onlar kalplerinde olmayan bir şeyi dile getiriyorlar..
Arap toplumu için şiir her şeydir. Muhataplarını böylesine caydıran bu iddia, gerçekten şair bir topluma yönelmişti.
Lesley Hazleton: "Şairler, Batıllara göre ne kadar sıra dışı görünseler de yedinci yüzyıl Arabistan'ında Rock yıldızları gibiydiler. Ünleri yalnızca yazdıkları ağıtlar ve mersiyelerden gelmiyordu."
Montgomery Watt: "Bize garip görünse de şairler, yakın dönemlerde basının yerine getirdiğinden çok da farklı olmayan bir işlevi yerine getiriyordu."
Goldziher: "Şair olmak Arap anlayışına göre kâmil insanın sahip olması gereken hasletlerdendir. Yani o, kabilesinin övgüye layık geleneğini bilendir."
Goldziher, başka bir yerde şunları kaydetmektedir: "Şairin kabiliyetinin, sanat noktayı nazarından değil de başka bir bakış açısından kavrandığı görülmektedir. Birçok amilin de işaret ettiği gibi, bu kabiliyetin tabiatüstü şeylerle irtibatlı olduğu kanaati, Araplar arasında mevcuttur. Şairin, aynı zamanda hem kuşlarla istikbal okuyan ve hem de su kaynaklarını bilen bir kimse olması mânidardır."
Armstrong: "Arap yarımadasında bir şair, başka toplumlarda kabilelerin ve kâhinlerin fonksiyonlarını gerçekleştirirdi. Kendilerini kabilenin umutlarına ve arzularına açar, insanlar onların sözlerini duyduklarında, bunların kendi duyguları olduğunu hissederdi. Dolayısıyla şairlerin, Arap dünyasının politik ve sosyal alanlarında büyük önemi vardı."
Yani Arap cahiliyesi de diğer cahiliyelerde sıkça görüldüğü üzere, şiire olağanüstü bir anlam atfediliyordu. Şairlerin, tanrılarla diyalog hâlinde olduğu düşünülüyordu. Bu yüzden de şiire rağbet oldukça yüksekti.
Goldziher: "Keza, harp etmek istenilen düşmanlara karşı hicviye söylemek için -zaman zaman pek yüksek bir ücretle- yabancı kabilelerden şair tutmak, bir âdet hâlindeydi."
Goldziher başka bir yerde şunları
Siz vereceğiniz nişan veya altını hesap ediniz. O dakikada beklediğiniz iş yapılmıştır. İngiliz cephesinden at kaçırıp bize satan bedeviler, dönüşlerinde bizim atlarımızı çalıp İngilizlere satarlardı.
Siz vereceğiniz nişan veya altını hesap ediniz. O dakikada beklediğiniz iş yapılmıştır. İngiliz cephesinden at kaçırıp bize satan bedeviler, dönüşlerinde bizim atlarımızı çalıp İngilizlere satarlardı.